
Türk Başbakanı Recep T. Erdoğan'ın "Asrın Hukuk Bürosu diye bir yer var. İmralı'ya giden avukatlar bir şekilde Kandil ile İmralı arasında kontak kuruyor" açıklamasından birkaç hafta sonra, 21 Kasım 2011 tarihinde Türkiye'nin çeşitli illerinde operasyon düzenlendi. 16'sı İstanbul Barosu'na kayıtlı olmak üzere, Amed, Van, Hakkari, Iğdır, Ardahan, Kars, İzmir, Bursa, Urfa, Batman, Mersin, Denizli, Muş, Siirt ve Şırnak barolarına bağlı 41 avukat, sabah saat 05.00'da evleri basılarak gözaltına alındı. Bunlardan 36'sı tutuklandı. "Örgüt üyesi" ve "örgüt yöneticisi" olmakla suçlanan avukatlar, 16 Temmuz'da hakim karşısına çıkacak. İstanbul'da Çağlayan Adliyesi'nde üç gün sürecek olan duruşmalarda, tutuklu avukatları bin 500 müdafinin savunması planlanıyor.
Linç kampanyası yürütüldü
Müdafi avukatlar, hazırladıkları bir raporla, soruşturmadaki hukuksuzluklara dikkat çekti. Raporda, avukatlardan gizlenen bilgi ve belgelerin basına dağıtıldığı, bu şekilde linç ve karalama kampanyası başlatıldığı belirtildi. Savunma avukatları, kısıtlama kararıyla soruşturma dosyasına ilişkin hiçbir bilgi ve belgeye sahip olamazken, gözaltına alınan avukatlar basın önünde "suçlu" olarak teşhir edilip masumiyet karinesi ihlal edildi ve savunma hakkı kısıtlandı.
Suçlama delillere dayanmıyor
Raporda, "Soruşturmanın odağını Öcalan ile görüşmeler oluşturduğu halde, Öcalan'ın ifadesine başvurulmadı" denildi. Ayrıca Öcalan ile yapılan görüşmeler, birer suç delili olarak gösterilirken, sorulan yüzlerce soru arasında herhangi bir eylem talimatı alınıp götürüldüğüne dair somut bir delil, döküman, iletişim verisi ortaya konulmadı. Bazı avukatlara tamamen zihin taraması niteliğinde, düşünceyi ifadeye zorlayan tazyik sorular soruldu. "PKK örgütünü silahlı terör örgütü olarak nitelendirip nitelendirmediği" ya da "Nelson Mandela'nın avukatıyla yapılan görüşmenin içeriğinin ne olduğu" gibi.
Görüşmelerin tümü denetleniyor
Raporda, avukatlar ile Öcalan'ın görüşmelerini devletin denetimi altında yaptığına dikkat çekilerek şunlar belirtildi: "2005 yılından bu yana İmralı'daki tüm görüşmeler, sesli ve görüntülü kayıt altına alınıyor. Buna rağmen, avukatlar Öcalan'ın talimatını Kandil'e iletmekle suçlanıyor."
Fatura avukatlara kesildi
Raporda, davanın Oslo'da PKK ve devlet arasındaki görüşmelerin kesildikten sonra açıldığına dikkat çekilerek şöyle denildi: "Oslo görülmeleri akamete uğradığı için adeta bu durumun kefareti, rehin alma anlamında Öcalan'ın avukatlarına yüklenmiştir."
Soruşturmanın "Düşmanla savaş hukuku" mantığıyla yürütüldüğünü, avukatların siyasi saikle tutuklandığını belirtilen raporda, "Bu dava siyasal ve sosyal gerçekliği inkar eden, ceza ve yargılama hukukunun yazılı, sözlü, örf tüm kurallarını yadsıyan, esas olarak da savunma hakkı ve savunma mesleği için tehdit oluşturan bir davadır" dedi.
İSTANBUL