• Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde bir araya gelen Kürtler ve dostları, Bakanlar Komitesi’ne Türkiye nezdinde girişimde bulunması çağrısı yaptı ve Önder Apo’nun kalıcı bir barış için özgür olması gerektiğini belirtti.

 

BARIŞ BALSEÇER/STRASBOURG

Kürt halkı ve dostları, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 9-11 Haziran tarihli oturumları vesilesiyle Strasbourg’da eylemlerini sürdürüyor. Avrupa Konseyi binası önünde dün (9 Haziran) başlayan eylemde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında 2014 yılında verdiği ve halen uygulanmayan “Umut Hakkı” kararının hayata geçirilmesi talep edildi.

KCDK-E Eşbaşkanları Engin Sever ve Zübeyde Zümrüt, sürgünde yaşayan Kürt siyasi seçilmişler Hişyar Özsoy, Feleknas Uca, Ferhat Encü, Hatip Dicle, Faysal Sarıyıldız, Demir Çelik, Lami Özgen, Dilan Dirayet, Ayşe Acar Başaran, Nursel Aydoğan, Musa Farisoğlu ile DEM Parti Avrupa Konseyi Temsilcisi Fayik Yağızay da katıldı.

Çözüm için özgür olmalı

Siyasetçi Hişyar Özsoy’un İngilizce okuduğu ortak açıklamada, Önder Apo’nun Kürt sorununun çözümü ve barışın inşası açısından oynadığı role dikkat çekildi. Açıklamada, “Bugün burada, Abdullah Öcalan’ın barış için oynadığı kilit rolü tanımak ve Kürt Sorunu’nun siyasi çözümü yoluyla kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için Öcalan’ın özgür olması gerektiğini vurgulamak amacıyla bulunuyoruz” denildi.

12 yıl geçti adım yok

Açıklamada, AİHM’in kararının üzerinden 12 yılı aşkın süre geçtiği hatırlatılarak, mahkemenin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının işkence yasağını ihlal ettiğine hükmettiği ve Türkiye’nin Öcalan ile aynı koşullarda tutulan tutsaklara “Umut Hakkı”nın tanınmasını istediği ifade edildi.

Zaman daralıyor

Metinde ayrıca, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Eylül 2025’te Türkiye’ye, Haziran 2026 sonuna kadar “Umut Hakkı”nın nasıl uygulanacağını ortaya koyan bir eylem planı sunması için süre verdiği hatırlatıldı: “Zaman daralıyor ve harekete geçilmesi gerekiyor. Hareketsizlik, onlarca yılın en önemli barış ve demokrasi fırsatının kaçırılması riskini taşıyor.”

Açıklamada ayrıca Önder Apo’nun 1993 yılından bu yana birçok kez barış çağrısında bulunduğu, son olarak 2025 yılında yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile Kürt sorununun siyasi çözümünü hedeflediği vurgulandı. Dünya genelinde milyonlarca Kürt’ün Önder Apo’yu lideri ve meşru temsilcisi olarak gördüğü, farklı siyasi çevrelerden isimlerin de mevcut süreçteki müzakereci rolünü kabul ettiği kaydedildi.

Önümüzde iki yol var

Kürt toplumunun ve Türkiye’de yaşayan halkların geleceği açısından kritik bir dönemeçte olunduğu belirtilen açıklamada, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtlerin durumunun bölgesel etkilerine dikkat çekildi. Açıklamada, sürecin önünde iki yol olduğu; birinin “demokratik çözüm, barış ve birlikte yaşam”, diğerinin ise “çatışma, istikrarsızlık ve şiddetin yayılması” olduğu vurgulandı.

AK’ye üç talep

Açıklamanın sonunda Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne üç talep yöneltildi. Talepler şöyle sıralandı:

* AİHM’in 2014 tarihli kararının derhal uygulanması ve umut hakkının tanınması

* Türkiye’nin mahkeme kararını uygulamasını sağlamak amacıyla Bakanlar Komitesi’nin elindeki tüm denetim mekanizmalarını kullanması

* Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve barış sürecine tam katılımının sağlanması.

Yarın kitlesel eylem

Avrupa Konseyi binası önünde ise yarın (10 Haziran) saat 12:00’de Fransa, Almanya, Hollanda ve İsviçre başta olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden katılımın gerçekleşeceği kitlesel bir miting düzenlenecek. TJK-E ve KCDK-E de yaptığı açıklamada Kürtleri ve dostlarını, AK önünde yapılacak eyleme katılmaya çağırdı.