110 sayfalık roman, üç kadının tehcirle değişen hikayesini zamanın izinde ve bugünün aynasında yansıtıyor. Görünürdeki hikaye, yurt dışında yaşayan anlatıcısının, onu kendine ve geçmişine çağıran İstanbul’daki çocukluk evini satmak amacıyla dönüşünü anlatıyor. Bu dört katlı ahşap ev, artık yalnızca sıçanların yaşadığı, pejmürde bir viraneden ibaret olsa da hâlâ geçmişteki sakinlerinin hikayelerinin hayaletlerini barındırmaktadır içinde.

Bodrumlardan gelen sesler
Tarih, iktidar ve erkekler tarafından örselenmiş kadınların ‘bodrum’larından gelen sesleri toplayan Çelik; dün ve bugün arasında mekik dokuyan, Ramela - Anlatıcı hattında paralel giden, Ayşe/Şake’yi insanın suratına fırlatan ve alttan alta Mari’yi duyuran yoğun kurgusu içinden akıtıyor romanını. Belleğini geçmişten soyutlamaya çalışan anlatıcı eski evinde dolaştıkça, diğer kadınlar da bir bir çıkıyorlar odalarından lanetli miraslarıyla; hayaletlerin arasında bir hayalete dönüşmüş Ramela, yitirilmiş iki kız evlat ve anlatıcının sislerin içinden yüz gösteren annesi.
1968 yılında Amed’de doğan Ermeni yazar Jaklin Çelik’in ilk öykü kitabı ‘Kum Saatinde Kumkapı’, 2000 yılında Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. İkinci öykü kitabı ‘Yılanın Yolu’ 2003’te yayınlanırken, iki yıl sonra da gezilerini kaleme aldığı ‘Kaçak Yolcu’ adlı deneme kitabı çıktı. 2011’de çıkan Öfkenin Şenliği, yazarın ilk romanı. Çelik’in ayrıca öykülerinden bir seçki de Amed merkezli Lîs Yayınları tarafından 2007’de Kürtçeye çevrilerek ‘Jiyanê Li Îstasyonê Dest Pê Kir’ adıyla yayınlandı.

AMED