Ağdat’ın gaspı

Toplum/Yaşam Haberleri —

18 Haziran 2020 Perşembe - 14:00

  • Köydeki arazilerinin çoğunun ellerinden alındığını belirten Dersim direnişi önderi Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, topraklarını geri almak için hukukçulardan destek istedi. 

AYŞE SÜRME/MA / DERSİM

Dersim Direnişi’nin önderi Seyit Rıza’nın idam edilişinin ardından Dersimliler için sürgün günleri başlarken, Seyit Rıza’nın Ovacık ilçesine bağlı daha sonra adı Duman Tepe diye değiştirilen Ağdat köyü de boşaltıldı. Bununla birlikte Dersim’de kimliksizleştirme politikasının ilk durağı Seyit Rıza’nın köyündeki topraklara el koyulmasıyla başladı. Dedelerinden kalan topraklara sahip çıkmak amacıyla torunları dönem dönem köye dönüş yapsa da köy birçok kez devlet tarafından boşaltıldı. En son 1994 yılında askerler tarafından boşaltılan Ağdat köyü de bir mevki olarak Tornova köyüne bağlandı. Ağdat’a kadastro arazilerin tapulaştırılması için 2009 yılında girdi.

Yapılan çalışmalarda arazi sahiplerine danışılmadan oluşturulan bilirkişilere dayandırılarak arazilerin geniş bir bölümü hazine arazisi olarak kayıtlara geçirildi. Seyit Rıza’nın torunları tarafından 1977 yılında mahkeme kararıyla aldığı tapulu arazileri hakkında ise, ikinci şahıslar hak sahibi olduklarını iddia etti. Böylece Seyit Rıza’ya ait olan, ancak 1938’lerde yıkılan konağının bulunduğu arazi dahil olmak üzere birçok arazi mahkemelik oldu. Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde hem ailenin hem de aileye karşı açılan iki ayrı dava henüz sonuçlanmazken, Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, davalar için hukukçulardan yardım istedi.

Araziler gasp edildi 

2002 yılında köyüne yerleşen Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, babasının 1977 yılında mahkemeye başvurduğunu, bir kısım arazinin tapularını alabildiklerini, ancak bir kısım arazilerin ise tapularını alamadıklarını kaydetti. 2009 yılında köye kadastro girince zilliyet hakkı kendilerinde olan bazı arazilerinin devlet tarafından alınarak hazineye aktarıldığını söyleyen Polat, kendi tapulu arazileri hakkında da ikinci şahısların hak iddia ederek kendilerine dava açtığını dile getirdi. Arazinin yarısının bir kısmı davalık diğer kısmının da hazinelik edildiğini ifade eden Polat, 200 dönümden fazla arazilerinin hazineye devredildiğini belirtti.

Bir iki ihanetçi getiriyorlar…

Topraklarının çoğunun köylülerin elinden alındığını ifade eden Polat, 9 yıldır topraklarını almak için uğraştığını belirtti. Mahkeme görülmeden, keşif çıkmadan, hak ve hukukun göz ardı edildiğini vurgulayan Polat, “Bir iki ihanetçi buluyorlar, 80-90 yaşındaki bilirkişileri getiriyorlar. Bu kimindir, neyin nesidir, aklı bile yerinde olmayan insanları bilirkişi seçtiler. Bütün yörenin köyleri mahkemelere döküldük. Ovacık ve benim köyüm de dahil Erzincan’a kadar böyle oldu. Hala da mahkemelerdeyiz, bir türlü sonuç alamıyoruz” dedi.

Biz hep bu topraklardaydık

Dersim kimliğinin toprak üzerinde sildirilmeye çalışıldığını vurgulayan Polat, “Kadastro çıkartılıp tapular alınıyor hazine ediliyor. Mezarlarımıza giriliyor. Zor şartlar altında bu zamana geldik. Bizden sonrakiler huzur bulsun, rahat etsinler. 11 dedem buradan geçmiş. O zaman ben senden önce bu topraklardaydım. Rus Harbinde dedem buradan Erzincan ve Erzurum’a kadar kendi yerlerini savunmuştur. Zamanı gelince de idama gitmişiz. Büyük bir çelişki. Kendimi, etrafı sorguluyorum. Neden bunlar yapılıyor?  Bu topraklarda Alevi, Ermeni, Kürt oldukları için yapılıyor” şeklinde konuştu.

 

Köyde 4 aileyiz

Köyde 4 aile olduklarını söyleyen Polat, mevki olarak tanımlanan yerleşim yerlerinin tekrar köy statüsüne kavuşturmak istediğini dile getirdi. Polat, “Köy olmak için 150-500 nüfus kaydırmamız gerekiyormuş. Köyümüzün asıl ismi Ağdat sadece tapu üzerinde kalıyor. Adı da Duman Tepe mevkii olarak değiştirilmiş ve yakınlarda mezra olması gereken Tornova Köyüne bağlanmış. Köyümüzün ismi 1993-94 yıllarındaki boşaltmalardan sonra feshedildi. Önce köyü aldılar şimdi de kadastro vasıtasıyla tapularımız başkalarının üzerine çıkıyor” diye konuştu.

 

Hukukçulardan destek

Mahkemelerin adil bir şekilde sonuçlanmasını istediğini kaydeden Polat, şu çağrıda bulundu: “Duyarlı insanlardan, özellikle avukatlardan destek istiyorum. Hukukçuların bu çağrıya kulak vermeleri gerekiyor. Kanun bana bir mülkiyet hakkı vermiş. Bunu tekrar elimden almak istiyorlar.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.