KDP’den tehlikeli yalanlar

- Federe Kürdistan Başbakanı Barzani, ABD ve İngiltere’ye aktardığı yalanlara QSD’yi de bulaştırınca Pêşmerge Bakanlığı da yeni yalanlara başvurdu. Pêşmerge Bakanı Yadımcısı Serbest Lezgin, YPG’nin şiddetli saldırısına maruz kaldıklarını öne sürdü.
- YPG, Serbest Lezgin’i yalanladı. KDP’nin, YPG’nin saldırdığını iddia ettiği Dêrik’in Sihêla bölgesi, Türkiye’nin resmi sınırına 30 kilometre mesafede bulunduğu için 22 Ekim 2019 tarihli Soçi anlaşmasına göre YPG, YPJ ve QSD güçleri bulunmuyor.
- KCK Dışilişkiler Komitesi de KDP’nin, Türk iktidarını aklayan ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin meşruiyetini, varlığını sorgulayan kara propagandasına dikkat çeken bir açıklama yaptı. Komite, bu kirli hesap ve propagandaya karşı tavır almaya çağırdı.
Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani ile rekabeti bilinen ve daha çok Türkiye’ye yaranma atakları yapan eski istihbarat sorumlusu Federe Kürdistan Başbakanı Barzani, PKK düşmanlığı üzerinden yol alma çabasını sürdürüyor. KDP Genel Başkanı Mesud Barzani’nin oğlu olan Mesrur Barzani, geçen hafta Güney Kürdistan’da yolsuzluk ve talan ekonomisiyle açlığa mahkum ettiği halkın yaptığı gösterilerden dolayı halkı ve PKK’yi suçladıktan sonra 13 Aralık’ta özel güçlerini gerillaların üzerine saldı. HPG’nin açıklamasına göre; KDP güçleri iki yerde gerillaların bulunduğu araçları taradı, üstelik bir yerde araç durduğu halde tarandı. Bunun sonucu üç gerilla yaralandı. Bu saldırının ardından yeniden yalana başlayan Mesrur Barzani, hemen Türkiye, ABD ve İngiltere ile görüştü. Barzani, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Joel Rayburn ile görüşmesinde gerillaların son dönemde üç pêşmerge ve bir asayiş görevlisini öldürdüğünü iddia etti. Güney Kürdistan halkının gösterilerinden de PKK’yi sorumlu tutan ve bölgenin istikrarına kastettiğini ilerine süren Barzani, Rayburn’dan Türkiye ile benzer talepte bulundu. Barzani, Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) PKK’nin etkisinden çıkarılması ve QSD’ye yapılan yardımlardan yararlanmasına izin verilmemesini istedi. Barzani’nin bu çabasını sürdüren ve PKK düşmanlığını hakaretler eşliğinde kusmasıyla bilinen Pêşmerge Bakanı Yadımcısı Serbest Lezgin, yeni bir yalanla taçlandırdı.
YPG’ye de çamur attı
Pêşmerge Bakanı Yadımcısı Serbest Lezgin, Hewlêr’de düzenlediği ve yalnızca KDP yayın organlarının katıldığı basın toplantısında, ”Maalesef dün gece Suriye-Irak, Kürdistan Bölgesi ile Rojava sınırında beklenmedik bir gelişme yaşandı” dedi. Lezgin’in sözlerini KDP’nin yayın organından olduğu gibi aktarıyoruz: ”Saat gece yarısı 01.00’de bir grup silahlı PKK üyesi kaçak yollarla Kürdistan Bölgesi’ne geçiş yapmak istedi. Söz konusu grup Peşmerge Güçleri’nce tespit edilmiştir ki onların görevi yıllardır bu sınırları korumaktır. Ayrıca bütün Kürdistan halkı ve siyasi taraflar biliyor ki, Rojava ile işbirliğimizin ve geliş gidişlerin düzenlenmesi için aramızda resmi bir sınır kapısı bulunmaktadır. Ancak silahlı grup bu gece saat 01.00 sularında kaçak yollarla bu tarafa geçmeye çalıştı. Zerevani güçleri bu grupla karşı karşıya geldi ve bunların sivil olmadıkların, Rojava’daki durumdan dolayı Kürdistan Bölgesi’ne gelenlerden olmadıklarını tespit etti. Silahlı oldukları tespit edildiğinde kendilerine geri gitmeleri yönünde uyarı yapıldı. Olayın üzerinde birkaç saat geçtikten sonra YPG’ye bağlı bir grup Suriye tarafından saat 04:00 sularında Peşmerge Güçleri’ne ait bir kontrol noktasına silahlı saldırı düzenlediler, hem de vahşice. Bkc, uçak savar (Doçka), RPG-7 gibi ağır silahlar kullandılar. Çatışmalar bir buçuk saat sürdü. Peşmerge Güçleri bu noktada kendilerini savunmak zorunda kaldı. Kontrol noktasını ele geçirmek için gerçekleştirdikleri saldırı başarısız oldular ve geri döndüler.”
KDP medyası da karıştırdı
”YPG, Pêşmerge’ye saldırdı” ve ”çatışmaların yaşandığı” iddiasını ortaya atan KDP medyası, gelen tepkiler üzerine haberini geri çekti ve haberi ”PKK ile YPG Sihêla’da Pêşmerge’ye saldırdı” şeklinde servis etmeye başladı.
Rojava sınırına sevkiyat
Bu açıklamanın ardından zaten bir süredir Rojava sınırına yapılan askeri yığınak artırıldı. Yoğun sevkiyatlara, yeni mevzi hazırlıkları eşlik etti. KDP, Eylül ayından beri Rojava sınırına askeri yığınak yaparak, yeni mevzi kazıp karakollar yapıyordu. Ayrıca bölgeye çok sayıda güç ve ağır silah sevkiyatı da yapan KDP sınır hattına termal kameralar da yerleştirmişti.
Orada YPG yok
YPG, bu iddiaların ardından hemen bir açıklama yaparak yalanladı. KDP’nin, YPG’nin saldırdığını iddia ettiği Dêrik’in Sihêla bölgesi, Türkiye’nin resmi sınırına 30 kilometre mesafede bulunduğu için 22 Ekim 2019 tarihli Soçi anlaşmasına göre YPG, YPJ ve QSD güçleri bulunmuyor.
ABD ve İngiltere’ye aktarılan yalanlar
KCK Dışilişkiler Komitesi de KDP’nin, Türk iktidarını aklayan ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin meşruiyetini, varlığını sorgulayan kara propagandasına dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yabancı ülkelerin elçilik ve konsoloslarına manipülatif bilgiler verilerek, bu kesimlerin yönlendirildiğini belirten Dışilişkiler Komitesi, ”Yabancı misyon ve temsilciliklerin bazıları da KDP’nin yaydığı gerçeklikten uzak ve tersyüz edilmiş haberlere inanarak Hareketimize karşı açıklama ve paylaşımlarda bulunuyor. Yabancı ülke temsilcilikleri bilmelidirler ki; KDP ve TC tarafından verilen yalan bilgilere dayalı yaptıkları açıklamalar Kürt birliğine ve bölge istikrarına zarar vermektedir” dedi.
Türk iktidarını aklama çabası
KDP’nin uzun zamandır Kürt kamuoyunda ve dışarıda TC’nin saldırılarını meşrulaştırmak amacıyla kara propaganda yaptığı; soykırımcı faşist AKP-MHP iktidarını aklamaya çalıştığı ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin haline getirdiğini hatırlatan Dışilişkiler Komitesi, şöyle devam etti: ”Amediyê’de gerilla güçlerine saldırması da sistematik kalamanın sonrasına denk geldi, bu saldırıyla daha kapsamlı saldırıların zemini hazırlanmak isteniyor. KDP, bu algı operasyonunu genişleterek son günlerde Başûr’da baş gösteren kitlesel hareketlerde yansıyan şiddet eylemlerinin de arkasında Hareketimizin olduğu propagandasını geliştiriyor. Başûr’da halkın dile getirdiği demokratik, toplumsal ve ekonomik sorunlar ve talepler yokmuş ama dış güçler Başûr’u karıştırmak için bu hareketleri geliştiriyorlarmış gibi bir propaganda yapılması maksatlıdır. Halkı eylemlere yönelten sorunları yaratan Başûr’daki iktidarın yanlış politikalarıdır.
Halkımıza ve onun mücadelesine karşı Bakur’da, Rojava’da, Şengal’de, Mexmûr’da, Başûr’da ve Rojhilat’ta bu saldırılar her gün daha fazla büyüyor. Bu tür propagandalar, TC’nin Kürt soykırım politikalarını meşrulaştırıp halkımızın özgür geleceğini tehlikeye atıyor.
Êzîdîlerin dönüşünü engelliyor
KDP, ‘PKK Güney hükümetini kabul etmiyor, köylülerin köylerine gitmesini engelliyor, kamplardaki Êzîdî halkının Şengal’e dönmesini engelliyor, Başûr’da karışıklığı geliştiriyor’ tarzında yoğun bir psikolojik ve özel savaş yürütüyor. Bütün bunların amacı, halkı aldatmak ve PKK’ye karşı saldırıyı meşrulaştırmaktır. Zaten önceleri de PKK’nin Başûr’un statüsünü tehlikeye attığı algısını yaratarak saldırısına gerekçe yaratmaya çalışıyordu. Şimdi bu halk eylemlerinde ortaya çıkan şiddet olaylarını da doğrudan Kürt Özgürlük Hareketi’ne yükleyerek, bu iddialarını kanıtlamaya, güçlendirmeye ve saldırılarını meşrulaştırmaya çalışıyor.
Talepler doğru ve haklıdır
Halkın talepleri doğrudur ve haklıdır, ancak Başûr’da şiddete yönelen hiçbir hareketin içinde, yanında değiliz ve böylesi şeyleri tasvip etmemiz de söz konusu değildir. Bu tür iddialar tamamen demagoji ve yalan propagandadır. Halkımızı ve ilgili tüm kesimleri, bu kirli hesap ve propagandaya karşı tavır almaya, boşa çıkarmaya çağırıyoruz.”
KNK’den acil diyalog çağrısı
ANF’ye konuşan KNK Eşbaşkanı Ahmed Karamus ise taraflara acil çağrıda bulundu. ”Bu son çatışmaları, bir provokasyon olarak değerlendiriyoruz. Taraflar bu provokasyondan kaçınılmalı” diyen Karamus, ”Oraya yerleşen, karşı karşıya gelen güçler acilen eski mevzilerine dönmek dönerek, görüşme yoluyla sorunu çözmek zorundalar. Diyalog çağrısı yapıyoruz, çünkü bu çatışmalar, sınırlı kalmayarak Kürdistan’ın her yerine yayılabilir. Çok hassas bir dönemden geçiyoruz ve olası bir çatışma hiçbir Kürt’ün, parti veya tarafın çıkarına değildir. Aksine Kürdistan’da kazanılan mevziler kaybedilebilir” şeklinde konuştu.
Artan gerilim ve çatışma risklerinin sadece düşmanın işgaline mevzi hazırladığını belirten Karamus, ”Dolayısıyla, KDP’ye ve PKK’ye, pêşmerge ve gerillaya sesleniyoruz; bu çatışma hiçbir şekilde Kürtlerin yararına değil” dedi.
Kürdistan’ın dört parçası ile yurtdışındaki tüm parti, kurum ve çevreleri çatışmaları körükleyici bir dil kullanmaktan uzak durmaya, kardeşlik ve barışı teşvik etmeye çağıran Karamus, ”Tek çözüm yolu diyalog ve görüşmedir” diyerek, KDP Genel Başkanı Mesud Barzani’ye de özel bir çağrıda bulundu: ”Bu konuda kendi rolünü oynamalı. Savaşı, iç çatışmaları, Kürt’ün Kürt ile çatışmasını durdurmalıdır.”
Kürdistani tüm partileri acil bir toplantıya çağıran Karamus, böyle bir toplantının yapılması için çaba içerisinde olduklarının altını çizdi. Karamus, yaşanan gerilimin ve çatışmaların Türk devletinin bir dayatması olduğuna işaret ederken, ”Bir tek işgalci kazançlı çıkar” dedi. HEWLER/QAMIŞLO
Rojava yönetimi soruşturuyor
Cizîr Bölgesi İçişleri Komitesi Eşbaşkanı Kenan Berekat, siyasi parti ve dernek binalarına saldırılanlar hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı. Kuze-Doğu Suriye’nin Dirbêspiyê, Amûdê ve Hesekê merkezlerinde 14-15 Aralık tarihleri arasında bazı siyasi partilerin temsilcilikleri saldırıya uğramıştı. Bereket, “Hiç kimse herhangi bir siyasi parti ya da derneğin binalarına saldıramaz” dedi.







