Son bir yıl içerisinde ‘dağıtım ve satış yasağı’ gerekçesiyle Aram Yayınevi’nin 60 kitabına yasak geldi. Bunlardan 53’ü hakkında dava açıldı. En son “Güneşin Çocukları Êzidîler” kitabı din propagandası yapıyor gerekçesiyle yasaklandı. Yayınevi toplatılan kitaplar için Türkiye’yi AİHM’e şikayet edecek.

Bu yıl, Van Kitap Fuarı standında 7 kitabın nüshasına el konuldu. İzmir Kitap Fuarı’na gönderilen kitaplar ise Kırşehir’de Jandarma kontrolü sonrasında savcılık kararıyla el konuldu. Bunlardan 53’ü hakkında dava açıldı.

Aram Yayınevi’nin editörlerinden Ulaş Güldiken, özellikle cezaevlerinden gelen kitaplara el konulduğuna dikkat çekiyor.

Jandarma kitapları nasıl kontrol etmiş? Asgari mantıkla düşünürsek, kapağa bakıp, sayfaları hızlıca çevirirken görülen sözcükler kitap hakkında bir fikir verebilir. Buna da ihtiyaç yok. Yayınevi nedir diye baktınız ve tamam, anlaşıldı: Atın şu kitapları içeri. Böyle mi? 

AİHM’e süreci başlıyor

Güldiken şu bilgileri verdi: “Kitaplar kargoya verilerek gönderilmişti. Rutin arama denilerek koliler açılıp inceleniyor. Tabii kitaplar görülünce savcılık incelemesine gönderilmek üzere el konuluyor. Avukatımızın görüşmelerinin ve ilk incelemenin sonunda diğer kitaplar iade ediliyor. 53 kitap hakkında dava açılıp Diyarbakır’daki mahkemeye sevk ediliyor. Kitapların satışı ve dağıtımın yasaklanmasına ilişkin karar çıkıyor. İç hukukta henüz davaya itirazlar sonuçlanmış değil. Sonrasında ise AİHM’ye taşımayı düşünüyoruz.”

“Anı kategorisinde yayımlanan kitaplara genel olarak örgüt propagandası yapmak, örgüte katılımı teşvik etmek suçlamalarıyla dava açıldığını” söylüyor Ulaş Güldiken. Daha yeni, “Güneşin Çocukları Ezidîler” kitabı,  terör örgütünün din propagandasını yapıyor gerekçesiyle yargılanıyor.

Hangi kitaplar yasaklı

Başka yasaklı kitaplar hangileri? Evde bulunsa “yakar” diyeceğimiz kitaplar. Bir çırpıda isimler şöyle: “Böğürtlen Zamanı”, “Kasırga Taburu”, “Hep Kavgaydı Yaşamım”, “Elveda İkiyüzlü Umut”, “Dağın Yüreği”, “Bizim Çocuklar”, “Bir Savaşın Anatomisi”, “Jineoloji Tartışmaları.”

Yayınevi, 1997 yılında İstanbul’da kurulan  2000’li yılların başlarında dönemin imtiyaz sahibi bölücülük ve örgüt propagandası yapmakla  yargılanmış. 2008 yılında İstanbul’dan Diyarbakır’a taşınılınca bir yıl kadar ara vermek zorunda kalmışlar. Sonraki yıllarda da yeni gelen imtiyaz sahipleri bölücülük ve örgüt propagandası yapmaktan birçok kez yargılanıp tutuklanmış. Bu yıl, biriken davalardan ötürü bir imtiyaz sahibi ise yurtdışında.  


 KÜLTÜR SERVİSİ