
Aynı zamanda Roboskîli ailelerin avukatı olan Elçi, Adalet Bakanlığı'nın Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) sunduğu savunmaya tepki gösterdi. Adalet Bakanlığı'nın askeri makamların ortaya koyduğu görüş ve yorumla paralel bir tutum aldığına dikkat çeken Elçi, "Aslında hükümet, suçtan sorumlu olanların suçtan kurtulmak için ileri sürdüğü savunma argümanlarını görüş olarak mahkemeye sunmuş. Bu, hukuk devleti iddiasındaki bir devlete yakışmaz" dedi. ANF'den Ali Barış Kurt'a konuşan Elçi, "34 insanın savaş uçaklarıyla yok edilmesi hedeflenerek katledilmesi söz konusu. O insanların silahlı olmadığı, köylü oldukları gerçeği bir yana, silahlı bile olsaydılar, savaş uçaklarının tümünün hayatına son vermek üzere ağır bombardımana tabi tutması hukuka uygun değildir. Silah kullanmanın esaslarına ve sınır ötesi olması nedeniyle de uluslararası güç kullanımı ilkelerine aykırıdır" diye konuştu.
Sınırı devlet yasalarına aykırı şekilde ihlal etmenin karşılığının idari para cezası olduğuna işaret eden Elçi, "Hapis cezası bile değildir. Tümüyle silahsız, katırlarıyla sınırı geçmeye gelen bir grubu yok etmek üzere silaha başvurmak nasıl meşru olabilir? İdari para cezası verilecek herhangi bir 'suç'a karşı savaş uçaklarıyla bombalama yapılabilir mi? Ulusal ve uluslararası hukuka aykırıdır" diye ekledi.
AİHM ceza vermişti
2003 yılında Hacı Ölmez (37) adlı köylünün Şırnak’ın Uludere İlçesi'ne bağlı Andaç Köyü yakınlarında keçisini aradığı sırada askerler tarafından öldürüldüğünü hatırlatan Elçi, AİHM'e taşınan davada Türkiye'nin mahkum olduğunu belirtti. Jandarmaların, “Nivartepe’de Irak sınırını dürbünle gözetlerken iki kişinin sınırdan Türkiye’ye geçtiğini gördük. 'Terörist' ya da kaçakçı olduklarını düşündük. Mevzilendik. 200-300 metre yaklaştıklarında ‘dur’ ihtarında bulunduk. Durmadılar ateş açtık" şeklinde savunma yaptığı Hacı Ölmez Cinayeti'nde Türkiye'ye ceza verildiğinin altını çizerek, "AİHM, bir kişi için bile 'sınırı geçtiği için silah kullanamazsınız' demişti. Henüz saldırıya yeltenmeden, silaha başvurmadan herhangi kimseyi öldüremezsiniz" dedi.
Er ya da geç dava açılacak
Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, Anayasa Mahkemesi'nin bu ağır suçun soruşturulmayarak takipsizlik kararıyla sonuçlanmasını Anayasa'ya aykırı bulacağına inandığını söyleyerek, "Er ya da geç, sorumlular hakkında dava açılacağından şüphem yok" dedi.
AİHM ve Lahey gündemde
Roboskîli ailelerin avukatlarından Mesut Gerez ise ailelerin başvurusuyla ilgili AYM'deki süreci özetledi. Gerez, Anayasa Mahkemesi'nin yapacağı tek bir işlemin kaldığını, bunun da dosyayı esastan görüşmek olduğunu kaydetti. Mahkemeye başvuruyu yaparken, davanın duruşmalı görülmesi talebinde bulunduklarını hatırlatan Gerez, AYM'nin öncelikle bunu değerlendireceğini belirtti. Duruşma verilmesi halinde gün belirlenip taraflara bildirileceğini aksi takdirde ise mahkemenin dosya için kararını vereceğini söyleyen Gerez, Adalet Bakanlığı'nın yazısına karşı verecekleri cevap dilekçelerinin mahkemeye ulaşmasından sonraki 30 günlük süre içinde kararın çıkması gerektiğini ifade etti.
Bu sürecin ardından AYM'den olası bir ret kararı çıkması durumunda ne yapacakları sorusuna ise Gerez, şu yanıtı verdi: "Haklı taleplerimiz var, ama bu taleplerimize ret kararı verilirse, dosya açısından uluslararası süreç başlar. İlk başvuracağımız makamlardan birisi AİHM'dir. Bir diğeri de işin cezai boyutu ve yapılan eylemin Cenevre Sözleşmesi'ne aykırılık teşkil etmesi bakımından Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı'dır."
HABER MERKEZİ