3 merkezde tecrit protestosu

Yurt Dışı Haberleri —

Abdullah Öcalan

Abdullah Öcalan

  • İmralı adasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük uygulanan mutlak tecrit rejimi Avrupa’nın üç merkezinde yapılan yürüyüş ve mitinglerle protesto edildi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve beraberindeki tutsaklara 40 aydır uygulanan mutlak iletişimsizlik rejimi Avrupa’da yaşayan Kürtlerin öfkesini yükseltmeye devam ediyor. 25 Haziran’da KCDK-E’nin çağrısı ile meydanlara inen Kürtler ve dostlarının kitlesel gösterilerinin ardından bu gün de birçok merkezde İmralı protestoları ve ziyaret raporlarını açıklamayan CPT’ye ‘görevini yap’ çağrıları vardı.

İsviçre’nin Cenevre, Almanya’nın da Saarbrücken ve Heilbronn kentlerinde meydanlara, Kurdistan bayrakları ve tecridi kabul etmeyeceklerini duyuran Kürt Halk Önderi Öcalan resimli pankartlarla çıkan Kürtler ve dostları, uluslararası kurumları kendi çıkardıkları kanunları uygulama çağrısı yaptı.

 

 

BM Ofisine yürüdüler

İsviçre'de yaşayan Kürtler ve dostları, "Abdullah Öcalan'a özgürlük, Kürt sorununa demokratik çözüm" hamlesi çerçevesinde Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCR) önünde bir araya gelerek, buradan BM Ofisi’ne yürüyüş düzenledi.

CDK-S ve YJK-S öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve CPT’ye de İmralı soykırım sistemine karşı harekete geçme çağrısı yapıldı. Yürüyüş BM Ofisi'nin bulunduğu Nations meydanında sona ererken burada bir miting gerçekleştirildi.

Türk devleti savaş suçlusudur

Mitingde konuşan, Cenevre Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı İbrahim Yüksel, Fransız polisinin Strasbourg’da gerçekleştirilmesi planlanan yürüyüşü engellemesini kınadı. Kürt halkının tüm haklarının Türk devleti tarafından sistematik olarak gasp edildiğine vurgu yapan Eşbaşkan Yüksel, “Türkiye’deki emekçi halklar açlık ve yoksulluğa mahkum edilmiştir. Direniş alanlarında ise faşist Türk devleti her gün kimyasal gaz kullanıyor. Yasaklanan termobarik bombaları kullanması savaş suçudur. Tüm savaş yasalarını ve uluslararası hukuku ihlal ediyor. Kurdistan'ın dört parçasında, özellikle Rojava ve Bakurê Kurdistan'da DAİŞ ve türevi gruplardan oluşturduğu çeteleri birlikte halkın temel geçim kaynağı olan tarım alanlarını bombalayıp yakıyor. Halkımız açlığa mahkûm ediliyor, göçün önünü açıyor. Topraklarını terk etmeye zorlamak, sistematik olarak soykırımın başka bir biçimidir” dedi.

Kanunlarınızı uygulayın

İbrahim Yüksel, Türk devletinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük tecrit sistemine karşı zindanlarda direnişin devam ettiğini de hatırlatarak, “Önder Apo için başlatılan özgürlük nöbeti Strasburg’da 12. yılını, Cenevre’de ise 3. yılını geride bıraktı. BM ve CPT başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşlara bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Önder Apo ve tüm Kurdistan halkına uygulanan bu tecrit ve soykırım sistemi bir an önce sona ermelidir. Kendi kanunlarınızı uygulayın, işgalci devletin bu soykırım ve işkence sistemini onaylamaktan vazgeçin” dedi.

Mücadele sürecek

KCDK-E Eşbaşkanlık Divanı adına konuşan Mehmet Aslan, 3 yılı aşkın bir süredir BM Ofisi önünde sürdürülen eylemi selamlayarak başladığı konuşmasında, “Rêber Apo, uluslararası komplo ile Türkiye’ye teslim edildiğinden beri tecrit altında, son 40 aydır da hiçbir haber alamıyoruz. Kürt halkı tecride karşı sürekli meydanlarda olmuştur. Bu tecrit sona erene kadar da alanlarda olacak. Artık Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü sağlanmalıdır.”

YJK-S adına Hatice Kandal ise, “Biz Kürt kadınları olarak Önderliğimiz fiziki olarak özgür oluncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Türk devleti Kürt halkının her şeyine düşman. İşte daha iki gün önce çıkan yangında insanlarımız yandı, doğa tahrip edildi. Bütün bu saldırılara karşı mücadelemiz sürecek” diye vurguladı.