Yerli halklar işkence görüyor
Dünya Haberleri —

Dünya İşkenceye Karşı Mücadele Örgütü
- Dünya İşkenceye Karşı Mücadele Örgütü, Latin Amerika’daki yerli halklara yönelik işkence ve hak ihlalleri raporunu yayınladı. Rapor kıta genelindeki işkence ve ayrımcılık konusunda yapılan ilk çalışma özelliğini taşıyor.
Kuruluşun iki sene boyunca topladığı bilgiler ışığında yayınladığı raporda Latin Amerika’da neredeyse tüm yerli grupların haklarının anayasa tarafından güvenceye alınmasına rağmen bunların yaşamda karşılığı olmadığı ve yerlilerin kolektif ve birey olarak insan hakları ihlallerine maruz kaldıkları tespit edildi.
Yerli halklar yerlerinden ediliyor
Yerli halklara yönelik önde gelen işkence ve insan hakları nedenlerinden biri topraklarının ellerinden alınmak istenmesi. Genelde büyük şirketlerin üretim tesisleri, devletlerin enerji projeleri gibi kırsal alanlarda geniş arazilere ihtiyaç duyulduğu zaman yerli halklar sadece devletin değil, bölgedeki toprakların değerleneceğini düşünen kriminal grupların da hedefi oluyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde Peru’da üç yerli lider silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.
Yerliler daha fazla devlet şiddetine uğruyor
Yerli halklar baskı altına alındıkları zaman gösteri, protesto ve benzeri anayasal haklarını kullanmaları durumunda ise daha fazla devlet şiddetine uğruyor. Şiddet çoğu zaman orantısız güç uygulanması, gözaltında işkence, taciz ve organize ırkçı saldırılar şeklinde kendini gösteriyor.
Yerli hakları savunucuları kriminalize ediliyor
Yerli halklardan gelen insan hakları savunucuları da hemen hemen tüm Latin Amerika ülkelerinde kriminalize ediliyor. Yerli halkların kendi toplumsallıklarını geliştirme, daha fazla otonomi elde etme amacıyla kurdukları kuruluşlar da devlet şiddetinin hedefi oluyorlar.
Raporda Latin Amerika ülkelerinde çok sayıda insan hakları savunucusunun da suikasta uğradığı da ifade ediliyor.
Cinsel şiddet ve tecavüz
Yerli kadınlar, kendi toplumlarındaki erkek egemenlikli zihniyetin yanı sıra, hor görülen ve ayrımcılık uygulanan bir topluluğa üye olarak görüldükleri için çok daha fazla cinsel şiddet ve tecavüze uğruyor. Tecavüz ve taciz özellikle toplumsal olayların ardından yaşanan gözaltılarda güvenlik güçleri tarafından yaygın bir şekilde kullanılarak bilinçli bir şekilde caydırıcılık sağlanmaya çalışılıyor.
Tespitler ve öneriler
Raporda ırkçılığın Latin Amerika’daki ülkelerin siyasal, adli ve toplumsal sistemlerinde kökleştiği belirtilerek buna karşı ulusal, bölgesel ve uluslararası yargı ve güvence mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bu mekanizmalarda yerli halkların temsillerinin de yer alması gerektiğinin vurgulandığı raporda BM ve Amerika kıtası kuruluşlarında yerli halklara işkence ve kötü muamelenin ayrıca ele alınması gerektiği vurgulanıyor.







