• PKK, yarım asırdır savaştığı devlet ile sorunlarını çözme iradesini gösteriyorsa Kürtler arası sorunların çözümünü de bulmalı.
  • Kürtler, kendi iç sorunlarını çözme gücünü gösterdikleri oranda egemen devletler karşısında daha güçlü pozisyon elde edebilir.
  • Ulusal birlik zorunludur. Geçmişin kırgınlık ve kırılmalarına takılmadan geleceği kazanmanın fırsatlarını değerlendirmek, mecburidir.

HÜSEYİN GEDİK

Bilinç kavramı; Marksist öğretide, özellikle de ideolojik yapılanmalar için ayrı öneme sahiptir ve belirleyici bir yeri vardır. Bilinçlenme düzeyi oranında ideolojik doğrultu temsil edilir. Pratikleşme düzeyi, bilinçlenmek, anlamak, sorgulamak ile eşdeğerdir. Düşünceler, anlam gücü kazandığı kadar yaşam bulur. Bu nedenle çözüm sürecinin başarısı için düşünce üretimine ve özgür tartışma ortamlarına ihtiyaç vardır.

Tedavüle giren kavramların ruhuna uygun, içeriğini doldurarak dolaşımda tutulmasının eksikliği, her geçen gün daha fazla kendisini hissettiriyor. Çözüm süreciyle birlikte Kürtlerin önünde muazzam çalışma alanları açıldı. Bu alanlardan biri de özgür tartışma alanıdır. Entelektüel birikimlerin açığa çıkması gereken ortam oluştu. Çözüme dair her konuda bilinçlenmek, artıları ve eksileriyle ciddi bir şekilde muhasebesini yapmak, daha kalifiye çalışanlar haline gelmek için gereklidir. Bu nedenle stratejik düşünerek, çözüm sürecinin başarıya ulaşmasına dair gündemler yaratarak, sürekli diri tutmak önemlidir. Mevcut durumda gündelik siyaseti tüketerek, dar çerçevelere hapsolarak, hedefe odaklanmayan boş pratik çabalarla bu sürecin altından kalkmak mümkün görünmüyor.

Çözüm süreci, her konuda çözüm üretecek kapsam ve derinlikte sorunları gündemine almayı gerektirir. PKK’nin feshi ve silahların susması, çözümde sadece teknik bir sorundur. Savaş hali son bulup silah devre dışı kalınca, yapmak isteyip de yapılamayanların gerekçeleri tümüyle ortadan kalkmış oluyor. Aslında devlet engeli de bir anlamda son buluyor. Toplumun sorunlarına odaklanmanın ve çözmenin birinci derecede sorumluluğunu yüklenmek zorunlu hale geliyor.

Farklılıkları bir arada tutma ustalığı

Çözüm süreci, genel anlamda Kürt cephesinin tahkimini şart kılar. Ulusal birlik sorununu, ilkesel düzeyde ele alır. Siyaseti, demokratikleştirmenin önünü açar. Paradigmadaki stratejik değişimi, sadece zihniyet düzeyinde değil, pratik yaşamın her alanında, ihtiyaç duyulan bütün örgütsel yapılanmalarda tedbirleri elde tutarak, kaygılardan ve endişelerden uzak durarak gerçekleştirmektir. Çözümü toplumsallaştırmaktır. Bunun için gerekli düşünce gücünü açığa çıkarmaktır. Her kesimi tartışmaya katarak, ortaklaşmanın zeminini yaratarak, farklılıkları bir arada tutma ustalığını sergilemektir.    

Sadece kendi tabanını motive dönemi kapandı

Kürt siyaseti, çözüm sürecinin ortaya çıkardığı çalışma zeminini kullanmada istenen performansı henüz sergilemiş değildir. Çözümün toplumsallaşmasına dönük siyasi çalışmalar oldukça cılız kalıyor. Bu konu, Kürt siyaseti için aynı zamanda bir özeleştiri konusudur. Sadece kendi kitle tabanını motive etme dönemi kapandı. Salt Kürt kitlesi ve siyasi bileşenlerine hitap eden propaganda-ajitasyon faaliyetiyle, bürokratik çalışma tarzıyla çözümün toplumsallaşması zordur.

Çözüm sürecinin çözmesi gereken en önemli konuların başında ulusal birlik geliyor. Şimdiye kadar bütün girişimler sonuçsuz kaldı. Ulusal birlik adı altında yürütülen çalışmalar, genelde bütün parçalardaki Kürdistanî parti ve örgütlerin ortaklaşmasıyla sınırlı kaldı. Kürt partilerinin temsil ettiği ideolojik görüşlerin dışında kalan ve belki de büyük çoğunluğu oluşturan kitlelere ulaşamamak ciddi bir zaafiyettir.   

Örgüt ve parti çıkarlarını aşan bir vizyon gerekli

Toplum derken, sadece içinden çıkıp geldiğimiz sınıf tabanıyla sınırlı kaldığımız kesimler değildir. Yoksul tabakanın baskın olduğu Kürt toplumunda ağırlıklı olarak hitap ettiğimiz bu kesimlerin kazandığı politik düzey, hayalini kurduğumuz ahlaki-politik toplum kavramının içini doldurmaya yeterli değildir.

Ulusal birlik adına sadece parti ve örgütler değil, bütün sınıf ve tabakaları kapsayacak bir perspektiften bakmak zorundadır. Örgüt ve parti çıkarlarının çok üstünde bir vizyon gereklidir. İdeolojik çizgiyi muğlaklaştırmadan, şartlar ileri sürmeden gereken esnekliği göstererek, yaratıcı yol ve yöntemleri bulmaktır. Ulusal birlik oluşturulacaksa orta sınıf, üst sınıf ve tabakaları dışarıda tutmadan bu kesimlerle toplumsal birliği hedefleyerek; bilgilerini, birikimlerini ve enerjilerini ortaklaştırmaktan geçer. 

Kazanmanın fırsatlarını değerlendirme mecburiyeti

PKK, yarım asırdır savaştığı devlet ile sorunlarını çözme iradesini gösteriyorsa Kürtler arası sorunların çözümünü de bulması gerekiyor. Kürtler, kendi iç sorunlarını çözme gücünü gösterdikleri oranda egemen devletler karşısında daha güçlü pozisyon elde etmiş olacaktır. Geçmişin kırgınlıklarına ve kırılmalarına takılmadan geleceği kazanmanın fırsatlarını iyi değerlendirme mecburiyeti vardır.

Kürtlerin, egemen devletlerle olan sorunlarını dekolonizasyon süreçleriyle çözmek de dahil daha özgün ve yerli modellerle çözümü esas almaları gerekiyor. Çözüm sürecinin diğer parçalarda öngördüğü entegrasyon yönteminin doğru kavranması ve uygulanması bu açıdan önemlidir. Ulusal birlik temelinde çözüm konularında da ortak akla ihtiyaç vardır.

Entegrasyon adı altında Rojava’da ana dille eğitim konusundan oluşan kısmi olumsuz tablo, genel için de emsal teşkil edeceği için eleştirilere muhatap oluyor. Genel çözümün öngördüğü entegrasyon perspektifiyle sorunların ele alınmasında fayda vardır. Parçaların ortak sorunlarının çözümü de ortaklaşmayı gerektiriyor. Kazanma ya da kaybetme; her ne olacaksa ortak aklın ürünü olması, çözüm sürecinin başarısı için gerekli ön koşul olarak görülmelidir. 

Türkiye ile devam eden çözüm sürecinin başlangıç aşamasına dahi henüz gelinmiş değildir. Siyasi ve hukuki güvenceler tam sağlanmadı, 'çerçeve yasa' tam manasıyla pratik aşamaya geçmedi. Bilinmelidir ki, uzun soluklu bir mücadeleye yeni başlangıç yapılacaktır ve bu hamur daha çok su kaldıracaktır. Şimdiden her şeye hazırlıklı olmak en önemli önceliğimizdir.