- DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç, taslağın öngörüşme için iletilmesini beklediklerini belirterek, "Sayın Öcalan yasaya dair önerilerini 7-8 maddede topladı; hem bizim hem de İmralı’nın hazırlıklarını AKP’ye ve devlete yaptığımız görüşmelerde sözlü olarak aktardık" dedi.
AZİZ ORUÇ/ İSTANBUL
Meclis Komisyonu üyesi de olan DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç, “Meclis yaz tatiline girmeden önce 'çerçeve yasa'nın çıkması gerektiğini düşünüyoruz; bu da Meclis'in Temmuz sonuna kadar çalışacağı anlamına geliyor” dedi. Oluç, bu sürede yasalaşabilmesi ve en azından bir ön görüşme yapılabilmesi adına taslağını beklediklerini söyledi. Oluç, “Yasa için ön görüşme büyük önem taşımaktadır. Zira bu süreçte tartışmalı noktalar giderilir ve partiler arasında bir mutabakat sağlanırsa hem komisyon hem de Genel Kurul çalışmaları daha sağlıklı ilerler, daha hızlı sonuç alınabilir. Bu konuda bir istişare yapılmasını ve görüşlerin karşılıklı paylaşılmasını isabetli buluyoruz. Meclis takvimi ve gündemdeki torba yasa teklifleri göz önüne alındığında, çalışmalara yetişebilmesi için taslağın bu hafta içinde gelmesi uygun olacaktır. Gelip gelmeyeceğini henüz bilmiyoruz.”
İmralı görüşmesi net değil
Oluç, DEM Parti İmralı Heyeti’nin Numan Kurtulmuş ve Efkan Ala ile görüşeceği yönündeki iddialara ilişkin olarak, “Ortada netleşmiş bir görüşme programı veya saat bilgisi bulunmamaktadır; konu netleştiğinde parti olarak gerekli açıklama yapılacaktır” dedi.
Bizim önerilimizi biliyorlar
Oluç, 'çerçeve yasa'ya ilişkin parti olarak yürüttükleri çalışmalar ve hazırlıklara ilişkin şunları aktardı: “DEM Parti olarak bizim hazırlıklarımız mevcut. Ayrıca İmralı'da Sayın Öcalan ile de kapsamlı bir değerlendirme yapılmıştı. Sayın Öcalan, yasaya dair önerilerini yaklaşık 7-8 maddede toplamıştır. Biz hem kendi hazırlıklarımızı hem de Sayın Öcalan'ın bu önerilerini gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde AKP'ye ve devlete sözlü olarak aktardık. Dolayısıyla hem devlet yapısı hem de AKP bizim ve Sayın Öcalan’ın bu konudaki önerilerini bilmekte. Hem AKP hem de devlet kanadı bizim ne istediğimizi, beklentilerimizi ve yasa konusundaki düşüncelerimizi tüm ayrıntılarıyla biliyor. Sorun, AKP'nin kendi yasa hazırlığını bize henüz yazılı olarak iletmemiş olmasından kaynaklanmakta. Bu taslağın bu hafta içinde gelmesinin gerekli olduğunu düşünsek de henüz netleşmiş bir durum yok.”
Kategoriler barındırmamalı
Nasıl bir yasa beklediklerine ilişkin ise AKP ve devlet yetkililerine açıkça görüşlerini ilettiklerini tekrarlayan Oluç, şöyle devam etti: “Bu yasanın kapsayıcı ve bütünlüklü olması, içerisinde ayrımcı kategoriler barındırmaması, herkesin faydalanabileceği bir çerçeve sunması ve çeşitli güvenceler içermesi gerektiğini vurguladık. Bu konudaki tutumumuzu madde madde anlatmamıza rağmen aktardıklarımızın hazırlanan taslağa nasıl yansıdığını veya taslağın neye dönüştüğünü henüz bilmiyoruz. Muhataplarımız bizi dinleyerek kendi notlarını aldı. Biz de bu yasanın içeriğinde nelerin yer alması gerektiğini ve neden böyle düşündüğümüzü gerekçeleriyle birlikte kendilerine aktardık.
Özellikle statü ve geri dönüşler noktasında, kişiye özel bir yasanın olmayacağı yönündeki kulis bilgilerine dair tutumumuzu net bir şekilde ortaya koyduk. Sayın Öcalan'ın durumuyla ilgili hukuki bir çerçevenin oluşturulması gerektiğini kendilerine çok açık bir şekilde ifade ettik. Bu hukuki çerçevenin adı her ne olursa olsun, belirlenmesinin bir ihtiyaç olduğunu ve bu konudaki net önerilerimizi muhataplarımıza ilettiğimizi belirttik.”
Bir haftada çıkması mümkün
Yasanın Temmuz sonuna kadar yetişip yetişmeyeceği konusunda ise Oluç, şunları söyledi: “AKP taslağı hazırlayıp bize iletirse bu öngörüşme ve istişareler sağlıklı bir şekilde yürütülürse; partiler arasında bir mutabakat sağlanması durumunda yasanın Meclis'ten geçmesi oldukça hızlı gerçekleşebilir. Komisyon ve Genel Kurul çalışmalarıyla birlikte, bir hafta gibi kısa bir sürede sonuç almak mümkündür. Burada temel belirleyici olan, bu adımı atmak için gerçek bir kararlılık ve iradenin olup olmadığıdır.”
Süreci uzatan etmenler
“Sürecin uzamasının veya yasanın bir türlü Meclis'e sunulmamasının altında birçok faktörün bir arada değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diyen Oluç, şunların altını çizdi:
* Ortadoğu'daki İran, ABD ve İsrail arasındaki çatışmaların gidişatına dair bir netleşme beklentisidir; yani bölgesel ve uluslararası konjonktür önemli bir faktördür.
* En başından beri hem AKP içerisinde hem de sivil ve askeri bürokrasi kanadında sürece dair rezervi ve itirazı olan çevrelerin varlığıdır. Bu çevrelerin, sürecin sürüncemede kalmasında etkili bir rol oynadığı söylenebilir.
* Siyasi irade eğer gerçekten kararlıysa tüm bu engelleri aşacak adımları atabilir ve gerekli siyasi cesareti göstererek sürecin ilerlemesini sağlayabilir. Sürecin bir tarafı tüm riskleri göze alarak bu kararlılığı sergilerken, devletin ve iktidarın da aynı cesareti göstermesi şarttır. Yasayı dar ‘pişmanlığı’, ‘denetimi’ esas alan ya da bunu yapmaya çalışan düşünceler de süreci uzatan engeller olduğunu düşünüyorum.