
Baluken, 13 Şubat günü Meclis'te düzenledikleri basın toplantısında "Toplumsal Barış ve Müzakere Kanunu Teklifi"ni açıklamış ve demokratik çözüm sürecinin devamı için hükümetin atması gereken adımları duyurmuştu. Aradan geçen iki haftalık süreye rağmen hükümet sürecin yasal zemine kavuşturulması için beklenen adımları atmazken, mesaisini 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası kendileri için tehdit olarak gördükleri HSYK, internet yasası, MİT yasası gibi tekliflere ayırdı. Ayda bir İmralı'ya gidişine olanak sağlanan BDP heyetinin Kürt Halk Önderi Öcalan ile 17'inci görüşmesinin 8 Mart Pazar günü gerçekleşmesi bekleniyor. İmralı görüşmesine bir hafta kala, BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, son İmralı görüşmesinden bugüne yaşananları, hükümetin tutumunu ve sürecin gidişatını değerlendirdi.
Uyarılar es geçildi
Baluken, yaptıkları açıklamalarla AKP'yi samimiyete çağıran uyarılarda bulunduklarını hatırlatarak, "Sayın Öcalan ile İmralı'da yapmış olduğumuz son görüşmenin bütünü incelendiği zaman tamamı bu uyarılarla doluydu. O nedenle özellikle belli konularda AKP'nin adım atması ve anlamlı derin müzakere aşamasına geçilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Başından beri sürecin yasal statüsünün oluşturulmasını istemiştik. Partimizin çalışmasını da kamuoyuna sunduk" dedi.
MİT Yasası alakasız
Bu süre içinde hükümet ile yaptıkları görüşmede, "hükümetin bu işin ciddiyetini henüz fark etmediği" sonucuna vardıklarını ifade eden Baluken, AKP'nin süreci MİT Yasası üzerinden ele almaya çalışmasını eleştirdi. Baluken şöyle konuştu: "Bunu süreç açısından son derece riskli buluyoruz. Bu sürecin müzakere masasının yasal zemini ile MİT Yasası'nda düşünülen düzenleme arasında hiçbir ilişki yoktur. MİT Yasası daha çok MİT mensuplarını koruma altına almayı amaçlayan, Emniyet ile MİT arasındaki savaşta MİT'in elini güçlendirmeyi amaçlayan düzenlemedir. Oysa biz bu kurumlar arasındaki savaştan bağımsız olarak müzakere masasının yasal statüsünün oluşturulması gerektiğini ifade etmiştik."
Somut çalışma yok
Hükümetin yasal zemin konusunda şu ana kadar "anlamlı ve somut bir çalışması" olmadığını vurgulayan Baluken, "Önümüzdeki günlerde yeni bir gelişme olursa bunu değerlendiririz ama bugüne kadar hükümet tarafından yapılan açıklamalar ve MİT Yasası'ndaki düzenleme Kürt halkının beklentisini karşılamayan bir düzenlemedir" diye konuştu.
8 komisyon bekliyor
Baluken, Öcalan'ın 8 komisyon önerisinde de hükümetin hiçbir adım atmadığını belirtti: "Heyetlerin oluşturulması ve tartışmaların yapılması gerektiğini söylemiştik. AKP'nin bu komisyonları oluşturduğuna dair somut bir veri yok. Bir diğer uyarı ise gözlemci gözün oluşturulmasıydı. Bu konuda da AKP bir çalışma içinde değil. Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde de bu yönüyle somut bir adım atıldığını söyleyemeyiz. Yaptığımız samimiyet ve ciddiyet adımlarının AKP tarafından ne kadar algılandığını ölçecek olumlu bir çalışma bilgisine sahip değiliz."
Gerekçesi seçim
Hükümet ile yaptıkları görüşmelerde, sürecin seçim gerekçe gösterilerek zamana yayılması durumunda doğabilecek sonuçları her defasında dile getirdiklerini ifade eden Baluken, "Bu süreç seçim hesaplarına heba edilmemesi gereken, tarihi, stratejik dönüşümü ele alan bir süreçtir" dedi. Yaklaşık 1 yılı aşkın süredir devam eden ateşkes sürecinin hükümet üzerinde bir rehavet havası oluşturduğuna vurgu yapan Baluken, "Bu rehavet havasına kapılarak seçimleri kurtarmanın hesabı içerisine giriyorlar. Kendileri ile yaptığımız görüşmelerde de süreç açısından en büyük riskin bu olduğunu söyledik. Şu anda görebildiğimiz kadarıyla AKP daha çok seçimi gerekçe gösteriyor. Bu gerekçe üzerinden bazı somut adımları atmamanın gayreti içerisine giriyor. Bizim açımızdan kabul edilebilir bir gerekçe değildir" diye belirtti.
AKP'nin tavrı kaygılandırıyor
Baluken, AKP Hükümeti'nin daha önceki yıllarda da ateşkes süreçlerini heba ettiğini hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti: "Siyasi soykırım operasyonlarını başlattı. Çok ağır askeri operasyonlar yaptılar. Şu andaki AKP'nin tavrını ve geçmişteki pratiğini bir araya getirdiğimizde tabi ki kuşkularımız ve kaygılarımız artıyor. Son günlerde özellikle sınır hattında Roboskî'de ciddi bir askeri hareketlilik var. Bazı alanlarda çatışmalar da yaşanıyor. Bütün bunları alt alta getirdiğimizde AKP'nin mevcut tavrı süreç açısından hepimizi kaygılandırıyor."
Gelecek görüşme kritik
İmralı Adası'nda 8 Mart günü yapacakları görüşmenin çok kritik bir görüşme olacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Baluken, "Zaten Sayın Öcalan'da öyle demişti. Bir önceki toplantının da tarihi olduğunu söylemişti. Bundan sonra yapacağımız toplantının da tarihi olacağını söyleyen tespitleri vardı" dedi.
Newroz manifestosunun yıldönümünün yaklaştığına işaret eden Baluken, Öcalan'ın 2014 Newroz mesajını da bu görüşmede iletebileceğini söyledi.
Tek reçete demokrasi
Baluken, hükümetin çözüm süreci için adım atmak yerine MİT, HSYK ve İnternet Yasası'yla otoriterleşme çabalarına ilişkin ise şunları dile getirdi: "Aslında gerek bu sürecin hemen başında gerek Gezi sürecinde gerekse de 17 Aralık sürecinde biz Türkiye'yi çatışmadan ve krizden çıkaracak tek reçetenin daha fazla demokratikleşme olduğunu ifade etmiştik. Bugüne kadar yaptığımız uyarılar, AKP tarafından dikkate alınmadı ve daha fazla demokratikleşme beklentisi kitlelerde varken tersi bir sonuç ortaya çıktı. AKP adeta tek parti ve tek adam suntasına doğru giden ve bu çağrışımı yoğun bir şekilde kitlelere hissettiren, bazı yasal düzenlemeler yaptı."
BDP muhalefetini yapıyor
Baluken, BDP'nin 'sessiz kaldığı' yönündeki eleştirilere de yanıt verdi: "En güçlü muhalefeti gösteren BDP'dir ama kamuoyunda sanki BDP çözüm sürecine zarar gelmesin diye AKP'nin bu uygulamalarını görmezden geliyor gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Bunun bir kere doğru olmadığını ifade etmek istiyoruz."
17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası Meclis'e iki araştırma önergesi verdiklerini hatırlatan Baluken, "Bunlardan biri yolsuzluk diğeri ise paralel devlet ile mücadeleydi" dedi. Çözüm sürecinin yolsuzlukları örtmekle ilerleyecek bir süreç olmadığının altını çizen Baluken, "Tam tersine yolsuzlukların üzerine ne kadar çok gidilirse, hesap verilebilir şeffaf bir sistem ne kadar kurulursa, çözüm süreci de o kadar güçlenir. Bu konudaki tavrımız ilk günden bugüne kadar bir adım geriye gitmiş değildir" diye belirtti.
Baluken, Meclis'ten son çıkan yasalar konusunda tavırlarının net olduğunu vurgulayarak, şunları ekledi: "Bu yasalar konusunda BDP bütün muhalefetini ortaya koymuştur. Yapılan yanlışlardan dönülerek daha demokratik düzenlemeler için önerilerini sunmuştur."
ALPER ATALAY/DİHA/ANKARA