Son yazı!

Şoreş REŞİ yazdı —

17 Ağustos 2020 Pazartesi - 06:50

  • Bu köşedeki beraberliğimizin iki senesini doldurmuş olması ve şimdilik bir ara vermenin zamanının geldiğini bildirmek! Ara vermenin nedeni de elimde yarım kalmış projelerimi tamamlamak…

Böyle bir başlığın nedeni, bu köşedeki beraberliğimizin iki senesini doldurmuş olması ve şimdilik bir ara vermenin zamanının geldiğini bildirmek! Ara vermenin nedeni de, elimde yarım kalmış projelerimi tamamlamak. Bunlar arasında Canbeg Aşiretinin Tarihi, Dulqadiroğulları Tarihi, bir roman ve bir Halk Masalları kitapları. Daha önce yazmaya başladığım bu kitaplar yarım kaldı; çünkü köşe yazısı yazmak zaman, enerji ve büyük dikkat istiyor. Bu devirde, bunları her zaman bir arada bulmak kolay iş değil. Ayrıca köşe yazısı yazmak sanıldığı kadar kolay bir yazım türü değil. Konunun 3500 kelime içine sığdırılması gerekiyor. Bu alanda çok şey öğrendiğimi belirtmem gerekir. Bunun için özellikle de gazetemiz yöneticisi arkadaşlara bana bu fırsatı verdikleri için buradan teşekkür etmeyi bir borç olarak görüyorum.

İki yıllık zaman sürecinde şunu tekrar gördüm ki maalesef bizler çok az okuyan bir milletiz; yazar ile okur ilişkisi canlı değil, eleştiri hemen hemen yok gibi, egemen zihniyetin beynimize yerleştirdiği bazı kalıpları kırmak kolay değil. Elimden geldiği kadar okurun kafasında soru işaretleri oluşturmaya çalışarak gelecek nesilleri araştırmaya sevk etmeye ve bizim hakkımızda yazılanların doğru olmadığını anlatmaya çalıştım. Yazdıklarımın bazı yeni düşüncelerin başlangıcı olacağı umudunu hep calı tuttum...

Yeni düşüncelerin ve yeni arayışların da kurumlar sayesinde kalıcı olacağını, bütün Kürtlerin bu manada kurumlarına sahip çıkacağına, onları geliştireceğine ve yaşatacaklarına inanmak istiyorum. Çok değerli araştırmacılarımız var, bunların bir kurumun çatısı altında birleşeceğine, tarih, dil ve kültür alanında bilimsel araştırmalar yapacağına ve halkımızın bu kurumları yaşatacağına inanıyorum. Bu kurumların çalışmaları sonucu bütün taşların yeniden doğru bir şekilde yerine oturacağını, kendi tarih ve kültürümüzü kendi ellerimizle yazmanın önemini tekrar vurgulamak istiyorum. Bununla dünya halklarına Kürt ulusunun ne kadar köklü ve asil bir geçmişe sahip olduğunu görme fırsatı sağlamış olacağız.

Dilimiz Kürtçe ve lehçelerimiz üzerine çok yazdım ama son oralarak da bütün halkımıza tekrar hatırlatmak isterimki; ulus olarak yaşamımızı devam ettirmenin en önemli ayağı dildir. Dilini kaybeden ulus neferlerinin de zamanla yok olacağı kesindir. Bu nedenle her şart ve koşulda çocuklarımıza dilimizi öğretmemiz gerekir ve konuşmada ısrarcı olmalıyız. İşgalciler dilimizin yok olması için herşeyi yapıyor, bunu biliyoruz. Onlardan bir beklenti içinde olmamalıyız, onun yerine, gücümüzün yettiği şeyleri yapmamız hem daha verimli hem de anlamlı bir yanıt olacaktır. Bunun da tek yolu her evi bir okula dönüştürmek ve çocuklarımıza dilimizi sevdirmek. Buna da imkanı yok ise mahalle komiteleri oluşturarak bir eğitmenin tutulması ve çocuklarımızı eğitmesidir. Kısaca, eğer cocuk anadilini bilmiyorsa öncelikle bunun tek sorumlusu anne ve babasıdır; günahı bunların boynundadır.

Yazılarımda da görüldüğü üzere, ikinci önem verdiğim konu, tarihimizi bilmek. Tarihimiz talancılar tarafından yok sayılmakta, tersyüz edilmekte ve kendilerine mal etmek istemektedirler. Bunun için şimdiye kadar bütün öğrendiklerinizi atın, çünkü öğrendiğimiz hiç bir şey doğru değil. Kendi araştırmacılarımızın yazılarını okuyun ve onlara destek verin ki bu alanda doğrular tekrar yerli yerine otursun.

Siyasetten fazla hoşlanan bir insan değilim ama siyasetsiz de olmuyor, çünkü önemli ve yaşamımızı etkileyen bütün kararlar siyasetçiler tarafından alınıyor. Bu nedenle, kendi aramızdaki siyasi farklılıklara tahammüllü olmamız medeni insan olmanın gereğidir. Ama bizi ve kültürümüzü yok etmeye çalışan bir zihniyetin yanında siyaset yapmanın hiçbir gerekçesi olamaz. Bu kesinlikle red edilmelidir. Bunun için, insanlarımızın tercihlerini inanç, makam, para ve popülariteye göre değil, siyasilerin ulusumuza bakış açısına göre seçimini yapması yaşamsal önemdedir.

Bir başka zamanda buluşmak dileğiyle hepinize sağlıklı, barış ve özgürlük dolu günler dilerim. Heta hevdîtineka din bi xatirê we!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.