- 26 yıldır sigortasız çalışan ev emekçisi Sadegül Korkutan, sağlık ve emeklilik hakkından mahrum bırakıldıklarını söyledi. Ev emekçileri, güvenceli çalışma ve Uluslararası Çalışma Örgütü 189’un imzalanmasını talep ediyor.
Ev emekçisi kadınlar, güvencesiz ve kayıt dışı çalışma koşullarına karşı sosyal güvence ve yasal hak taleplerini sürdürüyor. Özellikle temizlik, çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi alanlarda çalışan kadınlar; uzun çalışma saatleri, düşük ücret, sigortasız istihdam ve artan iş yükü nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirtiyor. İş kazaları, sağlık sorunları ve ekonomik kriz karşısında korumasız kaldıklarını ifade eden ev emekçileri, “ev emekçiliğinin gerçek bir iş” olarak tanınmasını ve Türkiye’nin ILO 189 Sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi’ni imzalaması çağrısında bulunuyor.
26 yıldır ev emekçisi olarak çalışan Sadegül Korkutan yaşadıkları zorlukları ve taleplerini Jinnews’ten Devrim Fındık’a anlattı.
Sağlık hakkı yok
Sadegül Korkutan, bu süreçte hiçbir sigorta yapılmadığını ve sağlık güvencesinden yoksun olduğunu belirterek zorluklarını şu sözlerle anlattı: “26 yıllık çalışma süresi içerisinde bel fıtığı ve menisküs ameliyatı oldum. Eklem ağrısı ve romatizmam var. Malulen emekli olabiliyorsunuz ama sigortam olmadığı için bu hakkım da yok. Haklarımızı talep ederken güvencemiz olmadığı için patronlarla da sıkıntı yaşıyoruz.”
Sadegül Korkutan, zam dönemlerinde bile ücretin patronun insafına kaldığını, asgari ücret, yol parası ve sağlık sigortası gibi haklardan mahrum olduklarını vurguladı. Sadegül, “Biz o gün çalıştığımızın karşılığını alıyoruz ama bedenimizin, psikolojimizin yıprandığıyla kalıyoruz. Bayram iznimiz, tatilimiz de yok” dedi.
Belirsiz iş tanımı
Ev işlerinde bütün evden sorumlu tutulduklarını ve işi bitirmeden çıkamadıklarını dile getiren Sadegül Korkutan, iş tanımlarının net olmamasının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Örneğin cam silmek için belirli bir fiyata anlaşıyorsunuz ama bir bakıyorsunuz ki yemeği yapan da siz oluyorsunuz. Bir güvenceniz olmadığı için ‘şunu yapar mısın?’ dediklerinde reddedemiyorsunuz. Sanıyorsunuz ki yapmazsanız işten çıkarılacaksınız. Aslında bir evde ne kadar iş varsa hepsi size kalıyor.”
ILO 189 imzalanmalı
Sadegül Korkutan, devlete ve işverenlere seslenerek taleplerini şöyle sıraladı: “Ev emekçilerine işçi statüsü verilmesi gerekiyor. Nasıl ki bir fabrikada çalışanın meslek hastalığı oluyor. Ev işinde de öyle kimyasal madde kullanıyoruz. Bu kimyasal maddeleri soluyoruz. ‘Bu deterjanı kullanamam sağlığıma zararlı’ diyemiyorsunuz da mecbur kullanmanız gerekiyor. İşçi statümüz olsa en azından emeklilik hakkımız olur, hastalanınca rapor alıp istirahat edebiliriz. Hastalanınca geliriniz de bitiyor. Taleplerimiz bu yüzden öncelikle devletten. Devlet ILO 189’u imzalarsa taleplerimiz de yerine getirilmiş olur. Patronlardan da talebimiz en azından bayramları tatil saymaları ve ücret konusunda daha az vermek için bizimle pazarlık yapmamaları.”
***
ILO 189 nedir?
ILO 189, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2011’de kabul ettiği “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş Sözleşmesi”nin resmi adıdır. Tam adı Domestic Workers Convention, 2011 (No. 189) olan bu sözleşme, ev emekçilerinin (temizlik, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı vb. işlerde çalışanların) haklarını korumayı ve diğer işçilerle eşit statüye kavuşturmayı amaçlar.
Sözleşme, ev işçiliğinin “gerçek bir iş” olarak tanınmasını sağlar. Bu doğrultuda çalışma saatlerinin düzenlenmesi, ücretlerin adil ödenmesi, sosyal güvenlik hakları, dinlenme ve izin hakkı, iş sağlığı ve güvenliği gibi temel çalışma standartlarını ev işçileri için de zorunlu kılar. Ayrıca yazılı iş sözleşmesi, net iş tanımı, keyfi iş yükü artırımının önlenmesi, taciz ve ayrımcılığa karşı koruma gibi önemli hükümler içerir.
Türkiye, ILO 189’u henüz imzalamamış ve onaylamamıştır. Sözleşmenin onaylanması halinde, ev emekçilerine işçi statüsü verilmesi, sigorta hakkının tanınması, emeklilik, sağlık güvencesi ve diğer sosyal hakların yasal olarak düzenlenmesi gerekecektir.