Bu rejim artık gitmeli

Kadın Haberleri —

İran kadın eylemleri /foot:AFP

İran kadın eylemleri /foot:AFP

  • İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh, kadınların İran’da Jîna Emînî’nin katledilmesinden sonra başlayan süreçte çok cesur rol oynadıklarını hatırlatarak, ülkede halkın “bu rejim artık gitmeli” diyerek demokratik bir yönetim istediğini belirtti.

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat 2026'da başlattığı hava saldırılarından bu yana 17 gün geçti. İran, rejim karşıtı sokak eylemlerinin yerini askeri çatışmalara ve bölgesel hesaplaşmalara bıraktığı kaotik bir döneme girdi. Ülke içindeki iletişim hatları büyük ölçüde kesilmiş, internet yok denecek kadar sınırlı, halk açlık ve yoksullukla boğuşurken rejim ise silahlanmaya devam ediyor. Bu ortamda, İranlı kadınların direnişi ve geleceğe dair umutları yeniden gündeme geliyor. Baskı, tehdit ve sürgünle yüzleşen kadınlardan biri olan Leila Kari Khamaneh, MA’dan Necla Demir Arvas’a yaşadıklarını ve İran’daki gelişmeleri anlattı: “Kadınlara düşman olan rejim bu süreçte kadınların direnişinden çok korktu. Ne olursa baskı kadınlara dönük oldu.”

Tahran’dan Almanya’ya mücadele

Tahran’da doğup büyüyen, aslen Tebriz’in Azerilerinden olan Leila Kari Khamaneh (48), üniversite yıllarından itibaren gazetecilik yaptı. 25 yıllık meslek hayatında rejimin baskıcı politikalarına tanıklık etti, haberleri nedeniyle defalarca tehdit aldı ve sonunda mesleğini icra edemez hale geldi. Ülkeyi terk etmek zorunda kalan binlerce İranlı kadından biri olarak önce 3 yıl İzmir’de yaşadı, ardından eşi ve kızı ile Almanya’ya yerleşti. Bugün hâlâ Farsça yayın yapan muhalif medya kuruluşlarında çalışıyor ve “Dadban” adlı insan hakları platformu üzerinden İran’daki siyasi tutsakların sesini dünyaya duyurmaya devam ediyor. Dadban, siyasi dava açılan, yıllarca hapis yatan hatta idam cezası alan kişilerin aileleriyle iletişim kuruyor, avukatlar aracılığıyla maddi-manevi destek sağlıyor ve kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.

Halk büyük bir hapishanenin içinde

Son saldırılarla birlikte İran’da durum iyice ağırlaştı. Leila Kari Khamaneh, “İnternet yok, mesaj atmak bile çok zor. Konsolosluklar üzerinden haber almaya çalışıyoruz. İran şu an çok kötü bir dönemden geçiyor. 12 günlük protestolarda net olmamakla birlikte 5 binden fazla kişiyi öldürdüler. Ailelere teslim edilen cenazelerin sayısını bile bilmiyoruz. Şimdiki savaşla birlikte her şey daha da ağırlaştı” ifadelerini kullandı.

Ailesinin büyük bölümü hâlâ İran’da kalan Leila Kari, onlardan sınırlı haber alabildiklerini söyleyerek, “İran çok güzel bir ülke, biz savaşın olmasını istemiyorduk. Ama İslami Rejim tüm dünya ile savaştı, en önemlisi de kendi halkıyla savaştı. İranlılar büyük bir hapishanenin içinde yaşıyor. Cezaevleri dolup taşıyor. Aileler cezaevindeki yakınlarından haber alamıyor” dedi.

Ekonomik kriz derinleşti

Uzun yıllar ekonomi gazeteciliği yapan Leila Kari Khamaneh, ülkedeki ekonomik çöküşü de şu sözlerle anlattı: “Her gün fiyatlara zam geliyor, insanlar çalışamıyor, para kazanmak imkansızlaştı. Akaryakıt zamları yeni bir şok dalgası yaratacak. Rejim, ülkenin zenginliklerini halk için değil, silah almak ve muhaliflere karşı kullanmak için harcıyor. “yoksul halkın bir kesimi rejim tarafından karın tokluğuna muhaliflere karşı savaştırılıyor. İtiraz edince, ses yükseltince katlediyorlar.”

Ülkemizde artık ağlamak yok

Leila Kari Khamaneh’e göre rejim kendisine halkını, özellikle de kadınları en büyük düşman olarak görüyor. “Bu hükümet ilk olarak kadınlara düşman” diyen Leila Kari Khamaneh, şunları ekledi: “O yüzden şimdi öncü olanlar kadınlar. Bir anne çocuğunun cenazesini almak için hükümete çok para vermek zorunda kalıyor. Cenazeyi alınca ne yapıyor bu anne? Dans ediyor. Neden dans ediyor? Bizim ülkemizde ağlamak yok artık. Tuttukları yas ve isyanlarını dile getirmenin bir yoludur dans etmek. Hükümet, İran halkından ağlamasını istiyor ama biz ağlamıyoruz. Böyle itiraz ediyoruz. İran halkı ne kadar üzgün olursa olsun artık yas tutmuyor.”

Kadınlar canları pahasına direndi

Jîna Emînî’nin katledilmesinden sonra başlayan süreçte kadınlar başörtüsü zorunluluğuna canları pahasına karşı çıktı. Leila Kari Khamaneh, “Kadınlara düşman olan rejim bu süreçte kadınların direnişinden çok korktu. Ne olursa baskı kadınlara dönük oldu. İran’da sokaklardan insanları almaya başladılar, evlere baskın yaptılar. İran’da yaşamak çok zorlaştı ama bence Molla rejimi artık bitiyor, bitecek. Ülkede değişimin ayak izlerine dair ipuçları var. Müdahale eden ülkelerin belirleyeceği Rehber mi olur, başka demokratik bir isim mi olur bilmiyoruz ama bundan sonra İran halkının kararı önemli” diye ifade etti. 

Geleceğe dair üç senaryo ve umut

Leila Kari Khamaneh, İran halkının artık rejimin gitmesini istediğini vurgulayarak, bundan sonra gelişebilecek olası üç senaryoya ilişkin şunları ifade etti: “Birincisi Rehber İran ülkesinden çıksın ama demokrat olsun talebi. Halk bu rehberin mollalar gibi olmasını istemiyor. İkincisi başka bir ülkeden başka bir ismin tayini. Üçüncüsü ABD’nin bir isim belirlemesi. Rıza Pehlevi’yi destekleyen bir kesim var ama halk bilmiyor ki ondan iyisi de var. Halk artık demokratik bir yönetim istiyor.”

Leila Kari Khamaneh, son olarak şu sözlerle çağrıda bulundu: “İran’da kadınlar çok cesur, öncü rol oynuyorlar. Devam etsinler. İyi günler gelecek, buna inanıyorum.” HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.