
İsrail ile anlaşma
Gazeteci Yazar yazısında Türkiye-İsrail ilişkilerinin de yeni bir döneme girdiğini duyuruyor. Ve Ha’aretz gazetesinin geçtiğimiz günlerde Türkiye ile İsrail arasında 26 Haziran’da bu ilişkiler için hayati önemde bir anlaşmanın imzalanacağı bilgilerini paylaşıyor. Anlaşma sağlanacak ilk konunun Mavi Marmara’ya İsrail özel komandolarının yaptıkları baskın ile ortaya çıkan krizin nihai çözümü olacağı bildiriiyor. Kasım 2015’te iki ülke arasında yapılan kimi gizli görüşmeler hakkında da bilgi veren Pany, “Bir çözüme uluşıldığı görülüyor. İki tarafın da tavizler verdiği anlaşılıyor. Ancak en fazla taviz veren tarafın Türkiye olduğu şüphesiz. İsrail sadece bazı sembolik jestlerde bulunuyor.”
Erdoğan ilgisiz görünmeye çalaşıyor
Verilen bilgilere göre önümüzdeki Pazar (26 Haziran’da 2016) da iki ülkenin dışişleri bakanlığı temsilcileri bir törenle anlaşmayı imzalanacak. Alt düzeyde yetkililerin imzalamasının da AKP yönetimi ve özellikle Tayyip Erdogan’ın olayın dışında görünme çabası olduğuna dikkat çekiliyor. Meseleden uzak görünen Erdogan’ın iç politika gereği İsrail’i suçlayacağı propoganda alternatiflerinin durması hesabı ile kendisi dışında gerçekleşen anlaşma ve ilişkiler olarak görünmesinden yana. Yazıda Erdoğan’ın ‘İsrail karşıtı’ profilini koruyacağı fikrinde.
Askari anlaşmaların zemini
Söz konusu analizde Türkiye ile İsrail arasında imzalanacak anlaşma ile askeri anlaşmaların da zeminin yeniden oluşturulacağı ve ortak askeri projelerin geliştirileceği bilgisi veriliyor. Türkiye’nin yapılan pazarlıkta taviz olarak aldığı ve kabul ettirdiği şeyler ise sembolik: Gazze’de bir hastane açılması ve Türkiye’nin bu hastaneye doktor, ilaç ve sağlık malzemelerinin engellenmemesi.
Propoganda malzemesi
Gazeteci Thomas Pany AKP hükümetinin varılan ve imzalanması planlanan anlaşmayı propoganda amacıyla kullanacağı ve diplomatik bir zafer gibi göstremeye çalışacağını dile getiyor. AKP hükümetinin bu şekilde Filistinlilerin hakları için İsrail ile mücadele ettiğini savunarak Türk kamuoyunu etkilemeye çalışacağını söyleyen Yazar; “Varılan anlaşma uyarınca Türkiye’nin verdiği sözler ve Hamas ile ilgili varılan mutabakattan kesinlikle söz edilmeyecek” görüşünü paylaşıyor.
DAIŞ’in silahları Türkiye’den...!
Analizde Türkiye-İsrail yakınlaşmasına Şam hükümeti ve Beşar Esad’ın çok hoşnut kalmayacağı ancak Suriye konusunda gündeme gelecek bir diplomatik çözümde tarafların yakınlaşmasına katkı sunabileceği ihtimalinden söz ediliyor. Suriye muhalefetinin durumuna da dikkat çekilen analizde, ‘Suriye Muhalefeti’ ve DAIŞ’e gönderilen silahların Türkiye üzerinden ulaştırıldığı bilgisi de paylaşılıyor.
Yazar Suriye’de varılacak diplomatik bir çözüm ve Esad yönetimi ile uzlaşmak için Türkiye’nin en önemli şartının İran’ın bölgedeki etkisinin sınırlandırılması olduğunu hatırlatıyor.
Analizde Türkiye ve İran’nın Suriye’nin ortak paydada buluştukları tek konuyu da unutmamış; o da iki tarafında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Kürt sorunu. Başka bir ifade ile Türkiye ve İran’ın uzlaştıkları tek konu Kürtlerin özerklik, fedaralizm veya başka bir statüsünün tanınmaması.
FRANKFURT