• Kürdistan’ın tüm alanlarında kadınların hiçbir ayrım gözetmeden mücadeleye katıldığını ve bedeller ödediğini belirten aktivist Kelsum Kerim, “Kürdistan’daki kadınların direnişin sembolü haline gelmesiyle gurur duyuyorum” dedi.

 

Kadın hakları savunucusu Kelsum Kerim, Kürt kadınlarının özellikle Kürt dilinin korunması, ulusal düşüncenin güçlendirilmesi, gelenek ve göreneklerin yaşatılması ile Kürt kültürünün korunmasında önemli rol oynadığını belirtti.

Kadınların peşmerge ve gerilla olarak mücadelesi yalnızca silahlı mücadeleyle sınırlı kalmadı, aynı zamanda toplumsal engellerin aşılması ve ataerkil kültüre karşı mücadelede de önemli bir adım oldu. Kadınlar tarih boyunca siyasi, sivil ve kültürel mücadelede, Kürt dili ve kültürünün korunmasında önemli roller üstlendi. Ancak tüm bu katılım ve fedakarlıklara rağmen devletler ve baskıcı yönetimler, kadın peşmerge ve gerillaların mücadelelerini ve kazanımlarını silmeye çalışıyor. Öğretmen ve kadın hakları savunucusu Kelsum Kerim, konuya ilişkin Nujinha’dan Dêrîn Rehîm’ye değerlendirmelerde bulundu.

Yaşamın her alanında

Kelsum Kerim, kadınların yaşamlarının her aşamasında mücadele içinde olduklarını ifade ederek, “Ataerkil bir toplum içerisinde siyasi, toplumsal ve ekonomik alanların tümünde önemli roller üstlenmeyi başardılar. Çalışma yaşamında, siyasette, devrimlerde yer aldılar, toplumsal alanda ise barış süreçlerinde rollerini yerine getirdiler. Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin yeni devriminde de kadınlar her zaman öncü oldu ve gönüllü bir peşmerge olarak her alanda destek sundu” dedi.

Kadınların rolü

Kürdistan’ın her parçasındaki kadınların her zaman önemli bir rol ve etkiye sahip olduğunun altını çizen Kelsum Kerim, “Biz de örgütlenmelerde mektup taşıdık, dağ ile kent arasında haberleşmeyi sağladık, ilaç ve kıyafet taşıdık, çocukları eğittik. Toplumsal açıdan da rolümüzü yerine getirdik. Peşmerge kardeşlerimize sürekli destek olduk, zor günlerde silah ve mektup taşıyarak onlara yardımcı olduk. Rojava ve Kuzey Kürdistan’daki kadınların direnişin sembolü haline gelmesiyle gurur duyuyorum. Kürt halkının mücadele tarihinde ulusal mücadelenin her alanına katıldılar” dedi.

Dil ve kültür korunmalı

Kürt kadınlarının özellikle Kürt dilinin korunması, ulusal düşüncenin güçlendirilmesi, gelenek ve göreneklerin yaşatılması ile Kürt kültürünün korunmasında önemli rol oynadığını belirten Kelsum Kerim, bunun da kültürel ve entelektüel mücadelenin bir biçimi olduğunu ve ulusal kimliğin korunması ile devamlılığında büyük etkisi bulunduğunu söyledi.

Sınırları aşmak kolay değildi

Kürdistan’ın tüm alanlarında kadınların hiçbir ayrım gözetmeden mücadeleye katıldığını ve bedeller ödediğini belirten Kelsum Kerim, kadınların sivil, kültürel ve entelektüel mücadelede de önemli ve etkili roller üstlendiğini söyleyerek, kadınların Kürt halkının kimliğini ve haklarını korumak ve geliştirmek için sürekli mücadele ettiğini sözlerine ekledi. Kadınların toplumsal sınırları aşmasının kolay olmadığını kaydeden Kelsum Kerim, “Ancak öncü kadınlar sayesinde birçok gelenek ve toplumsal engelle mücadele edilebildi. Geçmişte kadınlar kurban olarak tanımlanıyordu, bugün ise kadınlar ulusal, devrimci ve kültürel mücadelenin öncülüğünün sembolü olarak tanımlanıyor” ifadelerinde bulundu.

‘Yas hakkım elimden alındı’

Kadınların ayaklanmalarda da temel bir rol oynadığını anlatan Kelsum Kerim, 1991 yılındaki ayaklanmaya ilişkin kendi deneyimini şöyle anlattı: “Ben de 1991’de şehit ailesinden olan ve siyasi tutuklu durumuna düşürülen kadınlardan biriydim. Eşim şehit olduğu için hapse atıldım ve şehidim için yas tutma hakkım bile elimden alındı. Benim gibi ailesi şehit edilen ve idam edilen yüzlerce kadın vardı. Hepimiz yaralı yüreklerimizle ayaklanmalara katıldık. Bizi zulme uğratan Baasçıların karşısına taş ve sopalarla çıktık. Kürt gençleri haksız yere gözaltına alındı ve Baas rejiminin cezaevlerinde tutuldu. Bazıları ise idam edildi.

Kadınlar bedel ödeyen ilk taraf

Baas rejiminin Kürt halkına uyguladığı zulüm ve baskıyı ortadan kaldırmak için Kürdistan’ın her yerindeki Kürtler bu ayaklanmaya katıldı. Kadınlar her zaman bedel ödeyen ilk taraf oldu. Birçok kadın, eşlerinin şehit edilmesinin ardından çocuklarını gözyaşları içinde büyüttü. Eşim Baas rejimi tarafından şehit edileli 39 yıl oldu. Benim gibi yüzlerce kadın vardı. Çocuklarımızı direnerek ve onurlu bir şekilde büyütmeyi başardık. Bugün onlar babalarının yerine halka ve Kürdistan’a hizmet ediyor.”

Yasaklara rağmen…

Kelsum Kerim, çok eşlilik konusunda da eleştirilerde bulunarak, şunları ifade etti: “Biz İslami bir toplumda yaşıyoruz ve çok eşliliğin devam etmesini istiyorlar. Oysa Irak’ta Mam Celal döneminde çok eşlilik yasal olarak yasaklandı ve çok eşlilik yapan erkeklere hukuki yaptırımlar uygulandı. Ancak yasaklara rağmen bu uygulama devam ediyor. 90 yaşındaki bir erkeğin 9 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmesini kabul ettiği bir Irak’ta yaşıyoruz. Dini gerekçelerle erkeğin dört eşinin olması gerektiği, kadının ise yalnızca evde kalıp çocuklarını büyütmesi ve ev işleriyle ilgilenmesi gerektiği söyleniyor.”  SILÊMANÎ