Kurd-Akad kadınlara emanet

Kadın Haberleri —

30 Temmuz 2021 Cuma - 23:00

  • Kurd-Akad’ın kuruluşundan itibaren kadınlar yönetimde ağırlıktaydı. Yeni dönemde ise 7 yönetimin tamamı kadın. Eşbaşkan Dersim Dağdeviren, kadınların mesleğinde ilerlemesi hem aile ve çocuk sahibi olması hem de bu şekilde toplumsal çalışmalara daha aktif katılmasının mümkün olduğu mesajını vermek istediklerini söyledi. 

MELTEM OKTAY 

Kürdistan Öğrenciler Birliği yapısı içinden bir grup akademisyen tarafından 2009’da Almanya’da kurulan Kürdistanlı Akademisyenler Ağı (Kurd-Akad) 30 Haziran’da yaptığı kongrede yeni yönetimini belirledi. Kurd-Akad’ın daha önce yönetiminde kadınlar çoğunlukta olsa da ilk defa 7 kişilik yönetiminin hepsi kadın akademisyenlerden seçildi. 
Kurd-Akad Eşbaşkanı Akademisyen Dersim Dağdeviren, yeni kadın yönetimiyle birlikte öncesinde ve bundan sonrasındaki çalışmaları ve kadın yönetiminin çalışmalara etkisini değerlendirdi. 

Geleneksel çalışmalarımız var

Kurd Akad’ı ve yaptığı çalışmaları kısaca tanıtan Dersim Dağdeviren, kuruluşlarından itibaren geleneksel olarak kimi çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Şimdiye kadar Kürt enstitülerini tanımak amacıyla Avrupa’nın değişik ülkelerine geziler düzenlediklerini kaydeden Dağdeviren, 2017 yılında tüm kurum temsilcileriyle Avrupa genelinde bir araya gelerek toplantı gerçekleştirdiklerini de ekledi. Kurumlarla bağlantıların giderek güçlendiğini ve ortak bazı çalışmaların birlikte yürütüldüğünü ifade etti.

Özellikle Anadil konusunda çalışmaları olduğunu ifade eden Dağdeviren, kimi seminerlerin yanında 2017 yılından itibaren Onur Ödülü, 2018’den itibaren ise akademisyenlere dönük bilim ödülü vermeye başladıklarını ifade ederek, bunların şimdiye kadarki temel çalışmaları olduğunu söyledi. 

Yönetimin tamamı kadın

Yeni yönetimin tamamının kadınlardan seçilmesini değerlendiren Dağdeviren, Kurd Akad’ın yönetiminde kuruluşundan itibaren kadın ağırlığının olduğunu söyledi. Dağdeviren, “2011’de sırf kadınlardan oluşan bir yönetim olsun fikri gelişmişti aslında. Bu defa yönetimin tamamı kadınlardan seçilmiş oldu. Burada kesinlikle erkekler dışlanarak yapılan bir seçim olmadı. Yönetime önerilen erkek arkadaşlarımız da oldu fakat onlar adaylıktan çekildi. 7 kadın arkadaşımız yönetime seçildi” diyerek süreci anlattı.

Kadınların katılımı önemli

Yönetimin kadınlardan oluşmasının önemli iki noktası olduğunu kaydeden Dersim Dağdeviren, “Burada Akademisyenlere dönük bir mesaj var, özellikle kadın arkadaşlarımızın hem mesleğinde ilerlemesi hem aile ve çocuk sahibi olması hem de bu şekilde çalışmalara daha aktif katılması da mümkün. Aynı zamanda erkek egemenlikli toplumda mücadele ederken, özellikle üniversite mezunu insanların toplumsal çalışmalara kadın eksenli katılması da ayrı bir önem taşıyor” dedi. 

Daha çok kadın endeksli çalışmalar

Kadınlardan oluşan yönetim ile ilk toplantılarını yaptıklarını kaydeden Dağdeviren, hem var olan çalışmaları sürdürme hem de kadın eksenli çalışmalar üzerinde neler yapılabilir konularını konuştuklarını ifade etti. Dağdeviren, “Biz yönetimi seçip sadece kadınlardan oluştuğunu duyurduğumuzdan bu yana başta kadın kurumları olmak üzere birçok kurumdan tebrik mesajları aldık. Bununla birlikte beklentiler de dile getirildi. Doğal olarak daha çok kadın eksenli çalışmalar üzerinde de çalışacağız” dedi. 

Kadın kurumları ile çalışılacak

Bu bağlamda Kürt ve Alman kadın kurumları ile görüşerek çalışma önerisi getireceklerini ifade eden Dağdeviren, “Örneğin Ceni Kürt Kadın Barış Bürosu. Elbette biz akademisyen kadınların diğer kadınlar gibi barış konusunda söyleyeceği sözleri var. Bu konuda ortak çalışmalar olacak. Özellikle kadınların özgüven konusunda yaptığı çalışmalar ve seminerler noktasında ortak çalışmalar olabilir. Sadece Kürt kurumlarıyla değil Alman kurumlarıyla da ortak çalışma yürütmek durumundayız. Ve bunu da biraz kadın endeksli yapmak istiyoruz. Kadın boyutunu öne çıkarmayı düşünüyoruz” şeklinde ifade etti. 

Ulusal Birlik endeksli çalışma

Kürdistan’a dönük işgal saldırılarıyla da yakından ilgilendiklerini ifade eden Dağdeviren, “Kurd-Akad ilk kurulduğunda daha çok Kuzey Kürdistan endeksliydi, daha sonra Rojava Devrimi ile birlikte Rojava’yı da gündemine aldı. Fakat Güney Kürdistan ve Doğu Kürdistan’daki gelişmeler çok ön planda değildi. Bunu değiştirmeyi düşünüyoruz. Bu senenin başında ilk defa dört parça Kürdistan’dan akademisyenlerin, doktorların katıldığı bir konferans yaptık. Ve yine aynı şekilde bir sempozyum organize ettik. Bunu daha fazla geliştirmeye çalışıyoruz özellikle de Ulusal Birlik endeksli çalışmalar önümüzde var. KNK’nin de bizden bu yönlü talepleri var. Önümüzdeki süreçte buna yöneleceğiz” dedi. 

2. Jineoloji Çalıştayı düzenlenecek

Dağdeviren, ilerleyen süreçte 27 Kasım’a ve 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne yönelik ortak bir çalışma planlamaları olduğunu söyledi. Bu sene tekrar Onur Ödülü verileceğini de duyuran Dağdeviren, 13 Kasım’da Almanya’nın Köln kentinde bir kilisede ödüllerin verileceğini söyledi. Öte yandan bir Alman Üniversitesi ile ortak ikinci jineoloji çalıştayını gerçekleştireceklerini de ekleyen Dağdeviren, Demokratik, Ekolojik, Kadın Özgürlükçü Paradigma’nın değişik yönlerini Alman Akademisyenleri ile buluşturacaklarını ifade etti. 2022’nin başında ise Kürt hekimleri ile 2’inci konferanslarını gerçekleştireceklerini de belirtti. 

Tecrit her çalışmada gündem

Son olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük tecrit konusundaki çalışmalara da dikkat çeken Dağdeviren, “Sayın Öcalan’ın durumu, güncel gelişmeler dönük gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalarda gündeme geliyor. Yine Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu Demokratik Konfederalizm perspektifi de konferanslarımızda temel tartışılan nokta. Sayın Öcalan’a Özgürlük Kürdistan’a Barış Uluslararası İnisiyatifi ile de ortak çalışmalarımız var. İki yılda bir Hamburg’da bir konferans organize ediyor. Biz de Kurd Akad olarak o konferansın bileşenlerindeniz. 2022’de bu konferansı tekrar yapacağız” dedi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.