- Avrupa Birliği tescilli Pirsûs narı (Xeznê narı) pahalı su ve artan maliyetlerle boğulurken bahçeler birer birer boşalıyor. Sêpingar Mahallesi’nden Selamî Kip, “Eskiden her yerde nar bahçeleri vardı. Su kaynaklarımız kuruyunca kuyu açtık, onlar da yetmez oldu. Barajdan su geliyor ama dönümüne 3 bin 600 TL istiyorlar. Harran’da 500 TL” diye konuştu.
Riha’nın tarım açısından önemli merkezlerinden olan Pirsûs (Suruç), kentin en küçük ilçeleri arasında. Büyük bir ovada kurulan ilçenin yaklaşık yüzde 90’nı tarıma elverişli arazi yapısına sahip. İlçe genelinde 8 bin 860 dekar alanda Pirsûs narı ekili. İlçenin mikroklima yapısına özgün yetişen Pirsûs narı, iri taneleri, yumuşak çekirdeği ve mayhoş tadıyla biliniyor. Kabuğu, tatlı ve ekşi aromasıyla farklılık gösteren Pirsûs narı, 2021 yılında Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. 2023 yılında Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret sistemine yapılan başvuru kabul edilirken, AB komisyonu tarafından Koruma Menşe Adı (PDO) verildi. Nar verimi suyla doğrudan bağlantılı olduğu için her geçen gün nar ekili alanları daralıyor. 20 köyün temel geçim kaynağı Pirsûs narı olurken, günümüzde bu sayı dörtte bire kadar düştü. İlçe genelinde şu an bin dekar kadar nar ekimi yapılıyor ve yıllık 165 ton verim alınıyor.
Çocukluktan beri narcılık yapıyor
Pirsûs ilçesine bağlı kırsal Sêpingar Mahallesinde yaşayan Selamî Kip, çocukluk yıllarından beri narcılık yapıyor. Şu an Marut, Araban, Alîgor gibi yerlerde aktif olarak narcılık yapıldığını belirten Kip, kendisinin de 12 dekar nar bahçesi olduğunu söyledi. Her dekara 50 adet nar ağacı girdiğini anlatan Kip, nar fidelerinin 3 yaşından itibaren ürün verdiğini ifade etti. Nar ağacının önemli bir özelliğine dikkat çeken Kip, “Nar ağaçları bir yandan kururken diğer yandan doğal olarak çıkan yeni dallarla kendini yeniliyor ve sürekli ayakta kalıyor” dedi.
Barajdan sonra haşereler arttı
Kendi bahçesinin 50 yıllık olduğunu kaydeden Kip, “Her yıl budamasını yapıyoruz. Genelde de budamayı kendimiz yapıyoruz ama yevmiye olarak yapıldığı zaman da ücreti günlük 2 bin TL’dir. Bir kişi günde yüz ağaç budaması yapabiliyor. Bunun dışında yıl içinde birkaç ilaç atıyoruz. Örneğin haşere ilacı atıyoruz. Daha önce bölgemizde haşere olmazdı ama baraj yapıldıktan sonra nem oranı yükseldi. Bundan dolayı haşere çıkmaya başladı. Yıl içinde ortalama 20 bin TL’ye yakın ilaç atıyoruz. Bunun dışında daha önceleri küreklerle toprağı sürme işlemi yapardık. Artık son zamanlarda onu da bıraktık” diye belirtti.
Pirsûs narına Xeznê narı da dediklerini ifade eden Kip şöyle konuştu: “Her bir nar ortalama bir buçuk kiloya yakın olur ve tadı mayhoştur. Tam olgunlaşmış bir ağaçta ortalama 60-70 kilogram çıkar. Önceki yıllarda kalitesine göre ayıklayıp Riha merkeze gönderirdik ama artık bahçe çok azaldığı için ürettiğimiz narı yakın çevremizde satıyoruz. Geçen yıl kilosunu 25-30 TL arasında satıyorduk. Ürettiğimiz narın bir kısmını da nar ekşisi yapıyoruz. Bir kilo nar ekşisi için ortalama 20 kilo nar kullanıyoruz. Daha sonra ürettiğimiz nar ekşisini de kilosu 500 TL’den satıyoruz” diye konuştu.
Nar bahçeciliği azalıyor
Bölgede nar bahçeciliğinin her geçen gün azaldığını vurgulayan Kip, “Eskiden her yerde nar bahçeleri vardı. Çünkü burada su kaynakları vardı. Su kaynağımız kurumaya başladığında kuyu açmaya başladık. Zamanla bu su kuyuları da ihtiyaca cevap veremez oldu. Barajdan su gelmeye başladı fakat bu suyun ücreti çok fazla. Düşünün barajdan 75 kilometre uzaklıktaki Harran’da dönüm başına su ücreti 500 TL’yken burada 3 bin 600 TL. Bundan dolayı bölgemizde çiftçilik her geçen yıl ölüyor. İnsanlar artık ekim yapamaz hale getirildi” ifadelerini kullandı.
Halkı soyuyorlar
Daha önce nar bahçesi olan birçok tarlanın bugün boş olduğunu söyleyen Kip, “Su, mazot, gübre ve ilaç gibi maliyet sorunlardan dolayı bahçelerini kaldıran birçok kişinin tarlası boştur. Şu an ekim yapılmıyor. Sistem öyle bir hale gelmiş ki insanlar toprağıyla geçinemiyor. Babam 12 dekar ekti bununla evini geçindirebiliyordu. Şimdi 100 dekar ekiyoruz ama masrafımızı çıkaramıyoruz. Bilinçli bir şekilde bu hale getirildi. Halkın buralardan göç etmesi için yürütülüyor. Belli oranda da insanlar göç etti ama bu sistem eninde sonunda çökmeye mahkumdur. Halkını soymayı düşünen hiçbir sistem ayakta kalmaz” şeklinde konuştu. PIRSÛS