120 bin yeni mülteci kotası

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, mülteci krizine "hızlı, kararlı ve kapsamlı" bir cevap sunacağını belirttiği planları dün açıkladı. Buna göre 120 bin sığınmacı daha bağlayıcı kotalar çerçevesinde Avrupa Birliği üyesi ülkelere dağıtılacak. Daha önce gelen 40 bin sığınmacı ile bu sayı toplamda 160 bine çıkıyor.  Her ülkenin alacağı göçmen sayısı o ülkenin milli geliri, nüfusu, işsizlik oranı ve hali hazırda işlemde olan sığınma başvurusu sayısına göre belirlenecek. Bu kotalara uymayan ülkelere para cezaları uygulanması öngörülüyor. 


Dörtte birini Almanya alacak

Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya ve Romanya zorunlu kota sistemine karşı çıkarken hazırlanan kota planı uyarınca Almanya'nın payına 31 bin 443 sığınmacı düşüyor. Böylece Almanya, halen İtalya ve Yunanistan'da bulunan 120 bin sığınmacıdan dörtte birine kapılarını açmış olacak. 


Pazartesi günü bakanlar tartışacak

Ayrıca Avrupa ülkelerine batı Balkan ülkeleri ve Türkiye'yi de kapsayacak şekilde bir güvenli ülkeler listesi oluşturmalarını önerildi. Liste, başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların daha hızlı sınırdışı edilebilmelerini sağlayacak. Öneri paketinde Avrupa'ya sığınmacı akınını önlemek üzere Afrika ülkelerine sağlanan mali yardımın artırılması da bulunuyor. Öneriler 14 Eylül Pazartesi günü Brüksel'de yapılacak olan AB içişleri bakanları toplantısında tartışılacak.


'Laf değil eylem gerekli'

Juncker göçmenlere ilişkin planlarını, her yıl Avrupa Komisyonu'nun önceliklerini açıkladığı "Birliğin Durumu" başlıklı konuşmasında duyurdu. Konuşmasına AB'nin "iyi bir halde olmadığını" itiraf ederek başlayan Juncker, göçmen krizini ele almanın "insanlık ve insan onuru ile ilgili bir sorun" olduğunu söyledi. Juncker, "Avrupalıların kucak açması gereken toplam 160 bin mülteci sözkonusu; umarım bu kez herkes üzerine düşeni yapar; lafa değil eyleme ihtiyaç var" dedi. 


'Bu ahlaki sorumluluğumuz'

Bu yılın başından beri Avrupa'ya kaçan yüzbinlerce kişi dikkate alındığında sığınmacı krizinin hemen üstesinden gelinebilecek bir kriz olmadığını belirten AB Komisyonu Başkanı, sığınmacılara yardım etmenin AB'nin ahlaki sorumluluğu olduğunu vurguladı. "Tekneleri geri tepen, mülteci kamplarını ateşe veren ya da yoksul ve çaresiz insanları geri çeviren bir Avrupa istemediğini" belirten Juncker, "Avrupa, Kos'taki fırıncıların aç insanlara ekmek hediye ettiği yerdir. Avrupa, Münih Tren Garı'nda insanların toplandığı ve sığınmacıları alkışlarla karşıladığı yerdir" diye sözlerini sürdürdü. 


 BRÜKSEL