Önemli olan dik durmaktır

Diaspora Haberleri —

29 Temmuz 2020 Çarşamba - 15:01

  • Münih TKP-ML davasında tek tutuklu yargılanan Müslüm Elma 5 yıl 4 ay sonra özgürlüğüne kavuştu. Kendilerine verilen cezaları bir yıldırma ve sindirme politikası olarak değerlendiren Elma, "Önemli olan bu saldırılara karşı dik durabilmektir” dedi.

PERVİN YERLİKAYA / MÜNİH

TKP-ML davasında 6 yıl 6 ay ile en ağır cezayı alan Müslüm Elma, faşist 12 Eylül askeri darbesi döneminde Diyarbakır 5. Nolu zindanında ağır işkenceler görmüş ve toplamda 22 yıl cezaevinde kalmıştı.

5 yıl 4 ay Almanya’da 129b maddesinden tutuklu bulunan Müslüm Elma’ya 6 yıl 6 ay ile en ağır ceza verildi. Önceki gün tahliye edilen Müslüm Elma, dava sürecini gazetemize değerlendirdi.

"Baştan itibaren bir tezimiz vardı. Bu dava haksız ve hukuksuz bir zemin üzerinde kurulan ideolojik bir davadır. Mahkemenin tutumu ve yaklaşımı hep bu yönde oldu” diye konuşan Müslüm Elma, dava açıldıktan sonra büyük bir destek gördüklerini ifade ederek, “Bu destek ve davadaki duruşumuz genel anlamda mahkemede bir baskı oluşturdu. Mahkeme karar açıklamasında dışarıda gelişen tepkilerin kendilerini rahatsız ettiğini ifade etti" dedi.

Dava boyunca dar bir savunma anlayışına girmediklerini belirten Müslüm Elma, "Özellikle Kürdistan’da uygulanan baskıları, Ortadoğu’da emperyalistlerin saldırganlığını ve Türk devletinin  barbarlığını olanaklarımız el verdiğince dile getirmeye çalıştık. İstediğimiz zaman açıklama yapma ve konuşma şansımız yoktu buna rağmen elimizden geldiğince anlatmaya çalıştık" diyerek  bundan sonra da saldırıların devam edeceğini, tutumun sınıfsal bir tutum olduğunu söyledi.

 

Omuz omuza mücadele

Devrimcilere yönelik baskı ve yıldırma politikalarının devam edeceğini kaydeden Elma, "Önemli olan bu saldırılara karşı dik durabilmektir. Hep birlikte mücadele etmek gerekir. Eğer bizler mücadele edersek, direnirsek bu baskılar azalacaktır. Bu süreçte en önemlisi birlikte mücadele etmekti. Hücrelerde her an bunu hissettik” vurgusunda bulundu.

Müslüm Elma cezaevindeyken, KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu’nun da selamını aldığını ve bunun kendisi için çok değerli olduğunu belirterek, "Yoldaşım Karasu şahsında bütün yoldaşları en içten devrimci duygularımla selamlıyor ve mücadelelerinde başarılar diliyorum. Bundan sonra omuz omuza mücadele edeceğiz, bundan kimsenin kuşkusu olmasın” ifadelerini kullandı.

Sindirme ve yıldırma politikası

12 Eylül Cunta sürecinde 20 yıl Amed Zindanı’nda kalan Müslüm Elma, "Düşman her yerde düşmandır. Ülkelerin, devletlerin sınırları olabilir ancak söz konusu devrimciler, yurtseverler, komünistler olunca hiç bir sınır tanınmıyor. Her yerde aynı düşmanlık yapılıyor. Amed Zindanı ile burayı karşılaştırmak gerekirse, sindirme ve yıldırma politikası aynıdır. Amed Zindanı’nda uygulanan zulüm elbet dünyanın başka yerlerinde uygulanmıştır. Ancak Amed Zindanı’nda uygulanan zulmün ne kadar büyük bir direnişe yol açtığını hepimiz yaşadık ve gördük. Burada da anti-demokratik, faşist uygulamaların çok büyük tepkilere ve direnişlere yol açacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Öz olan devrimci mücadele

5 yıl 4 ay tek başına bir hücrede kaldığını belirten Müslüm Elma, "Uzun bir süre tek bir kişi ile konuşma şansım olmadı, ama kendi kendimle sohbet ettim. Biz devrimcileri hücrede tek tuttuklarını düşünüyorlar, ancak asla yalnız değiliz. Ben o zindanda dışarıda dünyanın farklı yerlerinde gelişen meşru ve haklı mücadeleleri yüreğimde hissettim. Biz devrimciler haklı ve meşru mücadelemize dayanarak yürüdük ve yürüyeceğiz” dedi. Düşmanın kendilerini sadece tecrit ettiklerini sandıklarını ve bunun tecrit olmadığını sadece fiziki olarak tek başına kalmak olduğunu belirten Elma, "Devrimci iradenin aşamayacağı hiç bir şey yoktur. Bunun en büyük örneği Amed Zindanı’dır. Amed Zindanı benim için düşmanın zulmü değil, benim için büyük direniş ve yoldaşlıktır” diyerek bu yoldaşlıkların asla unutmayacağını belirtti.

Müslüm Elma son olarak, mahkeme süresince bu davayı takip eden ve yansıtan özgür basına da teşekkür etti.

Direndiği için bırakmadılar

Gazetemize konuşan TKP/ML Münih davasının avukatlarından Antonia Von der Behrens ise şunları kaydetti: "Müslüm Elma, 6 yıl 6 ay gibi ağır bir ceza aldı. Bu dava Türkiye’nin de ilgi alanı çerçevesinde yürütüldü. Ona rağmen bugün mahkeme salonundan çıktı. Tüm yapılan haksızlığa rağmen bizim sevindiğimiz bir durum bu.

Aslında mahkemenin başlamasından beri değişen bir şey olmadı. Bize göre kendisini daha önce tahliye etmeleri gerekiyordu. Özellikle de aldığı cezaya baktığımızda daha önce çıkmalıydı. Çıkmamasının nedeni, mahkeme heyeti karşısında göstermiş olduğu dirençten kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Müslüm Elma, dava aşaması boyunca savunma yaptı. Bundan kaynaklı da, tutabilecekleri kadar kendisini tuttular."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.