• Irak Parlamentosu eski üyesi siyasetçi Blêse Cebar Ferman: “Kürtler hâlâ ciddi saldırı tehlikesi altında. Birlikten başka bir çaremiz yok.”
  • Prof. Dr. Naif Bezwan: “Kürtler, bir halk olarak tanınmalı. Ya mevcut yönetimler değişmeli ve Kürtlerin hakları kabul edilmeli ya da sınırlar değişmelidir.”
  • Başûrê Kurdistan Adalet Bakanı Yardımcısı Şilan Arif: “Artık somut adımlar atmalıyız. Kürt halkı ulusal birliğin sağlanmasını istiyor.”

ERDOĞAN ZAMUR-LOZAN

Kürdistan'ın dört parçaya bölünmesine neden olan Lozan Antlaşması, imzalanışının 103. yılında bir kez daha Kürdistanlılar ve dostları tarafından protesto edildi. Kürdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) çağrısıyla Cumartesi günü İsviçre'nin Lozan kentinde bir araya gelen yüzlerce kişi, antlaşmanın imzalandığı Château d'Ouchy (Place du Vieux-Port) önünde kurulan çadırda düzenlenen etkinliğe katıldı. Program, Ey Reqip marşı eşliğinde özgürlük mücadelesi şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

"Durum, Sorumluluk, Ortak Strateji" şiarıyla düzenlenen etkinliğe, Kürdistan'ın dört parçasından siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, sanatçılar, sivil toplum temsilcileri ile çok sayıda Kürdistanlı ve dostu katıldı.

Açılış konuşmasını yapan KNK Eşbaşkanı Ahmed Karamus, temel gündemlerinin “Kürdistan Ulusal Birlik” çalışması olduğunu söyledi ve ekledi: “İçinde bulunduğumuz süreç, dar parti çıkarlarıyla değil ulusal sorumluluk bilinciyle hareket edilmesini gerektiriyor. Bütün siyasi güçler tarihsel sorumluluklarını yerine getirmeli, ulusal çıkarlar temelinde ortak bir strateji oluşturmalıdır. Kürt halkının geleceği bunu zorunlu kılıyor.”

Öte yandan, panelde ve halk kürsüsünde konuşmalar yapan isimler de Kürtlerin gelecekleri için ortak stratejiye sahip olmaları gerektiğinin altını çizdi.

Birlikten başka bir çaremiz yok

Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Irak Parlamentosu eski üyesi siyasetçi Blêse Cebar Ferman, Kürtlerin hala ciddi saldırı tehlikesi altında olduğuna dikkat çekerek, “Bu saldırılara karşı en büyük çözüm Kürtlerin bir araya gelmeli ortak çalışmalar yürütmelidir” dedi.

Birlik dışında Kürtlerin başka seçeneğinin olmadığını dile getiren Ferman, şöyle devam etti: “Kürtler, hangi parçada olursa olsun yaşanacak saldırılara karşı tavır almalıdır. Birlikten başka bir çaremiz yok. Birlik olursak güç sahibi oluruz. Haklarımızı elde etmenin yolu birlik olmaktan geçiyor. İnanıyorum ki çok yakın zamanda bütün Kürt hareketleri bir araya gelir ve ulusal birliğini oluşturur. Ben de bu birliğin oluşması için elimden gelen çabayı göstereceğim.”

Önümüzde iki yol var

Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naif Bezwan, Kürtlerin önünde iki yol olduğunu belirterek, şunlara dikkat çekti: “Kürt halkına, 100 yıl önce ulusal haklarının verilmesi gerekiyordu. Kürtlerin bu hakkı Lozan Antlaşması’yla ellerinden alındı. Bu da Kürtlerin soykırımdan geçmesine ve asimilasyona uğramasına neden oldu. Bugün 4 parça Kürdistan’da kendi hakkını almak için mücadele eden büyük bir halk ortaya çıktı. Mücadele eden örgütler var. Kürt halkı haklarını almak için mücadele etmeli.

Kürtler, kendi yönetimlerini kurmalıdırlar. Bunun için de öncelikle birlik olmalılar. Uluslararası arenada bir halk olarak tanınmalıdırlar. Bunun iki yolu var. Bir ya mevcut yönetimler değişmeli ve Kürtlerin hakları kabul edilmeli ya da sınırlar değişmelidir. Her iki konuda günümüzde gündemdedir. Kürtler mevcut sınırlar içinde kalarak kendi kimliksel, kültürel ve siyasi haklarını almak istiyorlar.”

Somut adımlar atmalıyız

Başûrê Kurdistan Adalet Bakanı Yardımcısı Şilan Arif ise sözlerine bu yıl son kez Lozan’da olmayı dileyerek başladı. Arif, “Gelecek yıl bir daha buraya gelmemeyi umut ediyorum. Ve dilerim bağımsız bir Kürdistan kurarız. Eğer Kürt halkı birlik olursa birçok zorluğu aşarız. Dört parçada bütün partiler, hareketler ve kurumlar bir araya gelerek ortak bir strateji oluşturmalıyız. Artık somut adımlar atmalıyız. Kürt halkı ulusal birliğin sağlanmasını istiyor. Rojava döneminde bu çok açık biçimde ortaya çıktı. Bizler zaman kaybetmeden bir araya gelmeliyiz. Birlik olduğumuzda çok şeyi değiştirebilecek gücümüz var” ifadelerini kullandı.

Ekonomik işbirliği de olmalı

İsviçre Kürt Enstitüsü Eşbaşkanı Gernas Koçer ise Lozan’ın intikamının ancak birlik ve örgütlenerek alınacağına vurgu yaptı. Koçer “Geçen yüzyıldan ders çıkararak geleceğe bakmalıyız. Kürtler edebiyat ve sanatta kendi dillerine sahip çıkmalı, bulundukları her alanda anadilini öncelik haline getirmeli. Bir halk fiziki soykırımla bitmez ama asimilasyonla yok olur” dedi.

Kürtlerin ayrıca ekonomik işbirliği yapması gerektiğini ifade eden Koçer, “Kurulacak ekonomik güç birliği uluslararası alanda ciddi bir lobi faaliyeti yürütebilir. Son olarak ulusal birlik ruhunun yaratılması gerekir. Hangi parçada olursa olsun birbirimizle konuştukça o ulusal bilinç her geçen gün artacaktır” diye kaydetti.