Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta içinde Türk devletinin operasyonlarının ancak PKK’nin tamamen silah bırakması durumunda mümkün olabileceğini açıkladı. Bu açıklamayı bir çok kesim farklı bir şekilde yorumlasa da tercümesi hiçbir yoruma meal vermeyecek şekilde açık: AKP Hükümeti hala Kürt sorununun çözümünden PKK’nin tamamen tasfiyesini anlamakta.
PKK’nin tasfiyesiyle de PKK’nin silahlı-siyasal kanadının tüm kadrolarının tasfiyesi kastedilmiyor. Bu deyimin kapsamı düşündüğümüzden çok daha geniş. PKK, salt parti kimliğiyle, örgütsel yapısıyla, silahlı gücüyle ifade edilebilecek durumu 1990l’arın ortalarından bu yana aşmıştır. PKK, bugün Kürt kimlik taleplerinin siyasal alandaki temsilidir. Türkiye’de Kürt sorununa bağlı yaşanan gelişmelerde en etkili aktör konumundadır. Kürt kolektif hak taleplerinin de belirleyenidir.
PKK’nin silah bırakmasıyla Erdoğan’ın kastettiği de, PKK’nin silah bırakması falan değildir. Erdoğan PKK hareketinin siyasal-sosyal etkilerini minimize ederek kendi ortaya koyduğu çerçevede Kürt sorununa bir çözüm gömleği giydirmenin derdinde.
PKK yöneticileri defalarca silah bırakmak istediklerini belirtti ve bunun için gerekli şartları da masaya koydu. Dünyada benzeri tüm sorunlarda silah bırakma müzakereyle olur. Taraflar şartlarını ortaya koyarlar, arabulucular olur, garantör güçler, gözlemciler olur ve süreç ilerler.
Hiçbir garanti vermeden, “PKK silah bıraksın” demek “PKK, PKK’nin önderliği teslim olsun” demektir. PKK’yi ve onun önderliğini yakından takip edenler böyle bir şeyin hiçbir koşulda mümkün olmayacağını bilirler.
AKP, bu söylemi ileri sürerek sorunu daha da çözümsüz kılmak ve Kürt halkı üzerindeki imha ve inkar operasyonlarını derinleştirerek sürdürmek istemektedir.
Şu açıkça dile getirilmelidir: Kürdistan’da sürmekte olan çatışmaların kaynağı PKK değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin izlediği inkar politikalarıdır. Eğer ki inkar ve imha politikalarından vazgeçilir, Kürtler Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsuru olarak tanınır ve kimlik-kültürel ve siyasal talepleri karşılandığı halde PKK silahlı mücadeleye devam ederse, böyle bir argüman ortaya sürülebilir. Bu durum dışında “PKK silah bıraksın” söylemi Kürt sorunu açısından hiçbir çözüm zemininin gelişmesine katkı sunmaz.
Akıllarında hep tasfiye var