Afganistanlı kadınlar Taliban’ı gömecek

8 Eylül 2021 Çarşamba - 17:00

.

.

  • Afganistan’da “Eğitim, çalışma ve güvenlik hakkımızdır” sloganlarıyla protesto eylemleri sürdüren kadınlarla dayanışmaya çağıran Fatma Kılıçarslan ve Buse Üçer, Afganistanlı kadınların, Taliban’ı karanlığa gömeceğini belirtti.

BERNA KİŞİN/MA

ABD ve NATO’nun çekildiği Afganistan’da 15 Ağustos’ta başkent Kabil’i işgal ederek yönetimi ele geçiren Taliban, 20 yıl aradan sonra tekrar ülkede hakimiyet kurdu. Ciddi bir direnişle karşılaşmadan hakimiyetini kuran Taliban’ın ilk yasak ve uygulamaları ise kadınlara yönelik oldu. Kamusal alan kadınlara yasaklandı, eğitim ve çalışma başta olmak üzere birçok hakları ellerinden alındı, peçe zorunluluğu getirildi.

Taliban’ın yarattığı karanlığa teslim olmayan kadınlar ise hakları için ilk günden itibaren sokaklarda direniyor. Yeni hükümette yer verilmeyeceği açıklanan kadınlar, Kabil’de “Eğitim, çalışma ve güvenlik hakkımızdır” sloganlarıyla protestolarını sürdürüyor.

Ankara Kadın Platformu üyesi Fatma Kılıçarslan ve Kadın Dayanışma Ağı Üyesi Buse Üçer, Taliban’ın şeriat kurallarına karşı direnen Afganistanlı kadınlarla enternasyonal direniş çağrısında bulundu.  
 
Sömürü için İslam’ı maşa olarak kullanıyorlar

Platform üyesi Kılıçarslan, erkek egemen zihniyetin iktidara geldikten sonra ilk olarak kadın haklarına saldırdığını belirterek, yıllarca direnerek elde edilen hakların bir gecede alınmaya çalışıldığını söyledi. Dünya tarihinde birçok kez erkek egemen zihniyetin iktidarı ele geçirdikten sonra kadınları hedef aldığını ifade eden Kılıçarslan, “Emperyalist devletler, Ortadoğu’yu sömürmek için İslam’ı bir maşa olarak kullanıyor. Buradaki çetelerin güçlenmesi, emperyalist devletlerle yaptıkları işbirliğinden bağımsız değil” dedi.
 
Kürdistan’da kadına yönelik ayrı bir savaş var

Afganistan’da Taliban’ın kadınlara yönelik uygulamalarının Türkiye ve birçok ülkede de yaşandığını dile getiren Kılıçarslan, “Kadının olduğu yerde umut, güzellik ve en başta direnç vardır. Bu saldırılar, toplumun direncini kırmaya yöneliktir. Çünkü biz de tecrübeliyiz. Kürdistan coğrafyasında devam eden bir savaş, işgal var. Bu işgal kadın boyutunda artarak devam ediyor.

Kürdistan’da kadınlara yönelik ayrı bir savaş yöntemi uygulanıyor. Özellikle Türkiye’de ve Kürdistan’da erk zihniyetin kadınları düşürme çabaları çok gündeme geliyor. Erkek iktidar, kadın üzerinden savaşını yürütmeye çalışıyor. Bugün 'Taliban'la oturmaya hazırız' diyen erkek devletler, Taliban'ın zihniyetinden farksız politikalar yürütmüyor" dedi.

Afganistanlı kadınlar Taliban’ı karanlığa gömecek

Afganistan ve Kürdistan’da kadın mücadelesini desteklediklerini kaydeden Kılıçarslan, Afganistan’da kadınların da 20 yıl önceki gibi olmadığını söyledi. Kadınların Taliban’a karşı koyduğunu dile getiren şöyle konuştu: “Rojava’da nasıl ki kadınlar DAİŞ barbarlığını tarihin karanlığına gömdüyse bugün de Afganistan’da kadınlar Taliban’ı o karanlığa gömecekler ve yeni bir yaşam filizlenecektir. Dünyanın bütün yerinden tüm kadınları da bu mücadeleye ses olmaya çağırıyoruz.” 

Afganistanlı kadınların direnişi hepimizin direnişi

Kadın Dayanışma Ağı üyesi Buse Üçer ise, Afganistan’da Taliban’a karşı direnen kadınların mücadelesinin tüm dünya kadınlarının ortak mücadelesi olduğunu vurguladı. Kadın hareketinin enternasyonal bir harekete dönüştüğünü ifade eden Üçer, “Kadınlar birçok yerde ses vermeye devam ediyor. Emperyalist ülkeler işbirliği içinde hareket ederek kendi çıkarları uğruna başta kadınlar olmak üzere Afganistan halkına zulmeden Taliban rejimini tanımaya devam ediyor. Bu bir çıkar ortaklığı ve bu çıkar ortaklığı da elbette erk zihniyetle ilişkili” diye belirtti. 
 
Afganistan’daki kadınlarla duygudaşız

Dünyanın birçok ülkesinde direnen kadınların ortak yaşanmışlıkları ve bunlara karşı ortak mücadeleleri olduğunu söyleyen Üçer, “Biz kadınlar olarak Taliban’ın kadınlara yapmış olduğu tüm hak ihlalleri, zulüm ve baskılarını buradan hissediyoruz ve aynı noktada ortaklaşıyoruz. Bu yüzden de Afganistan’daki kadınlarla duygudaşız” dedi. diyoruz.

Taliban’ın kadınların direnerek sahip olduğu hakları ‘din’ adı altında ellerinden aldığını belirten Üçer, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir gece yarısı İstanbul Sözleşmesini fes etmesini örnek verdi. Direnişin enternasyonal boyutuna değinen Üçer, “Kadın hareketlerini, ortak bir dil oluşturarak, feminist hukuk ve ilkelerle, bütün dünyada patriarkal kapitalizmi yıkarak, özgür ve eşit dünya kurarak yayalım” çağrısında bulundu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.