
Köylerdeki çiroklar
Kurdî-Der Şubesi, çirokların günümüze kaybolmadan taşınması ve kalıcılaştırılarak yeni kuşaklara aktarılması için köy köy gezerek, topladıkları çirokları derliyor. Proje hakkında bilgi veren Kurdî-Der Şube Yöneticisi Muhtesim Yiğit, çirokların Kürt tarihinde ve kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu ve dernek olarak bunların kaybolmaması için bu projeyi hayata geçirdiklerini ifade etti. Köy köy gezerek halk arasında yaygın olan ya da pek bilinmeyen çirokları topladıklarını söyleyen Yiğit, "Birkaç köyde bu çalışmayı yürüttük. Halkımızın projeye nasıl baktığını anlamaya çalıştık. Halk projeye çok olumlu baktı. Onlar da çocuklarının çirokları öğrenmesini istiyorlar" diyerek, projeye halkın yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
Kaybolmadan toplanmalı
Muhtesim Yiğit, topladıkları çirokları kitaplaştırıp halka sunacaklarını belirtti. Projenin Kürt tarihine de önemli bir çalışma olarak geçeceğine vurgu yapan Yiğit, "Biz gittiğimiz bazı köylerde çirokları anlatanları video ile kayda aldık. Yalnızca yazılı olmalarını istemiyoruz. Onları anlatanları da kayıt altına alarak kalıcılaşmasını istiyoruz. Bunlar bize büyük bir arşiv olur. İnanıyorum ki bu çalışma Kürt dili için de faydalı olacak. Bu nedenle, bunları kaybolmadan bir araya toplamalıyız" dedi.
Hem keyif, hem bilgi
Yiğit, eski dönemlerde çirokların sosyal hayat içerisinde çok önemli bir yer tuttuğuna değinerek, "Ben çocukken köyümüzde elektrik yoktu. Her akşam insanlar evlerde toplanıp çiroklar anlatırlardı. Bundan hem büyük keyif alıyorduk hem de bilgileniyorduk. Şimdi bu durum pek yaşanmıyor" diye sitemde bulundu. Televizyon ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin olduğu evlerde çirokların anlatımının neredeyse yok olduğunu ifade eden Yiğit, günümüzde ağırlıklı olarak çirok anlatımlarının dağ köylerinde gerçekleştiğini, bu nedenle yok olmakla yüz yüze olan bu kültürün canlı tutulup, yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti. Günümüzde gençlerin çirokları pek bilmediğine vurgu yapan Yiğit, "Çok fazla zamanınız yok. Yaşlı ninelerimiz dedelerimiz hayattayken bunları onlardan dinleyip kayda geçirelim. Halen onlara sorduğumuzda büyük bir keyifle anlatıyorlar" diyerek, bu kültürün yaşatılması gerektiğine değindi.
DİHA/MÛŞ