- Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen can kaybı belirsizliğini koruyor. Hükümetin 18 Şubat'taki son açıklamasına göre; can kaybı 40 bin 689'a, yaralı sayısı 107 bine yükseldi. Taraması yapılabilen binaların 105 bini yıkık veya ağır hasarlı.
- Hatay Belediye Başkanı, sadece Hatay'da can kaybının en az 20 bin olduğunu söyledi. Deprem bilimci Prof. Ahmet Ercan'ın AFAD verileriyle yaptığı hesaplamaya göre; enkaz altında kurtarılmayı bekleyen 80-100 bin kişi var. Kurtarma çalışmaları da dün bitirildi.
Pazarcık’ta 6 Şubat'ta sabaha karşı saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Yerin 7 kilometre derinliğindeki deprem Maraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Antep, Urfa, Amed, Malatya, Kilis ve Adana’yı vurdu. Aynı gün Elbistan’da da saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha kayda geçti. Çöken binalarda on binlerce kişi enkaz altında kaldı. Türkiye, 4. seviye alarm ilan etti ve uluslararası yardım talebinde bulundu. 100 ülkeden 15 bin arama kurtarma personeli çalışmalara katıldı. 100'den fazla ülke, yardım etti, bazıları sahra hastaneleri kurdu. Depremlerin ardından 7 günlük yas ilan edildi. Depremin vurduğu 10 il afet bölgesi ilan edildi, bir hafta sonra Elazığ da eklenerek 11'e çıkarıldı. Üç ay süreyle uygulanacak OHAL kararı Meclis’ten geçti. Okullar tatil edildi, 11 il dışında bugün itibarıyla yeniden açılıyor. Üniversitelerde uzaktan eğitime geçildi.
AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, son çıklamasında, iki depremin oluşturduğu artçı sarsıntı sayısının 6 bin 40'a ulaştığını söyledi. Bunlar arasında 3-4 arası büyüklükte olanlar bin 628; 4-5 arası büyüklükte olanlar 436 ve 5-6 arası büyüklükte olan artçı sarsıntı sayısı 40 adet olarak ölçüldü. Bir adet de 6.6 büyüklüğünde bir sarsıntı var. Tatar'a göre; bu büyüklükteki depremler sonrasında artçı sarsıntılar daha uzun bir süre devam edecek. Bir bölümünde büyüklüğü 5 ve üzerine çıkabilir. Hasarlı binalardan uzak durulması ve girilmemesi, son derece büyük önem taşıyor.
830 binanın 105 bini
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, önceki akşamki açıklamasında, deprem bölgesinde 830 bin 806 binada hasar tespitinin yapıldığını, 105 bininin yıkılmış, yıkılacak veya ağır hasarlı olarak saptandığını bildirdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da 10 ilde deprem sebebiyle yatan hasta sayısının 6 bin 108, diğer illerle toplam yatan hasta sayısının 21 bin 859 olduğunu, 13 bin 612 hastanın da taburcu edildiğini bildirdi.
40 bin 689 ölüm
AFAD Başkanı Yunus Sezer'in açıklamasına göre; 18 Şubat 2023 günü saat 16.30 itibarıyla depremde can kaybı 40 bin 642'ye, yaralı sayısı 107 bine yükseldi. Sezer, "Tahliye işlemleri devam ediyor. 430 binin üzerinde tahliye bizim tarafımızdan yapıldı. Şu anda yüzde 50'nin üzerinde hasar tespit yapıldı" dedi. Tam 24 saat sonra ise can kaybı, 40 bin 689 olarak duyuruldu.
80-100 bin kişi enkaz altında
Deprem bilimci Prof. Ahmet Ercan'ın AFAD verilerini baz alarak yaptığı hesaplamaya göre; enkaz altında kurtarılmayı bekleyen 80-100 bin kişi var. Türk hükümeti de dün akşam itibarıyla kurtarılma çalışmanın bittiğini açıkladı.
Sadece Hatay'da 20 bin kişi
Hatay'ın AKP'den sonra CHP'den de Belediye Başkanı olan Lütfü Savaş, sadece Hatay'da en az 20 bin civarında kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. 24 binin üzerinde de yaralının olduğunu söyledi. Savaş, “Sadece Hatay'da 3 binin üstünde yıkılan bina var. 20 bin civarında ağır hasarlı, 10 bin civarında orta hasarlı bina var. Hepsini yıkmamız lazım” dedi. HABER MERKEZİ
Binlerce yıllık devlet geleneği, 600 yıllık imparatorluğun bakiyesi olmakla övünen 100 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti, 10 kenti vuran depremi, felakete dönüştürdüğü gibi deprem sonrası da paralize olarak milyonların imdadına yetişmedi. Depremin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen on binlerce insanı enkaz altında bırakıp 20 yıllık iktidarının seçim işgüzarlığı, ırkçı-dinci manipülasyonları, nüfus oyunları ve rant hesaplarına dadandı. Enkaz altında kalan beyaz toros gibi burnu havada; sapır sapır dökülen yapıdaki Atatürk büstü gibi umursamaz ve kibirli devletin, sadece ölüm tarlaları vaat ettiği bir kez daha görüldü.