- Türkiye ve Kuzey Kurdistan’da yurttaşlar, artan enflasyon, işsizlik, yoksulluk nedeniyle bu yılı da açlık ve sefaletle geçirdi.
AKP iktidarının, Cumhuriyetin 100. yılına denk gelen 2023 yılı için açıkladığı hedeflerin hiçbirini gerçekleştiremedi. Evde araba alabilmek, artık orta gelir grubu için hayal oldu.
Ekonomik kriz, 2020’den beri devam ediyor. Enflasyon, sürekli artarken, işsizlik, yoksulluk ve dur durak bilmeyen zamlar nedeniyle yurttaşlar nefes alamaz hale geldi. Yılın ikinci ayında yaşanan deprem sonrası kriz katlandı; yurttaşlar en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorluk çekiyor. Krizin ve depremin faturası ise yine yoksul halkın omuzlarına yüklendi.
Şimşek de çözemedi
Nurettin Nebati döneminde sürdürülen faiz-kur politikasının iflas etmesi sonucu sıklıkla teklif götürülen eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 3 Haziran’da bir kez daha Hazine ve Maliye Bakanı oldu. Serbest piyasa ekonomisi ve ortodoks politikalar uygulayan Mehmet Şimşek’in gelişinden bu yana belirli kesimlerde hissedilen umut, yerini hayal kırıklığına bıraktı. Ekonomi politikalarının üç temel ayağını; mali disiplin, enflasyonun tek haneye düşürülmesi ve yapısal reformlar olarak açıklayan Mehmet Şimşek’in planlaması, hayata geçmediği gibi kemer sıkma politikaları nedeniyle yurttaşlar büyük zorluklar yaşadı.
Savaşa 470 milyar
2023 bütçe taslağına göre yaklaşık 3.2 trilyon lira vergi toplanması bekleniyordu. Bunun yaklaşık 1/3'ü faiz ödemeleri ve kur korumalı mevduat (KKM) hesabı ödemeleri; 565 milyar faiz, 500 milyar KKM için harcandı. Milli gelirin (yaklaşık 18 trilyon lira) dörtte biri büyüklüğünde (4,5 trilyon lira) olması beklenen 2023 bütçe harcamalarının yaklaşık yüzde 10’u savaşa ayrıldı. Bütçede 2022’de resmi olarak savaşa 240 Milyar TL para harcanırken 2023 bütçesinde yüzde 98 farkla bu rakam 470 milyar oldu. Türkiye resmi rakamlara göre dünyanın en çok savunma ve silahlanma harcaması yapan 16. devleti oldu.
100. yıl hedefleri tutturulamadı
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 100. yılına dair AKP hükümetinin 12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde 2023 yılı için açıkladığı hedefleri tutturması bir yana o dönem ev ve araba alabilen insanlar şu an bir bisiklet dahi alamaz hale geldi. Hükümet 2023 yılı için Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) hedefini 2 trilyon dolar olarak koymuştu. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Ekim 2023 tahminlerine göre Türkiye’nin 2023 sonunda GSYH’si 1 trilyon 155 milyar olacak. Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir ise düşmeye devam ediyor.
Depremin ekonomiye maliyeti
6 Şubat depremi olduğunda asgari ücret 8 bin 506 TL, açlık sınırı ise 8 bin 865 TL idi. Yerle bir olan deprem bölgesinin inşası, yurttaşların zararlarının karşılanması ev ve iş yerlerinin zarar görmesi ve tüm bu tablonun 50 milyar dolar maliyeti olduğu dillendiriliyor. 2022 verilerine göre depremin etkilediği 10 ilin toplam ihracattaki payı yüzde 8,5 (21,6 milyar dolar), en fazla etkilenen (Maraş, Hatay ve Adıyaman) ihracattaki payı yüzde 2,2 (5,6 milyar dolar.) Bu üç ilin ihracat kaybının yüzde 50 – 60 düzeyinde olabileceği (2,5 – 3,5 milyar dolar) diğer illerin de ihracat kaybının yüzde 10’lar düzeyinde kalacağı (1,5 milyar dolar) buna göre toplam ihracat kaybının yaklaşık olarak 7 milyar dolar olacağı ifade edildi.
Enflasyon ne durumda?
Türkiye’de ekonomi deyince akla gelen ilk verilerden biri enflasyon. TÜİK’e göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım’da bir önceki aya göre yüzde 3,28; bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 60,09; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,98 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 53,40 olarak gerçekleşti. Üretici fiyat endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 2,81; bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 42,59; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,25 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,15 artış gösterdi. ENAG’ın enflasyon tespitleri ise TÜİK’in iki katını aşıyor. DİSK-AR'a göre ortalama gıda enflasyonu yüzde 67, emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 82,5. DİSK-AR, dar gelirlinin gıda enflasyonunu ise yüzde 106 olarak hesapladı.
İşsizlik rakamları
Hükümetin açıkladığı rakamlarda en büyük çelişki işsizlik rakamlarında yaşanıyor. TÜİK’in rakamlarına göre Haziran’da işsizlik oranı 9,6 olarak gerçekleşti. DİSK-AR’ın ‘İşsizlik ve İstihdamın Görünümü’ raporuna göre, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 21,3 seviyesinde gerçekleşti. Geniş tanımlı işsiz sayısı, Ekim 2023’te 8 milyon 143 bin olarak gerçekleşti. DİSK-AR raporunda, TÜİK’in açıkladığı gerçek işsiz sayısının gerçeği yansıtmadığı ifade edilerek “Gerçek işsiz sayısı 8,1 milyondur” denildi.
2023’te bitmeyen zam yağmuru
2023 yılına girerken asgari ücret 8 bin 506 olarak belirlenirken, gıda, benzin ve ürünlere gelen zamların yanı sıra konut kiralarında da artış yaşandı. Neredeyse yüzde 500’lere kadar yapılan zamlar karşısında yurttaşlar barınmakta zorluk çekti. Öte yandan yeni yıldan itibaren araç park cezası 392 liradan 873 liraya, hız cezası en düşük 952 liraya çıktı. Yurt dışından telefon getiren 6 bin 91 lira harç ödemesi kararlaştırılırken, en ucuz pasaport 690 liraya, MTV en ucuz 2 bin 927 liraya çıktı. Evi olanlar ise Emlak Vergisi’ni gelecek yıla oranla yüzde 61.5 zamlı ödedi. Doların artması ve kur etkisi nedeniyle birçok ilaca da zam geldi.
Borçlanarak yaşanılıyor
Türkiye Bankalar Birliği’nin 2023 verilerine göre tahsili gecikmiş alacak olarak 3, 4 ve 5’inci gruplarda sınıflandırılan, tahsil imkanı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki krediler 158 milyar TL oldu.
İntiharlarda artış
2018-2022 yılları arasında resmi rakamlara göre en az bin 477 yurttaş geçim sıkıntısı nedeniyle yaşamına son verdi. 2023’te de ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşanan intiharlar devam etti. Eylül ayında bir günde üç sağlık emekçisi yaşamına son verdi. Ekonomik kriz, güvencesizlik, mobbing, uzun çalışma saatleri ve tükenmişlik nedeniyle yaşanan intihara sürüklenmelere öğrenciler de eklendi. Eskişehir’de bir hafta içinde iki öğrenci intihara sürüklenerek yaşamını yitirdi. Barınma, yemekhane, ulaşım okul ücretleri derken öğrenciler de krizden derin bir şekilde etkilendi. Son olarak Tokat/Erbaa’da mısır ve kestane tezgâhı belediye görevlilerince kaldırılmak istenilen H. Yıldırım üzerine döktüğü benzini ateşe vererek kendini yaktı.
Eğitim bütçesi geriliyor
Eğitim masraflarını ve beslenme masraflarını karşılayamayan aileler çocuklarını okula gönderemiyor. İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Kent Gündemine Bakış serisinde 'Ekonomik Krizin Eğitim Maliyeti' raporuna göre 2016’da GSYH içerisindeki payı yüzde 4,21 olan eğitim bütçesinin 2023 yılı içindeki payı yüzde 3,48’e gerilerken, 2016 yılında eğitime merkezi yönetim bütçesi içinde yüzde 19,24 olarak ayrılan pay 2023’te yüzde 14,53’e geriledi.
Dört çocuktan biri aç gidiyor
Benzer biçimde, merkezi bütçe yatırım ödeneğinden 2022’de MEB yatırımlarına yüzde 22,34 oranında pay ayrılırken bu oran 2023’te yüzde 12,65’e geriledi. Nüfusun dörtte birinden fazlasını (yüzde 27) oluşturan çocukların dörtte üçü okul çağında; okul çağındaki çocukların da en az dörtte birinin okula aç gittiği hesaplanıyor. JINNEWS/ANKARA
*****
Zam değil, para yanılsaması
Asgari ücrete yapılacak artışın zamlar karşısında eriyeceğini söyleyen Prof. Dr. İzzettin Önder, “İşçi zam aldığını düşünüyor, ancak bu zam değil, para yanılsamasıdır” dedi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2024 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamındaki ikinci toplantısını 18 Aralık 2023 Pazartesi günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda gerçekleştirdi. Toplantıda, işveren tarafını temsilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), işçi kesimini ise Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) temsil etti. Yeni yıla sayılı günler kalırken, gözler komisyonun üçüncü toplantısına çevrildi. Prof. Dr. İzzettin Önder, devam eden asgari ücret görüşmelerine dair MA’ya konuştu. Devletin, amacı gereği daima işçi ve emekçinin ücretini baskılama yönünde hareket ettiğini belirten Önder, bunu da açıktan değil sanki işçinin yanındaymış gibi bir görüntü vererek yaptığını söyledi.
Borçları ödemek için
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın bu yıl da yanına “işçi ile işveren temsilcilerini” almasını göstermelik olarak tanımlayan Önder, “Türkiye’de hem devlet hem de özel sektörün 500 milyar dolarlık bir borç yükü var. Özel sektör bir yerden işçiyi baskılayarak kazandığını alacak ki, borcunu döviz olarak ödeyebilsin. Devlet de daha fazla vergi toplayacak ki borcunu ödeyebilsin. Dolayısıyla ortada bir yük var ama bütün mesele; bu yükün kimin üzerine yığılacağıdır” şeklinde konuştu.
İşçinin ücreti artmıyor
Maaşlara yapılacak zammın zamlar karşısında eriyeceğine dikkat çeken Önder, şunları söyledi: “Maaşlara zam gelecek, asgari ücrete zam gelecek. Zam, devletin kendi vergi dilimlerinin ayarlamasına baktığımızda bu ücreti eritecek şekilde olacak. İşçinin yaşadığı enflasyon yüzde 100, hatta daha üzerindeyken TÜİK’in enflasyonu düşük gösteren rakamları işçinin maaşında yapılacak zamma etki ediyor. İşçi de biraz zam aldığını düşünüyor, ancak bu zam değil para yanılsamasıdır. Çünkü mühim olan ürünlere gelen zamlardır. Devlet, sadece para olarak zam yapmıyor, aynı zamanda yükünü kime yıkacağının tercihini de yapıyor. İşçilerin bunu anlaması lazım.”
*****
Emeklilere zam yapmış gibi olabilir
Emekli maaşı, Aralık ayı enflasyon rakamlarını belli olmasıyla ortaya çıkacak ancak emekli maaş zammı kök aylıklara yapılmasından milyonlarca emekli 7 bin 500 TL almaya devam edebilir.
Emekli maaşı yaklaşık 15 milyon emekli tarafından merakla bekleniyor. TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon Kasım itibarıyla son 5 ayda yüzde 34 oldu. Aralık enflasyonun açıklanmasıyla son 6 aylık enflasyon ortaya çıkacak. Zamlar ise kök aylıklar üzerinden yapılıyor. Yani gelen zam 7 bin 500 lira üzerinden yapılmayacak.
En düşük emekli aylığı ile asgari ücret makasının artacağı gibi 6 milyon emekli, TÜRK-İŞ’in verilerine göre Kasım’da 18 bin 239 lira olarak açıklanan açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılacak.
İktisatçı Prof. Dr. Aziz Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yüzde 50 artış yapılsa dahi milyonlarca emeklinin sıfır zam ya da düşük zam alabileceğini gündeme getirdi. Bunun nedeni ise zammın, fiilen ele geçen en düşük emekli aylığı 7 bin 500 TL üzerine değil kök aylıklara yapılması... Aralık ayı enflasyon oranının açıklanmasıyla emeklinin alacağı zam da netleşecek. Emekliler şu anda 5 aylık yüzde 33.66 oranında artışı hak etmiş durumda. 6 aylık enflasyon ise yüzde 38-40 seviyelerinde bekleniyor. Hazine desteğiyle maaşları 7.500 liraya tamamlanan düzenlemeden faydanalan SGK, Bağ-Kur ve EYT’den emekli aylığı alanlarla birlikte 11 milyona yakın vatandaş sıfır ya da çok düşük zam oranlarıyla karşı karşıya kalabilir. Kök maaşı yaklaşık 5 bin 500 lira olan 6 milyon vatandaş, 6 aylık enflasyon oranı yüzde 40 olur ve bu oran üzerinden zam alırsa artış 2 bin 200 TL olacak ve aylığı 7 bin 700 lirada kalacak. Yani emeklinin aldığı gerçek zam oranı aslında yüzde 2.6 olacak. Seçim öncesi olduğu için eğer iktidar artışı yüzde 50’ye çıkarırsa aynı kök aylık üzerinden yapılan hesaplamada da maaş ancak 8 bin 250 lirayı görebilecek. Bu hesaba göre de mevcutta 7 bin 500 TL alan emeklinin cebine yansıyan gerçek zam yüzde 10’da kalacak. Kök aylığı 5 bin lira olan emekli yüzde 50 zam aldığında ise maaşı 7 bin 500 liraya ulaşacak ve temmuzdan bu yana Hazine desteğiyle aldığı aynı maaşı almaya devam etmek zorunda kalacak.
SGK’nin Eylül 2023 verilerine göre emekli sayısı dosya bazında 14 milyon 958 bin 820; kişi bazında ise 15 milyon 751 bin 971. Emekliler, son 20 senede en kötü dönemi 2023’te yaşadı. 2003’te en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47 idi; yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katı idi. 2023’ün ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi; yani en düşük emekli maaşı, asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.
*****
Tarımsal girdi yüzde 40,11 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2023’e ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) açıkladı. Tarım-GFE'de (2015=100), 2023 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 35,87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,11 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 51,53 artış gerçekleşti.