ABD Başkanı Barack Obama'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, Türkiye’nin bazı üslerini DAİŞ'e karşı kurulan uluslararası koalisyona açmayı kabul ettiğini açıkladı. NBC televizyona açıklamalarda bulunan Susan Rice, (yukarıdaki fotoğrafta görülüyor) Türkiye'deki havaalanlarından Irak ve Suriye'deki hedeflerin vurulmasının kabul edildiğini söyledi. Rice, bu yeni taahhüt nedeniyle ABD'nin çok memnun olduğunu belirtti.


Türkiye sessiz kaldı

Öte yandan Reuters ve AFP haber ajanları, Türk Başbakanlık kaynaklarının, ABD ile Türkiye arasında, İncirlik Hava Üssü'nün kullanımıyla ilgili varılan yeni bir mutabakat bulunmadığını duyurdu. Bu kaynakların, bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü söylediği belirtildi. Konuyla ilgili gazetemizin baskıya girdiği saatlere kadar (17:30) Türk yetkililer tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmamıştı.

Eğitim programı hazırlanıyor

Buna karşın Ulusal Güvenlik Danışmanı Rice, Türkiye ile varılan uzlaşmanın yandaş Suriyeli muhaliflerin DAİŞ'e karşı eğitilmesini de kapsadığını belirtti. Bu konuda mutabakat zaten sağlanmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı geçtiğimiz hafta Türkiye'deki bir askeri üste, ABD'li ve Türk askeri uzmanlar tarafından verilecek eğitime ilk aşamada 2 bin kişinin katılacağını açıklamıştı. ABD Savunma Bakanlığı'ndan bir ekip de bu hafta Türk askeri yetkililerle Ankara'da görüşecek ve eğitim programı bu görüşmede netleşecek.

Türkiye'nin şartları kabul mü edildi?

Öte yandan Rice'ın açıklamasına göre, Türk hükümeti Suriye'ye kara operasyonu düzenlemeyi kabul etmedi zaten ABD de böyle bir talepte bulunmadı (!). Türkiye, DAİŞ'e karşı muhtemel operasyonu Beşar Esad'ın iktidardan uzaklaştırılması şartına bağlıyor. Türkiye, DAİŞ ile mücadele için ayrıca üç şart daha öne sürüyor. Bunlar, uçuşa yasaklı bölgenin ilan edilmesi, güvenli (tampon) bölgenin Suriye tarafında tesis edilmesi ve eğit-donat anlayışıyla sürecin kimlerle nasıl yürütüleceğinin belirlenmesi.

Rice'ın açıklamasında veri yok

Geçtiğimiz Cumartesi günü Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD’den gelen İncirlik Üssü’nün kullanımı ile ilgili talebe karşılık Türkiye'nin şartlarını hatırlatmıştı: "No fly zone (uçuşa yasak bölge) ve güvenli bölgeler ilan edilmeli." Bu açıklamadan bir gün sonra ABD'den gelen "Türkiye ile uzlaşma sağlandı" açıklaması, "Türk devletinin şartları kabul edildi mi" sorularına neden oldu. Zira Rice'ın açıklamalarında pazarlıkta ABD'nin müttefiği Türkiye'ye ne vaat ettiğine dair herhangi bir veri yok.

İnsani yardım koridoruna ret
Ayrıca Obama'nın danışmanın açıklamasına göre, Ankara, DAİŞ kuşatması altındaki Kobanê için yardım koridoru açılması önerisine de ikna edilemedi. Ancak bu konuda ABD'nin de çok ısrarcı olmadığı görülüyor. Zira ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Savunma Bakanı Chuck Hagel, son günlerde "Kobanê'de bir trajedi yaşandığını, kentin düşmesini istemediklerini ancak kendileri için buranın kurtarılmasının öncelik olmadığını ayrıca DAİŞ'in Bugün Kobanê'ye yarın başka yerlere saldıracağını bu nedenle de stratejilerini değiştirmeyeceklerini" yeniden yeniden açıklamalarıyla ilan ettiler. 


Kürtler yalnız bırakıldı
Yani ABD ile müttefikleri bir kez daha DAİŞ vahşetine karşı Kürtleri tek başına bıraktı. Yarın öbür gün Kobanê düşerse (ki YPG kentin düşmeyeceğini her gün yeniden ve yeniden tüm dünyaya gösteriyor) "neden bir şey yapmadınız" diye hesap soran büyük ve öfkeli kitlelere verecek yanıtları olsun diye sınırlı hava bombardımanları ile göstermelik 'çok üzgünüz' açıklamaları yapıyorlar. Kobanê konusunun bugün Washington'da toplanacak DAİŞ strateji zirvesinde ele alınıp alınmayacağı bilinmez ancak ne koalisyonun öncüsü ABD ne de müttefikleri için ne yazık ki Kobanê öncelikli olmadığı kesin.

YPG hesaplarını bozdu

Ankara'nın öncelikli hedefi ise Esad rejimini düşürmek ve Rojava Devrimi'ni boğmak. Gözlemciler, Ankara'nın Şengal'de Êzîdîleri kurtararak dikkatleri bir anda üzerine çeken YPG'ye yönelik Batı kamuoyunda artan ilgiden ve sempatiden de rahatsız olduğunu vurguluyor. Ayrıca demokratik, eşitlikçi, cins özgürlükçü, halklar ile inançların ortak yönetimini esas alan modelin sahibi Rojava Devrimi'ni boğmak isteyen Türk devletinin DAİŞ ile ortaklık ettiğini ve tüm ümidini de Kobanê'nin düşürülmesine bağladığını ancak iki günde Musul'u almış DAİŞ'e karşı Kobanê'de 29 gündür direnen YPG güçlerinin bu planı alt üst ettiğine dikkat çekiyor.

Hava bombardımanı sürüyor

Kobanê'de çatışan YPG güçleri, tüm saldırılarına karşın DAİŞ unsurlarının ilerlemesini yavaşlattı. Kamuoyundan yükselen tepki üzerine harekete geçen ABD ve koalisyon güçleri de Kobanê'deki DAİŞ mevzilerini vurmaya devam ediyor. Koalisyon güçleri, dün sabah saatlerinde Kobani'deki IŞİD hedeflerine yönelik 4 ayrı noktaya hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırıda, çete örgütün zırhlı araç ve mevzilerinin hedef alındığı belirtildi. Hava saldırısının ardından meydana gelen patlama sesleri sınırdaki Suruç'tan da duyuldu. Bombardımanlar gün içinde de devam etti.

Kürtlerin talepleri net

Ancak demokratik kamuoyu ile Kürtler, yetersiz gördükleri bombardımanların daha da yoğunlaştırılmasını, Rojava'ya yönelik ambargoya son verilerek YPG'ye anti tank füzeleri dahil ağır silah satılmasını ve Türkiye sınırında savaş dönemlerinde kullanılan Sahra hastanesinin kurularak Kobanê'den gelen yaralıların tedavi olmasına imkan tanınmasını, Türkiye'den Kobanê'ye acil bir yardım koridoru açılmasını talep ediyorlar. Ayrıca Batı müttefiklerinin DAİŞ'e destek verdiği belgelenen Türk devleti üzerinde siyasi baskı kurmasını istiyorlar. Zira Türkiye DAİŞ'e desteğini kesmezken, sınırlarından Kobanê'ye geçip savaşmak isteyen Kürtler'e de engel oluyor.

Diplomasi etkinleştirilmeli

Kürtler ile dostları ise Kobanê'yi sürekli gündeme getirerek kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Bu konuda kısmen bir başarı da sağlanmış durumda. Rojavalı Kürtlere özellikle de kuşatma altındaki Kobanê'ye acilen destek verilmesi konusunda Avrupa ve Amerika basını ile kamuoyu hükümetlerine yönelik baskıyı giderek daha fazla artırıyor. Ancak Kürtler açısından eylemlerin çeşitlendirilmesi, diplomasinin etkin-nitelikli kılınması ve Rojava'nın tüm dünyaya tanıtılması artık her zamankinden daha fazla elzem.

HABER MERKEZİ