• Gîyadîn’in Meleqer köyünde Türk Altın İşletmeleri’nin Murat Nehri’nin kolları ortasında kurduğu altın madeni üretime başladı. 4 yılda 44 milyon metreküp su ve 1 milyon kilogram toprak kirletilerek yalnızca 0,65 gram altın elde edilecek.
  • Muş Belediyesi Kimya Mühendisi Cüneyt Uygur, “1 ton kayaçtan 0,87 gram altın çıkıyor. Siyanür balıklarda solungaçlara değdiği gibi öldürüyor, içme suyuna girerse kanserojen etki eder” diye konuştu.

 

Agirî'nin Gîyadîn (Diyadin) ilçesine bağlı Meleqer köyünde, Koza Holding, yeni adıyla Türk Altın İşletmeleri tarafından Murat Nehri'nin kollarının ortasında 470 hektarlık alanda kurmak istediği 3 maden işletme ocağı için ayrı ayrı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu verilmesinin ardından çalışma başlatıldı.

2 bin 211 sayfalık ÇED raporu incelenmesinde çıkan verilere göre, 4 yılda, 44 milyon metreküp suyun kirletileceği ve 1 milyon kilogram toprak kirletilerek sadece 0.65 gram altın elde edilecek. 16 Temmuz'da ilk altın dökümünü başlatan işletme, bu tarihten itibaren resmen üretime başladı. Murat Nehri'nin doğduğu havzaya en uç uzaklığı 55 metre olan işletme, kullanacağı siyanürle Murat Nehri'ni ve nehrin geçtiği kentleri büyük bir yıkımla karşı karşıya bırakıyor. Başta tarım ve içme suyunda kullanılan nehre, siyanürün karışmasıyla birlikte canlıların yaşamı de tehdit altına girecek.

23 milyon ton kazı hedefleniyor

Mezopotamya Ajansı’ndan Can Kırbaş’ın konuştuğu Mûş Belediyesi'nde çalışan Kimya Mühendisi Cüneyt Uygur, projede 23 milyon ton kazı hedeflendiğini belirtti ve ekledi: “23 milyon ton kayaç parçalanacak. 2 milyon tonu cevherli kayaç, 11 milyon tonu ise çöp dediğimiz kısım olacak. 1 ton kayaç parçalandığında 0,87 gram altın elde ediliyor. Bu kadar düşük bir oran. Bunun dışında kalan kayaçların içinde ağır metaller var. İşletme, Mollakara köyünde Murat Nehri'ne 190 metre uzaklıkta. Herhangi bir deprem, sızma meydana geldiğinde suyumuz kirlenecek. Siyanürün öldürücü, boğucu bir etkisi vardır. Zaten balıklarda solungaçlara değdiği gibi balık ölüyor. Yaşam ve toprağı direkt yok edecektir. İçme suyuna girdiğinde ise halk sağlığına kanserojen etki eder. Murat Nehri 722 kilometre uzunluğa sahip. Ağrı'dan başlayıp Muş, Bitlis, Bingöl'den geçip Elazığ'da Fırat Nehri havzasıyla birleşiyor. Murat Nehri 4 il, 21 ilçe ve 422 köyden geçiyor.”

Topraklar satılmaya başlandı

Altın arama sırasında ciddi oradan patlayıcıların da kullanılacağını vurgulayan Uygur, tarım ve halk sağlığının çok ciddi şekilde etkileneceğini ifade etti. Erzingan'ın Licik (İliç) ilçesinde siyanürden dolayı meydana gelen toprak kaymasını anımsatan Uygur, "Orada 9 can yaşamını yitirdi. Çevre, tarım ve suyun kirlenmesi de bunun yanındaydı. İliç faciasının bize kötü bir örnek olması gerekiyor. İlk etki alanında olduğumuz için Ağrı, Bingöl, Bitlis ve Muş çok önemli. Sınırlar ve çizgiler korumuyor. Kimyasalla temasa girmiş atıklar herhangi bir sızıntıda suya karışacak. Kimyasalları arıtacak bir ayrıştırma tesisi kurulabilirdi. Bu maliyeti de halka mal ediyorlar. Topraklar satılmaya başlandı. Bir göç meydana gelecek. Şurada dikkat çekeceğimiz nokta, proje ömrü 8 yıl, işletme ömrü 4 yıl ama ÇED raporunda 20 yıl verilmiş. İşletme 4 yıldan sonra tekrar uzatılacak. Demek ki 20 yıl sürecek. Maden sahası genişletilecek. ÇED raporunda 95 metre uzatılan nokta belki suya sıfır noktasına gelecek. Bu tehlikeler var. Bilirkişi değerlendirmelerinden aldığım verileri söylüyorum. Bunlar ÇED raporunda geçen tehlikeler. Buna rağmen ÇED raporu verildi" diye konuştu. 

Mûş Belediyesi dava açtı

Meleqer köyündeki halkın yoksulluğundan dolayı topraklarını satmayı kurtuluş olarak gördüğünü ifade eden Uygur, gelecekte köyde yaşamın kalmayacağının altını çizdi. Mûş Belediyesi olarak ÇED raporuna yönelik yürütmeyi durdurma kararı davası açtıklarını aktaran Uygur, doğaya zarar verilmeden de enerjinin üretilebileceğini söyledi. Uygur, "Tarım belgesi olan herkesten vekalet alıp sürece müdahil olacağız. Durdurmak için uğraşıyoruz. Halkımızın kimyasal tehlikeleri bilmesi gerekiyor" diye belirtti. MÛŞ