Kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor

Kadın Haberleri —

  • Feministlerin 80’li yılların sonunda yaptığı Dayağa Karşı Kampanya’nın ardından kurulan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, bu yıl 30'uncu yaşını doldurdu. Erkek şiddeti ile mücadelede bugüne kadar 40 bin kadının hayatına dokundu. Aynı zamanda Kadın Sığınma Evi açarak 9 bin kadın ve çocuğa gönüllü destek sağladı. Mor Çatı gönüllülerinden Özgür Sunatay, vakfın 30 yılını değerlendirdi.

 

SEMRA TURAN - MA/İSTANBUL

1987’de Çankırı'da bir kadının açtığı boşanma davasında hâkimin "kadının sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etmeyeceksin" kararıyla reddetmesi üzerine Mor Çatı’nın kuruluş fikrinin doğduğunu anımsatan Sunatay, bunun da şu anda HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu'nun mahkeme tutanaklarını fark edip kadın örgütleriyle paylaşması üzerine duyulduğunu ve büyük bir yankı uyandırdığını aktardı.

Dayağa karşı kampanya

 Mahkemenin kararı üzerine tüm kadın örgütlerinin isyan ettiğini vurgulayan Sunatay, “Bu isyan yaygınlaştıkça Dayağa Karşı Kampanya başlatıldı. 17 Mayıs'ta Yoğurtçu Parkı'nda bir eylem gerçekleştirildi. Eylem büyük ses getirdi. Bundan yola çıkan feminist kadınlar ‘Dayağa karşı’ eyleminin politik bir araca dönüşmesi üzerine bir hat oluşturdu. Çeşitli şiddet ihbarlarının gelmesiyle buna karşı yapılması gerekenler üzerine Mor Çatı kuruldu” dedi.

İlk adres

 Mor Çatı’nın kuruluşundan bu yana feminist kadınların emeğinin büyük olduğunu söyleyen Sunatay, Mor Çatı’nın yaptığı çalışmalarla devletin şiddete karşı neler yapması gerektiği üzerine önemli bir politika ürettiğini ve yol gösterdiğini belirtti. 

Sunatay, şöyle devam etti: “Mor Çatı demek, öncelikle tüm kadınların dayanışacağı bir yer demek. Sığınak deyince kadınların ilk tercihi Mor Çatı oluyor. Şiddete uğrayan kadının bu arayışını karşı çıkmanın ilk adımı olarak düşünebiliriz. Biz de şiddetsiz bir hayat alternatifi için birlikte konuşup çözüm buluyoruz. Her kadının hikayesinde yeni bir şey öğreniyoruz.”  

‘Şiddet mağduru’ demiyoruz

 Sunatay, başvuru süreçlerinin ilk aşamasını ise şöyle anlattı: “Öncelikle şunu belirtmek isterim. Biz kadınlara şiddet mağduru sıfatı kullanmıyoruz. Biz her kadının çok güçlü olduğunu düşünüyoruz. Çünkü kadınlar şiddete karşı mücadele yollarını aradıkları için bize başvuruyor. İlk olarak bize telefon ve e-mail üzeri ulaşıyorlar. Arkadaşlarımız başvuruları alıp yönlendirme yapıyor. Mümkün olduğu sürece yüz yüze görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Nasıl bir hayat istedikleri, nelere karşı mücadele edecekleri ve etmeleri gerektiğini konuşup çeşitli çözüm alternatifleri üzerinde duruyoruz. İhtiyaç temelinde varsa çocuklarıyla birlikte sığınağa yerleştiriyoruz. Daha çok birlikte dayanışma kanallarını açmaya çalışıyoruz. Şiddet üzerine çalışma yürüten belediye ve STÖ’lerle işbirliği yapıp kadınlara olanak sağlıyoruz.” 

Devletin sığınak politikası negatif

 Sunatay, belediyelere ait sığınma evlerine de dikkat çekerek, “Mor Çatı çok önemli bir deneyim barındırıyor. 30 yılda feministler ‘sığınak nasıl olmalı?' sorusuna cevap aradılar ve nasıl uygulanması gerektiğini gösterdik. Kadın perspektifi sığınaklarda da olmazsa olmazımızdır. Devlet politikasının sığınaklara yönelik yaklaşımının negatif olduğunu düşünüyorum. Sığınak, personel sayısı ve bütçe yetersiz” ifadelerini kullandı. 

Pandemi ile birlikte kadın ile erkek arasındaki eşitsizlik nedeniyle şiddetin katmerleştiğini söyleyen Sunatay, buna karşı bütünlüklü bir mücadele verilmesinin önemine dikkat çekti.

Soylu ‘azaldı’, kadınlar ‘arttı’ diyor

 Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 25 Kasım arifesinde yaptığı “şiddet azaldı” açıklamasına da işaret eden Sunatay, “Bizim verilerimizde bir azalma yok, artmasıyla ilgili sorunlarımız var. Bakanlığın 'azaldı' demesinden ziyade, önceliği kolluk kuvvetlerinin şiddette karşı kadınların yanında olmaları için eğitim vermek olmalıdır. Şiddette uğrayan kadınlar emniyete başvurduklarında ya evlerine gönderiliyorlar ya da sığınma evinde bulunan kadınların adresini söyleyecek noktaya kadar varabiliyorlar. Bakanlığın öncelikle bunu gündeme alması gerekir. Bu konuda çalışma yürüten kadın örgütlerinden destek almalı, işbirliği içerisinde olmalıdır” diye konuştu. 

Dayanışma çok değerli

 Sunatay, 30’uncu yılına giren Mor Çatı’ya gelen destek mesajları için de şu ifadeleri kullandı: “Feminist kadın hareketin sözü çok karşılık buluyor. Gücümüzü sözümüzden alıyoruz. Mor Çatı 30 yıldır kadın mücadelesinin bir parçasıdır. Her kadın kendine ait bir şeyler hissedebiliyor. O yüzden desteklerin bu kadar yoğun olması olağan ve kıymetlidir. Bu dayanışma çok değerlidir.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.