
Bu gün neden önemlidir?
Bu önemli günü kim nasıl algılıyor?
‘Üç beş şakinin kalkışmasıdır’ diye tanımlanmış, üç beş gün ömür biçilmiş bir eylem gününden bahsediyoruz. Kendini Kürt halkının kurtuluş gücü diye tanımlayan bir grup gerilla Şemdinli ve Eruh’u basmış, varlığı, gücü tartışmasız bir devlete büyük bir darbe indirmiştir. Hem de hiçbir zarar görmeden. Hem de çok kısa bir sürede.
Yıllarca aksi propaganda edilse de aslında bu eylemin hem askeri hem de örgütsel planlama düzeyi karşısında dehşete, korkuya kapılmış bir devlet gerçeği vardır. Kadrolarının büyük bir çoğunluğunun 12 Eylül darbesiyle birlikte tutuklandığı, sempatizanlarının büyük bir sessizliğe gark olduğu bir hareketten beklenmeyen bir çıkıştır.
Asıl beklenmeyen şey 1920’lerden başlayan 1938’e kadar binlercesinin büyük bir katliamdan geçirildiği Kürtlerin artık devlete boyun eğmişliğinin sonlanmasıdır.
Her dağı, her vadisi binlerce Kürt insanının cansız bedenleriyle dolduğu, derelerinin kan aktığı bir coğrafyada yaşayan insanların kırk yıl süren sessizliğinden sonra gelişen böyle büyük, etkili bir eylem…
Olmayan bir halk nasıl böyle bir eylem yapabilir ki?
Bundan olsa gerek büyük askeri operasyonlara hızla girişir. Her yeni komutan, her yeni hükümetin temel hedefi bu kalkışmayı bitirmek olur.
Bitirmek için her yol denenir. Binlerce köy boşaltılır, binlerce yurtsever insan katledilir.
Ancak bitmez. Büyür. Yıllar geçer.
Varlığı kabul edilen bir halk olur.
Örgütlenir. Yaşadığı her coğrafyada politik bir toplum olarak muhalif duruşun öncü gücü olur.
Mücadele sürer. Binlerce genç evladını amansız bir savaşta gözyaşlarını içine dökerek toprağa verir.
Gün gelir Ortadoğu’da, dünyanın dört bir yanında gelişen özgürlük mücadelelerine ilham kaynağı, dayanışma gücü olur.
Gün olur, onunla savaşan güçlerin, devletin tüm yapısını bozacak, generallerini, bakanlarını ağlatacak bir konuma gelir.
Milattır 15 Ağustos…
Ağlayan, acınması gereken, gariban Kürt’ten… Mücadele eden, hesap soran Kürde geçen sürecin miladıdır.
Olmaz diyen Kürt’ten…
Olacak! diyen Kürde geçişin miladı…
O Kürt ki…
Bu günü anarken”daha alınacak çok mevzi, gidilecek çok yol var” diyor.
Yürüyor.
Başkaldırmaya devam ediyor.
Direniyor.
Biliyor ki;
Yaşamak direnmektir. Direnmekse yaşamak!