• Madenciler, holdingin önünde
  • Bölgesel asgari, kabul görmüyor
  • 264 eski milletvekili CHP'den istifa etti
  • Tahliye talebine üç cümleyle ret

Madenciler, holdingin önünde

Eskişehir'de Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi maden işçileri, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle Ankara'daki holding önünde oturma eylemi yaptı.

Şirketin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı katılımıyla yapılan görüşmelerde, ödemelerin 23 Temmuz'da yapılacağı yönünde açıklama yapılmasına rağmen aradan geçen sürede hiçbir adım atılmadığını belirten işçiler, holding önünde beklemeye başladı.  İşçiler adına konuşan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, şunları söyledi: "Bugün burada toplanmamızın sebebi belli. Malum yine aynı şirket, yine aynı sorunla. Yaklaşık 1,5 ay önce başlatmış olduğumuz eylemde Beypazarı'nda emniyet güçleri tarafından G20 Zirvesi'nden dolayı Ankara'ya yürüyüşümüz engellendi. Yapılan görüşmeler hem Çalışma ve Enerji Bakanlığı'yla nezdinde şirket yetkilileri Temmuz 23'ünde yaklaşık 580 kişinin kıdem tazminatının ödeneceği sözünü verdi. Fakat bugün ayın 27'si. Geldiğimiz güne herhangi bir ödeme daha yapılmadı. Bugün burada arkadaşlarla yine toplanma kararı aldık. Bu paraların, alacağımız rakamlar hesaplara geçinceye kadar 7/24 buradan ayrılmayacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz. Bu arkadaşlar aylardır, yıllardır verilen sözlere hep riayet ettiler. Acaba olur mu umuduyla beklediler. Ailesine karşı hep boyunları bükük kaldılar. Fakat geldiğimiz bugün de bundan sonra dönüş yok artık. Ya bu paralar yatar ya bu paralar yatar. Eylemimizden vazgeçmeyeceğiz.

Tüm işletmelerde böyle

Maalesef bu holdingin bünyesinde çalışan tüm işletmelerde aynı sorunlar yaşanıyor. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum. Bir an önce bu konuya bir çare bulmalarını, ellerinden ne geliyorsa yapmalarını kendilerinden rica ediyorum. Bunu niye söylüyorum? Evet, mağduriyet çok yaşanıyor. Devletimizin, bakanlarımızın verdiği sözleri boşa çıkaracak kimse yetkili değildir. Bir söz verildiyse masada herkes taşın altına elini koymakla mükellef. Biz burada, bu kadar arkadaş burada durmaya hayran değiliz. Emniyet güçleri de hayran değil, siz de hayran değilsiniz. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Yıllardır verdiniz, verdiniz. Hep yalan, hep yalan. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bu paraları almadan buradan gitmek yok. Buradaki mağduriyetin daha fazla uzamasını istiyorlarsa bir an önce buradaki sıkıntımızı çözsünler." ANKARA

***

Bölgesel asgari, kabul görmüyor

HAK-İŞ, TÜRK-İŞ ve DİS, bölgesel asgari ücret belirlenmesi yönünde bazı çalışmalar yapılmasına tepki gösteriyor.

Bölgesel asgari ücrete yönelik bir düzenleme üzerinde çalıştığı haberi medyada yer almış, ancak düzenleme üzerinde çalışan kurumun hangisi olduğu haberde belirsiz bırakılmıştı. Bir grup gazeteciye geçen hafta sonunda açıklama yapan HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, bölgesel asgari ücret uygulamasını kesin bir dille reddetmiş, aynı zamanda asgari ücret tespit komisyonunun yeni bir yapıya kavuşturulması için de diğer konfederasyonlarla birlikte çalışmaya ve bir eylem planı üzerinde anlaşmaya hazır olduğunu vurgulamıştı. Bölgesel asgari ücret sisteminin istismar edileceğine inandığını belirten Arslan, “Bölgesel asgari ücrete kesinlikle karşıyız. Bölgesel asgari ücret isteyenlerin arkadaki planları İstanbul’daki kişiyi de Hakkari’deki ücretle çalıştırmak” yorumunu yaptı. Bu önerinin bir grup işveren tarafından gündemde tutulduğunu belirten Arslan, ana amacın şu anda dahi çok sayıda işletmenin faaliyetinde görüldüğü üzere, ana merkez başka ildeyken fabrika ve diğer operasyonların başka illerde yerleşik olması avantajını kullanmak olduğunu belirtti. Arslan, “Ama kimlerin istediğini biliyoruz. Anadolu’daki işadamları istiyor. Onların amacını da söyledim. Biz bu hileyi geçmişten biliyoruz. Sosyal dengeyi nasıl oluşturalım diye değil nasıl daha çok kazanırız diye bakıyorlar. Bölgesel asgari ücret konusunda endişemiz var. İstismar edileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Art niyetli bir öneri

TÜRK-İŞ, bazı işverenlerin "bölgesel asgari ücret" talebine yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi. Bölgesel asgari ücret önerisinin art niyetli olduğunu savunan TÜRK-İŞ asıl tartışılması gereken konunun insanca yaşanabilir bir geçim ücreti olduğunu vurguladı. TÜRK-İŞ'in, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısına ve Komisyonda alınan kararlara itiraz ettiğinin hatırlatıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Konfederasyon olarak 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer almadık. Bu tepkimizi, asgari ücretin insan onuruna yakışır bir seviyede ve daha geniş bir katılımla sağlanması düşüncesiyle ortaya koyduk. Asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığını, önceki yıllarda da imza atmadığımız ve muhalefet şerhi koyduğumuz komisyon kararlarında defalarca dile getirdik. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu günümüzde, bir işçi bu parayla ailesini geçindirmek zorunda kalıyor. Ama gözünü kar hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kar etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur."

Eşitlik ilkesine aykırı

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu da öneriyi Anayasa’nın eşitlik ilkesine dahi aykırı bir öneri olarak niteledi. Çerkezoğlu, asgari ücretin “daha az ücret verilemez” anlamına gelmesine karşılık, Türkiye’de çalışanların yarısının gelirinin asgari ücret civarına geldiğini, asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesinin önemli bir sorun göstergesi olduğunu vurguladı. İSTANBUL

***

264 eski milletvekili CHP'den istifa etti

CHP'li eski bakanlar ve grup başkanvekillerinin de arasında bulunduğu 264 eski CHP milletvekili, yayımladıkları ortak açıklamayla partiden istifa ettiklerini duyurdu.

Kamuoyuna yönelik ortak açıklamada, CHP'nin son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara sessiz kalınamayacağı belirtilerek, "Baba ocağı CHP'mizi üzülerek ama geçici olduğuna inanarak önceki dönemler milletvekilleri olarak terk ediyoruz. Partimizin son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara sessiz kalamayarak bugün büyük bir üzüntüyle CHP'mizin tüzel kişiliğini bir gün geri alana kadar partimizden geçici olarak ayrılma kararı aldık. CHP'nin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet'in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız" denildi.

Türkiye’nin aydınlık geleceğine duydukları sorumluluğun gereği olarak CHP'den istifa ettiklerini belirten 264 isim, şunları ifade etti: "Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak ön seçimi esas alan YENİ Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz.

Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin Atatürkümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye’nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz. Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyet'in temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti’ye destek olacağımızı, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz." ANKARA

***

Tahliye talebine üç cümleyle ret

İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesi, "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ile ardından eklenen "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna yapılan itirazı, üç cümleyle reddetti.

BirGün'den Gökay Başcan'ın haberine göre; İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi üç cümlelik ret kararında, "tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğunu" ve "değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmediğini" savundu. Mahkeme, kararına "suçun vasıf ve mahiyeti" ile "mevcut delil durumunu" gerekçe gösterdi.

Göktaş, hakkında soruşturma açıldığını bildiği halde kendi rızasıyla yurt dışı tatilinden dönmüş ve 2 Temmuz'da İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. Stand-up sanatçısı, YouTube'de 13 milyondan fazla izlenen politik mizah temelli gösterisi gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla 3 Temmuz'da tutuklanmıştı. İSTANBUL