- Saksonya-Anhalt’ta AfD’nin yüzde 40’ın üzerinde oyla birinci parti çıkması ihtimali güçleniyor. Ancak bu sonuç, partinin hükümet kurabileceği anlamına gelmiyor. CDU’nun AfD’yekapıyı kapatması ve BSW’nin yüzde 5 barajını geçip geçemeyeceği, seçim sonrası iktidar denkleminde belirleyici olacak.
REWŞAN DENİZ
Saksonya-Anhalt’ta 6 Eylül’de yapılacak eyalet seçimleri, Almanya’da sonuçları en yakından takip edilecek seçimlerden biri olacak. Bunun temel nedeni, aşırı sağcı parti AfD’nin eyalet tarihinde ilk kez hükümetin başına geçme ihtimalinin ciddi biçimde gündeme gelmesi. AfD’nin oy oranları son anketlerde yüzde 40’ın üzerinde seyrediyor ve CDU’nun açık ara önünde. Ancak AfD’nin birinci parti olması ile tek başına hükümet kurabilmesi aynı şey değil. Bunun için Eyalet Meclisi’nde (Landtag) çoğunluğu elde etmesi gerekiyor. Şimdilik asıl soru, seçimden sonra AfD’yi iktidardan uzak tutmak isteyen partilerin nasıl bir hükümet formülü bulacağı.
AfD birinci sırada
10 Ağustos tarihli Insa araştırmasında AfD yüzde 42 ile birinci sırada. CDU yüzde 22 ile ikinci, Sol Parti ise yüzde 13 ile üçüncü sırada. SPD yüzde 6, Yeşiller ve FDP ise yüzde 4 seviyesinde. BSW ise yüzde 5 ile baraj sınırında görünüyor. Ancak farklı araştırmalar partiyi barajın altında da gösteriyor. Bu nedenle BSW’nin Landtag’a girip giremeyeceği seçim gecesinin en kritik sorularından biri olacak. Nitekim daha yakın tarihli araştırmalardan birinde BSW yüzde 4 civarında ölçülüyor.
Hükümet kurma işi karmaşık
Bu tablo hükümet kurma işini oldukça karmaşık hale getiriyor. CDU, AfD ile işbirliğini reddediyor. CDU’nun Sol Parti ile resmi bir koalisyon kurması da mevcut siyasi çizgisiyle mümkün görünmüyor. SPD ile birlikte kurulacak bir CDU hükümeti ise mevcut oy oranlarıyla çoğunluğa ulaşamıyor. BSW’nin yüzde 5 barajını geçip geçmemesi bu nedenle seçim sonrasında ortaya çıkabilecek hükümet seçeneklerini doğrudan etkileyebilir.
AfD ile ‘Brandmauer’ sınırları
Alman siyasetindeki Brandmauer, yani "yangın duvarı", ana akım partilerin AfD ile koalisyon kurmaması ve kurumsal siyasi işbirliğine girmemesi yönündeki siyasi çizgiyi ifade ediyor. Saksonya-Anhalt seçiminde bu ilkenin sınırları özellikle önemli. Çünkü AfD yüzde 40’ın üzerinde oy alarak açık ara birinci parti olsa bile CDU, AfD ile hükümet kurmayı reddediyor.
Saksonya-Anhalt’ın CDU’lu Başbakanı ve seçimlerde partisinin Başbakan adayı Sven Schulze, AfD’ye karşı tutumunu net biçimde ortaya koydu. Schulze, yeni kurulacak hükümetinde AfD’denbakan olmayacağını açıkladı. Aynı açıklamalarda Sol Parti’den de bakan istemediğini belirtti. Dolayısıyla AfD’nin seçimden birinci çıkması, otomatik olarak hükümete girmesi anlamına gelmeyecek.
Sol Parti’yle ‘Unvereinbarkeitsbeschluss’
CDU’nun Sol Parti ile ilgili tutumunda da benzer bir ayrım var. CDU’nun Aralık 2018’de aldığı ve daha sonra yeniden teyit ettiği bağdaşmazlık ilkesiyle (Unvereinbarkeitsbeschluss) Sol Parti’yle (DieLinke) de koalisyon kurmayı dışlıyor. Bu sebeple CDU liderliğinde bir azınlık hükümetinin kurulması en akla yatkın seçenek olarak görülüyor. CDU, Sol Parti ile koalisyon kurmadan, mecliste konuya göre değişen çoğunluklarla hükümet edebilir. Sol Parti de AfD’nin iktidara gelmesini engellemek için böyle bir modele belirli koşullarda destek verebileceğini söylüyor. Son dönemde bu ihtimalin CDU ve Sol Parti dışındaki siyasetçiler tarafından da tartışmaya açılması, seçim sonrasındaki denklemin ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor.
BSW tekrar kilit parti olabilir
Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), Ocak 2024’te kurulmasının ardından girdiği ilk seçimlerde Almanya’daki siyasi dengeleri kısa sürede değiştirdi. 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 6,2 oy alarak altı sandalye kazandı. Aynı yıl Thüringen’de yüzde 15,8 oyla üçüncü parti oldu ve CDU ile SPD’nin yanında hükümet ortağı konumuna yükseldi. Saksonya’da yüzde 11,8, Brandenburg’da ise yüzde 13,5 oy aldı. Brandenburg’da SPD liderliğindeki hükümete ortak oldu. Ancak bu koalisyon Ocak 2026’da sona erdi. Brandenburg Başbakanı Dietmar Woidke, BSW içindeki bölünmeler ve koalisyonun siyasi çoğunluğunu kaybetmesi üzerine hükümeti feshetmişti.
Seçim, BSW için de sınav
BSW’nin federal düzeydeki en büyük hayal kırıklığı ise 2025 Bundestag seçimlerinde yaşandı. Parti yüzde 4,981 oy alarak yüzde 5’lik barajın hemen altında kaldı ve Federal Meclis’e giremedi. Sonraki dönemde parti içinde yaşanan tartışmalar ve Brandenburg’daki koalisyonun çökmesi de BSW’ninsiyasi geleceği hakkındaki tartışmaları büyüttü. Bu nedenle Saksonya-Anhalt seçimi BSW için yalnızca bir eyalet seçimi değil, partinin Almanya siyasetindeki geleceği açısından da önemli bir sınav olacak.
BSW nasıl bir yol izleyecek?
BSW’nin Saksonya-Anhalt’taki önemi yalnızca hükümete girip girmeyeceğinden kaynaklanmıyor. Asıl mesele, partinin AfD’nin iktidara giden yoluna nasıl yaklaşacağı. BSW, AfD ile klasik anlamda bir koalisyona girmeyi reddettiğini daha önce açıklamış olsa da AfD söz konusu olduğunda diğer partilerden farklı bir siyasi çizgi izliyor. Parti, AfD’nin milyonlarca seçmen tarafından tercih edildiğini ve tamamen dışlanmasının doğru olmadığını savunuyor. Son açıklamalar ise bu çizgiyi daha da ileri taşıdı.
Partiler üstü hükümet modeli
BSW Eşbaşkanı Amira Mohamed Ali, seçimden sonra sabit bir koalisyon yerine değişken çoğunluklarla çalışacak partiler üstü bir hükümet modeli önerdi. Bu modelin AfD’nin dahil edilmesiyle de mümkün olabileceğini söyledi. Daha da önemlisi, BSW’nin önerdiği model kabul edilmezse Başbakan seçiminin üçüncü turunda çekimser kalabileceğini açıkladı. Bu önerinin siyasi sonucu daha da önemli. Zira Saksonya-Anhalt’ta Başbakan, ilk iki turda Landtag’dakimilletvekillerinin çoğunluğuyla seçilecek. Üçüncü turda ise kullanılan oyların çoğunluğu yeterli olacak. Dolayısıyla BSW’nin üçüncü turda çekimser kalması, diğer partilerin kendi adaylarını seçtirememesi halinde AfD’nin Başbakan adayı Ulrich Siegmund’un seçilmesini teorik olarak mümkün hale getirebilir.
***
BSW’den AfD’ye ret
Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerindeki seçimler öncesinde rakip partilerin açıklamaları peş peşe geliyor. Thüringen'de AfD'nin kanadında yer alan, eyalet ve meclis grup başkanı Björn Höcke, X'te iki dakikalık bir video yayımlayarak BSW'nin kurucusu Sahra Wagenknecht'eThüringen'de “devlet siyaseti açısından sorumluluk” üstlenmesi çağrısında bulundu. Höcke, “Başbakan olun. Size elimi uzatıyorum. Gelin, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin parti tarihinin yeni bir sayfasını açalım” dedi.
Videoda, Wagenknecht'in “yangın duvarı” politikasının başarısız olduğuna ilişkin açıklamasında haklı olduğu belirtiliyor. Ancak Höcke, Thüringen'de Wagenknecht'in partisinin, CDU'lu Başbakan Mario Voigt'u desteğini eleştirdi.
Sahra Wagenknecht, AFP'ye yaptığı açıklamada Höcke'nin teklifini çevirerek onu bir televizyon düellosuna davet etti. Bu düellonun “tarafsız bir zeminde ve tarafsız bir moderatörle” yapılması gerektiğini belirtti. Böylece “BSW ile AfD arasındaki farklılıklar ve ortak noktalar” netleşebilirdi. BSW şu anda Thüringen'de CDU ve SPD ile birlikte bir “böğürtlen koalisyonu” (Brombeerkoalitioniçinde hükümette.