KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, AKP’nin Kürtlere yönelik saldırgan tutumuyla ülkeyi iş savaşa sürüklediğini belirtti. KCK açıklamasında, „halkımızı bu faşizan saldırılara karşı duyarlı olmaya, ayırımcı, katliamcı saldırgan linç yönelimlerine karşı öz savunma tedbirlerini alarak saldırıları örgütlü karşılamaya çağırıyoruz“ denildi.
Tüm barışçıl ve demokratik çözüm girişimlerine karşı AKP’nin saldırgan tutumunun ülkeyi iç savaşa doğru sürüklediğini ifade eden KCK, şu hususlara dikkat çekti: “AKP’nin, halkımızın demokratik siyasi iradesine karşı göstermiş olduğu tahammülsüzlük ve saldırgan tutum, Türkiye’de bir iç savaş durumunu aratmayan tehlikeli bir gidişata yol açmaktadır. Toplumun yaşanan bu şiddet ve gerilimden dolayı taşıdığı haklı kaygıları paylaşıyoruz. Önderliğimizin ve Hareketimizin Kürt sorununun çözümünde izlediği demokratik barışçıl çözüm yaklaşımı AKP Hükümeti’nin çıkmaza sürükleyen, derinleştiren tutumları nedeniyle sonuçsuz kalmaktadır. Erdoğan Hükümeti, Önderliğimizin yoğun barışçıl çabaları sürmesine ve Hareketimizin de demokratik-barışçıl çözüm politikasında bir değişiklik olmamasına rağmen, Silvan kırsalında operasyona çıkan askeri birliklerin girdiği çatışmada verilen kayıpları bahane yaparak saldırılarını meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Erdoğan’ın Habur ve Silvan örneğinde görüldüğü gibi süreci ikide bir ‘kırılma noktası’ olarak değerlendirmesi ve sil baştan deme noktasına gelmesi büyük bir aldatma olup Türk ve Kürt halkının ortak geleceğine hizmet etmemektedir.“

AKP ırkçılarıkışkırtıyor
„Ordu-polis saldırıları özellikle Kürdistan’da neredeyse günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş ve sistematik bir hal almıştır“ diyen KCK,  „Hükümet tüm olumlu çabalarımıza rağmen çözümleyici hiçbir adım atmazken, otuz yıldır denenen ve sonuçları da ortada olan ordu ve polis güçlerini tekrar harekete geçirerek sonuç almak istemektedir. AKP Hükümeti yetkililerinin Kürtleri hedef gösteren, kışkırtıcı, tahrik edici demeçleri faşizan saldırılara açık davetiye çıkartmış; Zeytinburnu, Manisa vb birçok yerde Kürtler ırkçı saldırıların hedefi olmuştur. „

Yandaş basın ırkçı dil kullanıyor

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, AKP ve Cemaat’ın militan kalemşörlerinin ırkçı, faşizan bir dil kullandığını belirtti. KCK açıklamasında,  „Kürtlere yönelik linç ve katliamcı zihniyetin örgütlemesini yapmaktadırlar. Öyle ki, özel savaş teorisyenlerinin, ‘Gülen cemaatinin bundan sonra ne yapacağını dost da düşman da görecektir’ yönündeki açıklamaları çok daha kapsamlı saldırı ve katliamların habercisi gibidir. Kuşku yok ki, bu tür tehdit dolu üslup ve demeçlerin amacı toplumu korkutma, sindirme ve pasifize etmedir. Hatta bu ekip, Sri Lanka’nın Tamil gerillalarına yaptığını Türk devleti ve ordusunun da Hareketimize yapmasını salık verecek kadar sorumsuz ve gözü kara olabilmektedirler. Bu aynı zamanda AKP-Cemaat ilişkisinin ne denli güçlü ve ne tür katliamcı planlara sahip olduğuna işaret etmektedir“ denildi.

Saldırılara karşı öz savunma
Kürtleri ırkçı saldırılara karşı öz savunmalarını geliştirmeye çağıran KCK, „halkımızı bu faşizan saldırılara karşı duyarlı olmaya, ayırımcı, katliamcı saldırgan linç yönelimlerine karşı öz savunma tedbirlerini alarak saldırıları örgütlü karşılamaya çağırıyoruz.
Türkiye’nin tüm demokrasi güçleri ve Kürdistan halkı; halkların kardeşçe ve özgürce iradeli bir arada yaşama projesi olan Demokratik Özerklik’i daha güçlü sahiplenerek ırkçılıktan, faşizmden, şiddetten kurtuluşun gerçek yolunu demokratik sistemini inşa ederek ortaya koyacaktı” diye belirtti.

KCK’den başsağlığı

Teyboğa aileesine başsağlığı dileğinde bulunan KCK, şu hususlara dikkat çekti:“12 Haziran seçimlerinden bu yana AKP Hükümeti’nin izlediği saldırgan politikalar dehşet verici sonuçlara yol açmıştır. Polis saldırıları Kürdistan’da ve Türkiye’de artan dozajda sürerken, bu vahşet normalleşmiş günlük vakalar olarak topluma hazmettirilmeye çalışılmaktadır. AKP Hükümeti 2002’de iktidara geldiğinden bu yana Kürt çocuklarının ölümünde artış olmuştur. Medya organları önünde açıkça ‘Çocuk da olsa, kadın da olsa güvenlik güçlerimiz gerekeni yapacaktır’ talimatını veren Erdoğan’ın sorumluluğunda sayıları giderek artan şekilde Kürt çocukları öldürülmektedir. Sokak ortasında babasıyla birlikte öldürülen 13 yaşındaki Uğur Kaymazlarla başlayan bu hedefli, bilinçli, organizeli özel savaş saldırılarından bu yana kaç Kürt çocuğu öldürüldü? AKP polislerinin cinayetleri her gün yeni bir can almakta, ağır sakatlanma ve yaralanmalara yol açmaktadır. Gaz bombalarıyla, copla yaşamını yitirenlerin kervanına en son 13 yaşındaki Doğan Teyboğa katıldı. Çocukların hayatına kıyabilecek kadar zihinleri ve vicdanları kararmış AKP Hükümeti’nin polislerince yapılan saldırılar sonucunda 8 yaşındaki Zeynep Ödük Silopi’de, Rahim Karahan da Ağrı Doğubeyazıt’ta ağır yaralanmıştır. Doğan Teyboğa’nın ailesine ve tüm Kürdistanlılara başsağlığı, yaralı çocuklarımıza da acil şifalar diliyoruz.

Açıktır ki, ırkçı, ayırımcı, faşizan zihniyet, ‘Kürtse müstahaktır’ anlayışıyla hareket etmektedir. Filistinli, Gazzeli çocukların feryadı için gözyaşı döken Başbakan Erdoğan, Kürt çocuklarının öldürülmesi konusunda sesinin çıkmamasını nasıl açıklayacaktır? Şimdiye kadar polis tarafından bizzat gerçekleşen çocuk ölümlerinde doğru dürüst bir tahkikat yapılmadığı gibi, her bir çocuk cinayetiyle ilgili açılan davalar da sumen altı edilip sonuçsuz kalmıştır.“

 ANF/BEHDİNAN