Pozantı Cezaevi’nde yaşananların münferit olmadığını belirten ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, „Üzülerek ve utanarak söylüyorum ki; 2 bin 500’e yakın çocuğun tutulduğu hapishanelerde işkence ve cinsel istismar sistematiktir“ diyerek sorunun vahametine dikkat çekti.
Pozantı Cezaevi’nde çocuklara uygulanan cinsel ve fiziksel şiddetin tüm çıplaklığıyla açığa çıkması üzerinden haftalar geçmesine rağmen hükümet cephesinden doyurucu bir açıklama gelmedi. Adalet Bakanlığı tarafından Sincan’a nakledilen çocuklardan ise aradan geçen günlere rağmen haber alınamadı. Pozantı Cezaevi’nde yaşanan vahşete ilişkin hükümetin tutumunu ve cezaevleri gerçeğini değerlendiren ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Pozantı Cezaevi’nin Türkiye’deki cezaevlerinin bir prototipi olduğunu kaydetti. Kozağaçlı, „İçişleri Bakanı münferit demeyi çok seviyor. Bunlar münferit değil, Türkiye’de zaten hiç olmadı. İşkence, cinsel istismar, kötü uygulamalar, tecrit, bunların hepsi sistematiktir. Dolayısıyla bunu çok üzülerek, utanarak söylüyoruz. 2 bin 500’e yakın çocuğun tutulduğu bu hapishanelerdeki bütün bu uygulamalar da sistematiktir“ dedi.
Kürt oldukları için
Pozantı’da gün yüzüne çıkan vahşetin Kürt sorunundan bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Kozağaçlı, şunları söyledi: „Pozantı’da bu sıkıntıyı yaşayan çocuklar arasında ‘taş atan çocuklar’ veya ‘TMK mağdurları‘ diye isimlendirdiğimiz gruptan da çocuklar var. Zaten bir kere bu çocukların tutuklanması, hüküm almaları, cezaevine konmaları kabul edilemez. Bu çocuklara devlet bir hayat önermiyor zaten. Bu çocukların yakınları, ağabeyleri, ablaları, anneleri, kardeşleri, ya cezaevindeler ya gerilladalar. Yoksulluk ileri düzeyde, siyasal baskı, kimlik inkarı, işte anadilinden tutun da yaşam standartlarına kadar bu çocuklar öyle bir ortamda tutuluyorlar ki, bunların panzere taş atması, molotof atması, ifadenin dışa vurumundan ibaret bir durumdur.“

Göz korkutmak istiyorlar

Kozağaçlı, erken yaşta politikleşen Kürt çocuklarına karşı çözüm olarak „taş atılmasına karşı ya da molotof atılmasına karşı doğrudan silah kullanılması izni verilsin, çocukların velayetlerini anne ve babalarından alalım“ gibi ‘ıslah’ yöntemlerinin gündemleştirildiğine işaret etti. „Devlet bunu Kürt siyasal hareketinin yükselmesini, sokak eylemlerini durdurabilmek için söylüyor“ diyen Kozağaçlı, Silivri Cezaevi’ndeki cinsel taciz vakası ardından hemen açıklama yapan Adalet Bakanlığı’nın Pozantı karşısındaki tavrını da bununla ilişkilendirdi: „Bu çocuklar Kürt oldukları için de Adalet Bakanlığı Pozantı Cezaevi için açıklama yapmadı. Adeta Kürt siyasal hareketine ders vermeye çalışıyor, siyasal toplumsal muhalefetin gözünü korkutmaya çalışıyor.“

Sincan da sabıkalı
Çocukların gönderildiği Sincan Cezaevi’nin de „sabıkalı bir cezaevi“ olduğunu ifade eden ÇHD Genel Başkanı, 2007 yılında ÇHD olarak işkence suçlaması nedeniyle 50’den fazla infaz koruma memurunu yargılattıklarını, bunların tamamın da çocuk hakkının ihlaline yönelik olduğunu söyledi. Kozağaçlı, „Sizi çırıl çıplak soyunmaya zorlarlar. Başka insanların önünde askerlerin, gardiyanların önünde bunu bir çocuk için düşünün yani hapishaneye alınacaksınız ve 20 tane yetişkinin önünde çırıl çıplak soyunmaya zorlanacaksınız. Eğer soyunmazsanız dövülüyorsunuz. Zaten cinsel istismar budur, işkence budur ve bu Türkiye’deki tüm hapishanelerde vardır“ dedi.


MUSTAFA EMRAH SÜER - DİHA/ANKARA