Açlık grevi 18. günde

  • Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle tüm cezaevlerinde başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi 18. gününde 4. grupla devam ediyor. 

İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde 22 yıldır tutulan Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle tüm cezaevlerinde 27 Kasım'da başlayan süresiz-dönüşümlü açlık grevi 18. gününde. Gruplar halinde 5’er günlük sürelerde yapılan bu süresiz-dönüşümlü açlık grevine rehin tutulan Dersim Belediyesi Eşbaşkanı Nurhayat Altun da önceki gün katıldı.  

Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Amed Eşbaşkanı Şeyhmus Karadağ, Öcalan üzerindeki tecridin “insanlık suçu” olduğunu ve kabul edilebilir bir yanının olmadığını söyledi. Öcalan’a dönük tecride karşı cezaevlerinde 2018’de de açlık grevine girildiğini hatırlatan Karadağ, o dönemde 9 kişinin yaşamına son verdiğine dikkat çekti. Cezaevlerinde böyle bir durumun tekrar yaşanmasını istemediklerini söyleyen Karadağ, şunları ifade etti: "Cezaevlerinde başlayan açlık grevlerini şuan 4’üncü grup sürdürmekte. İnsan olan herkes açlık grevlerine karşı duyarlı olmalı ve tutukluların taleplerinin yerine getirilip, grevin sonlandırılması için adım atmalı. Cezaevlerinde cenazelerin çıkmaması için bir an önce çözüm yoluna dönülmesi gerekir." 

Bunun için de Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurgulayan Karadağ, "Çünkü Sayın Öcalan özgürleştiğinde Türkiye'de barış sağlanacak, Ortadoğu'daki savaş son bulacak. Öcalan üzerinde uygulanan tecrit aslında tüm Türkiye halklarına karşı uygulanıyor" diye konuştu. Karadağ, taleplerinin karşılanması için tüm Kürt siyasi partileri, dernek ve kurumlar başta olmak üzere kamuoyunun taleplere ses vermesi gerektiği çağrısında bulundu.  AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.