Adalet Nöbeti’nde konuşan baro başkanları, kayyumun halk iradesine darbe olduğunu belirterekı, üzerinden 39 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül hukukunun devam ettiğini söyledi.
Her ay başka bir baronun ev sahipliğindeki ‘Adalet Nöbeti’, bu ay Kocaeli’de yapıldı.
Kocaeli Adliyesi önünde dün yapılan eyleme Amed, Van, İzmir, Dersim, Urfa, İstanbul, Hatay, Ankara, Bursa, Adana, Antalya, Bursa, Çanakkale, Düzce, Kırklareli, Mersin, Tekirdağ ve Yalova barolarından avukatlar katıldı.
Nöbette ilk olarak söz alan Van Barosu Başkanı Zülküf Uçar, insanların hala işkencelere maruz kaldığını belirterek, buna karşı durmak zorunda olduklarını söyledi. Dersim Barosu Başkanı Kenan Çetin de “12 Eylül cuntasında yaşanan hak ihlalleri; yargısal cinayetler devam ediyor. Kayyum atamalarını kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.
Biat etmeyeceğiz
Atanan kayyumlar ile seçilmişlere darbe yapıldığını belirten Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel ise ”Darbeciler her zaman lanetle anılmıştır” dedi. İzmir Baro Başkanı Okan Yücel, iktidarın hukuk üzerinde korkunç bir baskı yarattığını ifade ederek, şunların altını çizdi: ”Bütün ülke yurttaşları üzerinde bir terör ortamı yaratılıyor. 12 Eylül, bitti sanmayın, devam ediyor. Savunma, hukuk biat etsin istiyorlar, susmayacağız, biat etmeyeceğiz.”
Darbe hukukunu ret
Ardından söz alan İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu ise önce avukatlar susturulursa darbe hukukunun gerçekleşebildiğini söyleyerek, şöyle devam etti: ”İçişleri Bakanı’nın Diyarbakır Barosunu terörle ilişkilendirmesi darbe hukukudur. Demokrasiyi yaşatmak için mücadelemiz devam edecektir.”
5 No’lu işkencesi bitmedi
12 Eylül’ün üzerinde 39 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül hukukunun devam ettiğini belirten Amed Barosu Başkanı Cihan Aydın da ”Diyarbakır 5 No’luda yaşanan işkenceler devam ediyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözü, ülkenin bir bölgesinde millete ait değildir. Halkın iradesine kayyum atandı. Bu düzeni değiştirinceye kadar mücadele devam edecek” diye konuştu.
Ekmek, su gibi adalet
”Yeşili, çocuğu, kadını ve kanunu savunmak için buradayız” diyen Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altın, şöyle konuştu: Suruç’ta, tren faciasında, garda öldürülen insanlar için adalet arıyoruz. Yeni acılar yaşamayalım. Adalet nöbetlerimiz devam edecek. Artvin’e gideceğiz, sonra Tahir başkanı anmak için Diyarbakır’a. Ekmek gibi su gibi adalete ihtiyacımız var.”
Açıklama alkışlarla son buldu.
MA/KOCAELİ
Cezasızlık darbeciliği besliyor
İHD ve Ankara 78’liler Girişimi, 12 Eylül Darbesi’nin yıl dönemi vesilesiyle yaptıkları açıklamada, “Cezasızlık politikası sonucunda darbeci zihniyet devam etti” denildi.
Yazılı çıklamada, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin toplumsal ve siyasal bilançosuna yer verildi. 12 Eylül darbesi ile gerçek bir yüzleşme sağlanmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Yaşanan darbelerle yüzleşilmediği sürece demokrasiyi tesis etmek de mümkün değildir. 12 Eylül cuntasını şefi Evren’in avukatı mahkemede, ‘onlar kurucu, ülkeyi onların yaptığı kanunlarla idare ediyorsunuz, yargılayamazsınız’ derken bir gerçeğe de parmak basıyordu. Evrenizm yasalarıyla siyaset yapanlar, yıllarca darbecilerin yargılanmasını ve demokratikleşmeyi engellemişti. Erdoğan dahil bütün iktidarlar darbe rejimini katmanlaştırmış, süreklileşmiş bir demokrasi suçu işlemişlerdir” denildi.
Ne oldu, ne oluyor?
- Denge ve denetleme kurumları işlevsizleştirilmektedir. Meclis, işlevini yerine getirmediği için devre dışı kalmış gibidir.
- İçeride ve dışarıda anti Kürt, ‘beka’ aldatmacası ve ‘hileli’ yönlendirmelerle ayrıştırma, bölme, kayyum ve savaş politikalarıyla yürüyor. Yalnızlaştırma ve dışlama politikalarıyla HDP siyaset dışı bırakılmak isteniyor.
- Ülke içinde ‘Toplumsal Barış’ yerine ‘Güvenli Bölge’ adı altında işgal politikaları uygulanmaya çalışılıyor. Kayyum atamaları üzerinden demokrasiye, hukuka, halkın seçme, seçilme ve siyaset yapma hakkına darbe yapılıyor, haklarına ve iradesine sahip çıkan halka baskı ve şiddet uygulanıyor.
- Aşırı milliyetçi, siyasi İslâmcı diktatoryal iktidar, doğası gereği demokrasinin kırıntısına dahi karşı. Bu da darbe rejiminin katmanlaşarak sürmesine ve darbelerin birbirini takip etmesine yol açıyor.
12 Eylül’ün bilançosu
- 1 milyon 683 bin kişi ‘fiş’lendi, 650 bin kişi gözaltına alındı. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi idam istemiyle yargılandı, 517 kişiye idam cezası verildi, 259 kişinin idam dosyası Yargıtay’ca onandı, 49 kişi idam edildi. 71 bin kişi 141, 142 ve 163’den yargılandı, 98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi’ olmak suçundan yargılandı, 388 bin kişiye pasaport verilmedi. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
- 300 kişi ‘kuşkulu bir şekilde’ öldü. 171 kişinin ‘işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı. 14 kişi cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yaptıkları ‘açlık grevi’ sonucu yaşamını yitirdi.
- 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. 1402 sayılı yasa nedeni ile 3 bin 854 öğretmenin ve 120 öğretim görevlisinin işine son verildi. 1402 sayılı yasa nedeniyle 9 bin 400 kişi kamu görevinden atıldı ya da sürüldü. 47 yargıç görevden atıldı. 7 bin 233 devlet görevlisi bölgeleri dışına sürüldü.
- 937 film ‘sakıncalı’ bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 667 derneğin faaliyeti durduruldu. İstanbul’da gazeteler toplam 300 gün yayımlanmadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 31 gazeteci cezaevine konuldu. Gazeteciler hakkında toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere toplam 3 bin 715 yıl hapis cezası verildi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci öldürüldü. 49 ton gazete, dergi ve kitap, sakıncalı olduğu için imha edildi.
Kurbanlar anıldı
HDP ve 78’liler Girişimi’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda sivil toplum örgüt ve siyasi parti, 12 Eylül Darbesi’nde yaşamını yitirenleri andı. Taksim’de bulunan Kazancı Yokuşu’nda yapılan anmada, ”12 Eylül’den 15 Temmuz’a Darbelere Hayır” pankartı açıldı. 78’liler Girişimi İstanbul Temsilcisi Yunus Bircan, ”Bugün de Meclis devre dışıdır. Devleti Erdoğan’ın sözcülüğünde, dar bir ‘derin/oligarşik muktedirler’ yönetiyor” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi ise 12 Eylül’de yaşamını yitirenleri Elmadağ’da bulunan TRT İstanbul Radyosu önünde yaptığı basın açıklamasıyla andı. İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, AKP’nin 12 Eylül darbesinin koşullarını süreklileştirdiğine dikkat çekti.
Bunlar da emek düşmanı
12 Eylül darbecileriyle hesaplaşılmadığı gibi onların amaçları doğrultusunda bir ülkenin inşa edildiğine dikkat çeken DİSK, ”Emeğin hakları ve demokrasi için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 12 Eylül 1980 darbesinin 39. yıl dönümü nedeniyle yazılı basın açıklaması yaptı. Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu adıyla yapılan açıklamada, 12 Eylül askeri darbesinin uygulamalarının sürdüğü belirtildi.
12 Eylül ile beraber oluşturulan otoriter emek rejimi ve sendikal haklara dönük sınırlamaların günümüzde de devam ettiği ifade edilen açıklamada, şunlar paylaşıldı:
- Anayasal bir hak olan grev hakkı bugün de gasp edilmektedir. AKP’nin iktidar olduğu son 16 yılda sadece 81 bin işçi greve çıkabilirken, 192 bin işçinin aşını, ekmeğini ilgilendiren grevler erteleme adı altında yasaklanmıştır.
- Emeği giderek değersizleştirilen Türkiye işçi sınıfı, borçla yaşamaya, finans sermayesine, yani bankalara, tefecilere mahkum hale getirilmiştir. Hane halkı borcunun milli gelire oranı 2002’de yüzde 1,9 iken 2018’de yüzde 17,5’e yükselmiştir.
- 12 Eylül darbesinden bugüne hakları ve hukuku yok sayılan işçi sınıfı sadece açlığa ve yoksulluğa değil ölümüne çalışmaya da mahkum edilmektedir. Türkiye’de 2019’un ilk 8 ayında en az bin 174 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir.
Bugün sadece emeğin değil, doğanın ve kentlerin de sermayenin sınırsız yağmasının hizmetine sunulduğu belirtilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi: “1980 darbesi ve darbecileriyle hesaplaşılmamış, aksine onların amaçları doğrultusunda bir ülke adım adım inşa edilmiştir. DİSK, emeğin hakları ve demokrasi için mücadeleye devam edecektir.”