- ABD, Küba’nın eski Devlet Başkanı Raul Castro hakkında 30 yıl önceki bir olayla ilgili iddianame hazırlıyor. Bu hamle, ağır bir insani krizin yaşandığı adayı kaosun eşiğine getiriyor.
ABD hükümeti, Mart 2020’de Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu uyuşturucu kaçakçılığıyla suçladı. Bu suçlama, Donald Trump yönetiminin 3 Ocak’ta Venezuela’ya müdahale etmek ve Chavista cumhurbaşkanını kaçırmak için kullandığı gerekçe haline geldi.
Şimdi aynı taktik uygulanıyor, ancak bu kez hedef Küba. ABD, Küba’nın eski Devlet Başkanı Raul Castro hakkında 1996’da Kübalı muhaliflere ait uçakların düşürülmesiyle bağlantılı iddianame hazırladı.
Eğer tarih tekerrür ederse, Washington Caracas'ta yaptığı gibi adaya müdahale etmek için gerekli yasal zemine sahip olacak. ABD başkanı ayrıca Küba ile “diplomatik bir anlaşma” olasılığını da dışlamıyor. Castro aleyhine dava açılabilmesi için geriye tek bir formalite kalıyor: Büyük jüri, suçlamaları geçerli bulmalıdır.
"Brothers to the Rescue" adlı sivil toplum kuruluşuna ait uçaklar düşürüldüğünde Castro savunma bakanıydı. Uçağın düşürülmesi sonucu Armando Alejandre, Carlos Costa, Mario de la Peña ve Pablo Morales adlı mürettebat hayatını kaybetmişti. BM, Amerika Kıtası İnsan Hakları Komisyonu’na (IACHR) göre, olay uluslararası sularda meydana geldi.
Adalet Bakanlığı'na bağlı Florida Güney Bölgesi savcısı Jason Reding Quiñones'in yürüteceği suçlamaların yöneltilmesi, Washington'un adaya karşı uyguladığı bir dizi baskı önleminin doruk noktasını temsil ediyor. Bu önlemler arasında, adanın liderlerine yönelik yaptırımlar, adanın bağımlı olduğu Venezuela petrol sevkiyatlarının iptal edilmesinin ardından fiilen uygulanan enerji ambargosu, Küba'ya yakıt sağlayan ülkelere karşı gümrük vergileri ve ikincil yaptırımların önünü açan 29 Ocak tarihli başkanlık kararnamesi yer alıyor.
Küba devriminin mimarları arasında yer alan 94 yaşındaki Raul Castro, ağabeyi Fidel Castro'nun 2008'de sağlık sorunları gerekçesiyle görevi bırakmasının ardından devlet başkanlığı koltuğuna oturmuş ve 2018'de görevini Miguel Diaz-Canel'e devretmişti.
Mart ayında düğmeye basıldı
Quiñones, Havana yönetiminin temsilcileri hakkında cezai soruşturma açmak üzere Mart ayında bir görev gücü oluşturmuştu. Bu adım, Maduro’nun New York’taki bir mahkeme salonunda yargılanmasına yol açan tedbirlere benzer önlemlerin Castro dönemi liderlerine karşı alınmasının önünü açabileceği şeklinde değerlendirilmişti. Adalet Bakanlığı o dönemde yaptığı açıklamada, “Ülkenin dört bir yanındaki savcılar, uluslararası suçla mücadele çabalarını da içeren adaleti sağlamak için her gün çalışıyor” dedi.
Trump, Salı günü Beyaz Saray’dan yaptığı açıklamada iddianameden bahsetmedi. Ancak adada siyasi ve ekonomik “değişiklikler” yapılmasına işaret etti. Maduro’nun tutuklanmasının ardından Venezuela’da olduğu gibi bir pazarlık yapılması kapsını açık bıraktı.
Bu öneri, geçen hafta CIA Direktörü John Ratcliffe tarafından, Raúl Castro'nun torunu Raúl Rodríguez Castro, namı diğer "El Cangrejo" ile görüşmek üzere Havana'ya yaptığı sürpriz ziyarette zaten dile getirilmişti. Raúl Rodríguez Castro, geçiş döneminde Washington'un birlikte çalışmaya istekli olacağı lider olarak gösteriliyor.
En kötü insani kriz
Zaten oldukça kırılgan olan Küba’nın ekonomik durumu, Trump’ın uyguladığı petrol ambargosu sonucunda çaresiz bir hal aldı ve ada, şu anda en kötü insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Durum o kadar vahimdi ki, geçen hafta yetkililer son petrol rezervlerinin tamamen tükendiği uyarısında bulundu. Raúl Castro'nun suçlanmasından önceki son baskı hamlesi olarak, Trump yönetimi Pazartesi günü Küba hükümetinin siyasi ve askeri yapılarından 11 kişi ile üç kuruluşa yaptırım uyguladı.
Önümüzdeki günlerde benzer yaptırımların uygulanacağını belirten ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre, söz konusu yaptırımlar “Küba’nın komünist rejiminin oluşturduğu acil ulusal güvenlik tehditlerini ele almak ve hem rejimi hem de ona maddi destek sağlayanları sorumlu tutmak amacıyla Trump yönetiminin başlattığı kapsamlı kampanyanın” bir parçasıdır.
Öte yandan, Güney Florida’dan Cumhuriyetçi milletvekili María Elvira Salazar, yaptırımlar ve Castro’ya yönelik olası bir iddianame hakkında şunları söyledi: “Trump yönetimi oyun oynamıyor. Başkan Trump ve Bakan Rubio, Küba rejiminin zamanının dolduğunu söylediklerinde, bunu ciddiye alıyorlar.” HAVANA