- Barış karşıtı, savaş rantından ve statükodan beslenen anlayışların, süreci manipüle etmeye devam edeceği uyarısında bulunan DEM Parti Grup Başkanvekili Temelli, bu tür dezenformasyonların önüne geçebilmek adına Rêber Apo'nun aktif rol alabileceği, şeffaf ve ulaşılabilir bir zeminin yaratılmasının şart olduğunu vurguladı.
AZİZ ORUÇ / İSTANBUL
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 'çerçeve yasa'nın çıkması ve Cumhurbaşkanı Yardımcı başkanlığından kurulun ilk toplantısını yaparak dört temel alt komisyon/kurul oluşturma kararı almasını hatırlatarak, artık ilk adımını atıldığını söyledi. Sürecin toplumsal ve siyasi takibi amacıyla Meclis bünyesinde ayrı bir İzleme Komisyonu kurulmasının beklendiğini anımsatan Temelli, "Sürecin şeffaf yürütülmesi için bu komisyon da çok önemli olacak. İktidar da bu temelde süreci gizleyen değil, şeffaf ve gerekli adımları atarak yürütmelidir. Alt komisyonların çalışmalarını da pratikte hep birlikte izleyeceğiz” dedi.
Rêber Apo'nun konumu
Rêber Apo'nun, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda yer almasının süreç açısından çok önemli olduğunu belirten Temelli, konuyu sadece silahsızlanmaya indirgemenin eksik bir yaklaşım olacağını vurguladı. Temelli, şunları kaydetti: "Sürecin tüm boyutlarıyla ve en kapsamlı şekilde sürdürülebilmesi için Sayın Öcalan’ın bu müzakereyi, gelişmeleri ve koordinasyonu gerçekleştirebilecek bir konumda bulunması gerekiyor. Sayın Öcalan’ın bir koordinasyon mekanizması içinde yer alması, özellikle silahsızlanma ve bunun ötesinde siyasallaşma açısından kritik önem taşıyor. Burada asıl altı çizilmesi gereken husus, siyasallaşmadır, toplumsallaşmadır. Yeni siyasal yapılanmanın demokratik siyaset anlayışıyla örülmesidir. Kendisinin bu süreçte yer alarak hem müzakere hem de diyalog mekanizmalarına dahil olması, büyük bir önem arz etmektedir. Temennimiz, geçmişteki gibi aksamaların yaşanmadığı, sürekliliği olan, sağlıklı ve çalışma ile yaşam koşullarını da dikkate alan bir sürecin bir an önce başlatılmasıdır. Komisyonla beraber Sayın Öcalan’ın bu koşullarının da oluşturulmasını bekliyoruz."
Başmüzakereci gerçeği
Rêber Apo'nun bu komisyon çerçevesinde silahsızlanma prosedürlerine dair en önemli inisiyatif adresi olmasının yanı sıra yeni dönemin siyasal yapılanmasında da rol almasının zorunluluğuna dikkat çeken Temelli, şöyle devam etti: "Önümüzdeki dönemin siyaset inşasında yer alması gereken bir başmüzakereci olduğu gerçeğini görmek gerekir. Silahlı mücadelenin sona erdiği, büyük bir değişim ve dönüşümün yaşandığı bu süreçte, en etkili aktörlerden birini yok sayarak hareket etmek eşyanın tabiatına aykırıdır. Mevcut yasa, kurulan komisyonlar ve gelinen aşama, bir müzakerenin sonucudur. Bu iradeyi ortaya koyan bir aktörü yeni siyasi dönemde dışarıda bırakmak kabul edilemez. Geçmişin kodlarıyla karşı çıkanlar olsa da rasyonel akıl ve bölgesel gerçekler bunun gerekliliğini ortaya koyuyor. Bugün Türkiye’de topyekûn demokratikleşmeye uzanan yeni bir siyasal perspektiften bahsedebiliyorsak Sayın Öcalan sayesindedir. İnkâr edilmeyen bu gerçekliği hayata geçirmek için artık en hızlı ve akılcı adımları atmak gerekir. Bununla Sayın Öcalan’ın da koşulları değişecek ve süreci yürütecek."
Sabote edilme riski
Sürecin sağlıklı işleyebilmesi için şeffaflığın kritik bir unsur olduğunu vurgulayan Temelli, şeffaflıktan uzak her sürecin sabote edilmeye açık hale geldiğinin altını çizdi. Temelli, son günlerde yaşanan tutanak ve belge tartışmalarının da bu durumun bir sonucu olduğunu belirtti. Barış karşıtı, savaş rantından ve statükodan beslenen anlayışların, süreci manipüle etmeye devam edeceği uyarısında bulunan Temelli, bu tür dezenformasyonların önüne geçebilmek adına Rêber Apo'nun aktif rol alabileceği, şeffaf ve ulaşılabilir bir zeminin yaratılmasının şart olduğunu vurguladı.
Tüm kanallar açılmalı
Şeffaflık kavramının sadece sızdırılan tutanaklar veya evrak paylaşımları üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirten Temelli, asıl olanın doğrudan iletişim kanallarının açılması olduğunu dile getirdi. Kamuoyunun ve ilgili çevrelerin tutanaklar üzerinden spekülasyon yapmak yerine doğrudan muhatabıyla görüşebilmesi gerektiğinin altını çizen Temelli, istediği tüm kanallara, toplumsal kesimlere ve yapılara ulaşabilme hakkının tanınmasını istedi.
1 Ekim’i beklemeyebilir
Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere ve Meclis’in takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sezai Temelli, Meclis’in tatilde olmasının yürütülen sürece engel teşkil etmediğini söyledi. Meclis Genel Kurulu çalışmalarına ara vermiş olsa da komisyonların ve diğer organların aktif şekilde çalışabileceğinin altını çizen Temelli, kurulması planlanan Meclis İzleme Komisyonu'nun faaliyete geçmek için 1 Ekim’i beklemek zorunda olmadığını ifade etti.
Adımlar hızlanmalı
Atılması gereken adımların bir an önce ve hızla atılması gerektiğini vurgulayan Temelli, mevcut komisyonların ve mekanizmaların çalışmasının önünde hiçbir engel bulunmadığını belirtti. Sürecin zamana yayılmaması gerektiğine dikkat çeken Temelli, kamuoyunda oluşan beklentinin uzatılmaması ve adımların gecikmeksizin hayata geçirilmesi çağrısını tekrarladı.