- Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, Özgür Özel'in duyurduğu CHP Grup Toplantısı'nı sabote etmek istedi, ancak başaramadı.
Türkiye Meclisi takvimine göre CHP Grup Toplantısı'nın dün saat 13.30'da yapılması ve Özgür Özel'in başkanlık etmesi beklenirken kayyum Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi Meclis Başkanlığına grup toplantılarının olmadığı bildiriminde bulundu. Kılıçdaroğlu, milletvekillerine gönderdiği yazıda da grup toplantısının tarihi, gündemi ve yerine ilişkin bilgilendirmeler kendisi tarafından iletilmeden, grup toplantısı yapılmayacağını bildirmişti.
Seçilmiş CHP yönetimini destekleyen milletvekilleri, eski milletvekilleri ve yurttaşlar saatler öncesinden toplantı salonuna geldi. Özel "Kurultay, kurultay" ve "Özgür Türkiye, Özgür gelecek" sloganları eşliğinde salona girdi. Kalabalık nedeniyle kürsünün etrafı da doldu. Özel, partililerin yoğun desteği ve sloganları arasında kürsüye çıktı.
"Karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır karşımızda" diyen Özel, şöyle devam etti: "Şimdi Erdoğan dün bir konuşma yapmış, 'Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz' diyor. O üstüne çıktığım TOMA var ya, sen o TOMA'nın şoför koltuğunda oturuyorsun. 21 Mayıs'ta, 19 Mart'ta darbeyi yapan da, 21 Mayıs butlan darbesini yapan da sensin. Bu mesele, CHP içinde bir mesele değildir. Erdoğan ve rejimi ile millet arasında bir meseledir. Bugün CHP'yi savunmak, demokrasiyi savunmak, Türkiye'nin gelecek ümidini kurtarmaktır." ANKARA
***
CHP'ye operasyona 27 vekilden destek
AKP yargısının 'mutlak butlan' kararıyla genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel'in Olağanüstü Kurultay çağrısı için 700'ün üzerinde delege imza verdi. CHP'den 111 milletvekili de olağanüstü kurultayın 12 Temmuz 2026 Pazar günü toplanması çağrısında bulundu, ancak 27 vekil ise CHP'ye operasyonu onaylayarak kayyumun yanında yer aldı ve kurultay çağrısına katılmadı.
CHP'de Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultayların 'mutlak butlan' kararıyla iptal edilmesinin ardından, görevdeki 138 milletvekilinden 111'i, ortak açıklama yayımlayarak kısa süre içerisinde kurultaya gidilmesi çağrısında bulundu. Ortak açıklamada şunlar kaydedildi: "Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 28. Dönem seçilmiş milletvekilleri olarak; partimizin, Anayasa’ya ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olan mahkeme kararlarıyla şekillendirilmesini asla kabul etmiyoruz.
Partimizin yönüne, rotasına, kaderine ve yönetimine karar verecek olan yegâne güç; üyelerimizin arasından seçimlerle süzülerek gelen delegelerimizdir.
Yaşanan krizin, ülkemize ve partimize daha fazla zarar vermemesi adına, olağanüstü kurultayımızın en kısa sürede toplanması gerekmektedir.
Partimiz bugün aynı zamanda, 25 Temmuz 2026 tarihine kadar bir kurultay yapmaması halinde seçimlere girememe riskiyle de karşı karşıyadır.
Bu kapsamda; Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesinin yeniden ve tartışmasız biçimde tecelli etmesi amacıyla Olağanüstü Kurultay’ın 12 Temmuz 2026 Pazar günü toplanması çağrısında bulunuyoruz.
Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emaneti olan Cumhuriyet’e, demokrasiye ve partimize sonuna kadar sahip çıkacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."
27 vekil imza atmadı
Olağanüstü Kurultay çağrısına aralarında Faik Öztrak, Gamze Akkuş İlgezdi, Gülizar Biçer Karaca, Enis Berberoğlu, Mahir Polat, Oğuz Kaan Salıcı, Orhan Sarıbal ve Sevda Erden Kılıç'ın da bulunduğu 27 milletvekili imza atmadı.
Tüzük ne diyor?
CHP Tüzüğü, imzaların CHP Genel Merkezi’ne ulaşmasının ardından Kılıçdaroğlu’nun en az 15 gün önceden çağrı yapmak koşulu ile 45 gün içinde partiyi seçimli olağanüstü kurultaya götürmesini hükme bağlıyor. CHP Genel Merkezi tarafından olağanüstü kurultay çağrısı yapılmaması durumunda talep, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne götürülecek.
Tedbir engel değil
Tedbir kararı varken kurultay yapılıp yapılmayacağı tartışmalarıyla ilgili Özgür Özel, “Tedbir kurultaya engel değildir” demişti. Türkiye’deki birçok kamu hukukçusunun da tedbirin asla kurultaya gidilmesine engel olmayacağını söylediğini vurgulayan Özel, şunları söylemişti: “Aslında bir an önce kurultay yapılmasının dışında bir görevi de yoktur tedbirle gelenlerin. Çağrı heyeti hükmündedir. Hele hele delegenin imzalarının ki burada Anayasa Mahkemesi kararı var, delege karar verdiyse olağanüstü kurultaya- olağan kurultay takvimini bile kesebiliyor. Tüzük, Genel Başkan 'bunu yapar' diyorsa ve Kemal Bey 'ben şu anda genel başkanlık yetkimi kullanırım' diyorsa bu amir hükme uyacak. Ümit ediyorum orada artık bir tereddüt yaşamadan gereğini yapar. Partinin bu krizden kendi gayretiyle çıkmasının önünde bir engel teşkil etmez."
Hesap hareketleri
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, kurultayda oy kullanan delegeler ile birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtlarını istedi.
***
Bahçeli'den Yargıtay'a çağrı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararıyla ilgili olarak "Yargıtay, itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin dünkü Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararına ilişkin Yargıtay'a çağrıda bulunan Bahçeli, şöyle devam etti: "Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir... En başından CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahsetmiştim.. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır. Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde, ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır."