Açlık grevi 3. haftasında

- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde ihlallerin son bulması için tutsakların başladığı açlık grevi eylemi, 3. grupla beraber 15. gününde devam ediyor.
İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde tutulan Öcalan’ın avukatları Raziye Turgut, Rezan Sarıca, İbrahim Bilmez ve Serbay Köklü, bugün görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Öcalan’ın avukatlarından Newroz Uysal ve Rezan Sarıca, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra cezaevlerinde başlatılan açlık grevi sonrası 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüştü. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 Eylül’de Öcalan’a yönelik 2009 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderdiği savunmasına ek olarak hazırladığı ”Yol Haritası” gerekçesiyle, 6 aylık avukat görüş yasağı getirdi. 4 Kasım’da ise aileler için görüş yasağı getirildiği ortaya çıktı. Yine bir disiplin cezasından söz edildi, ancak ne gerekçesi belirtildi ne de neden itiraz süresi aşılarak bildirildiği açıklandı.
Öcalan üzerinde sürdürülen tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde devam eden ihlallerin son bulması amacıyla Türkiye ve bölgedeki cezaevlerinde siyasi tutsakların 27 Kasım itibariyle başlattığı açlık grevi eylemleri de devam ediyor. 3. grubun devraldığı eylem 15. gününde.
İHD heyeti, önceki gün Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile görüştü. Görüşmede, infaz kanunu değişikliği, insan hakları savunucularına yönelik soruşturmalar, cezaevlerindeki hak ihlalleri ve Öcalan’ın tutulduğu İmralı Cezaevi’nin durumu ele alındı. Bakan Gül, hiçbir olumlu yanıt vermedi.
Tutsak yakınlarından açıklama
Diyarbakır Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) de tecridin kaldırılması talebiyle 27 Kasım’da cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine ilişkin Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya, HDP yöneticileri, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA DER) yöneticileri, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar, 78’ler Derneği üyeleri ile çok sayıda tutsak yakını katıldı.
TUAY-DER’den Mehmet Uzel, açlık grevlerinin ortaya çıkan ciddi hukuksuzluklara karşı yasal ve imkanların tükendiği noktada son çare olarak başvurulan ve ortak adalet anlayışını temel alan politik bir eylem olduğunu söyledi.
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin başında; tecrit, yaşam hakkı ihlali, işkence, kötü muamele, dil ve kültür asimilasyonu, kadın katliamları ve cezasızlık geldiğini kaydeden Uzel, tecrit sisteminin, ayırmayı, farklılaştırmayı, tekilleştirmeyi, ayrıştırmayı, itaate zorlamayı amaçladığını belirtti. Uzel, “Bu açıdan tecrit sistemi sadece bir cezalandırma rejimi değil, bir yöntem tekniğidir. Bu teknik demokrasi ve hukukla bağdaşmamaktadır. Cezaevlerinden yaşanan mutlak tecrit rejimi zamanla tüm toplumu kapsamıştır. Açlık grevine giren tutsakların, ulusal ve uluslararası hukuka uygun taleplerinin bir an evvel yetkililer tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.















