Taşdemir, HDP Kadın Meclisi olarak yaşanan krizin faturasının kadınlara çıkarılmaması için daha güçlü örgütlü mücadele hattını yürütme kararlılığını sürdüreceklerini söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Dirayet Dilan Taşdemir, HDP Genel Merkezi’nde kadın gündemine dair değerlendirmede bulundu. Taşdemir, birkaç gündür HDP üye ve yöneticilerine yapılan polis operasyonlarını, HDP’yi yok etme siyasetinin bir devamı olarak gördüklerini ancak son 3 yıldır başaramadıklarını bu operasyonlarla başaramayacaklarını ifade etti. Tek adam rejimi diktatörü Erdoğan’ın HDP’ye oy verenlerden de hesap sorulacağını söylemesine ve ardından gelişen baskılara rağmen toplumun HDP’yi savunduğunu belirten Taşdemir, gözaltında olan HDP’lilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Tek adam krizi vardır
Ekonomide yaşanan krizin sadece verilerle tartışılamayacağını söyleyen Taşdemir, şöyle konuştu: “Bugün yaşanan ekonomik kriz, AKP’nin siyasal ve sosyal krizinin bir yansımasıdır. Bir yönetememe krizidir. Bir tek adam rejiminin inşa krizidir. Özellikle son 16 yıldır adım adım örülmeyen çalışılan faşizmin, Kürt sorununa yönelik baskıcı, inkarcı, asimilasyon ve savaş politikalarının ve sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin derinleştirilmesinin bir sonucu olarak görmek gerekir. Milliyetçi histerilerle sanki bir savaş veriliyor gibi algı operasyonları yaratılıyor. Oysa bir savaş yok, AKP’nin tek adam rejimi krizi vardır.”
Kriz kadına şiddet olarak dönüyor
Taşdemir, ekonomik krizin yoksullara ve kadınlara mal edilmeye çalışılacağına dikkat çekerek, “Kriz dönemlerinde ilk önce işinden edilen kadınlardır. Ailede, ev ortamında kadınların yükü çokça artacak. Kriz dönemlerinde cinsiyetçiliğin kışkırtıldığını, kadın emeği ve kadın bedeni üzerinden yeni bir sistem inşa edildiğini bizler çok iyi biliyoruz. Kriz dönemlerinde cinsiyetçilik kadın emeği ve kadın bedenine şiddet olarak döndüğünü biliyoruz” diye konuştu.
İş Bankası Genel Müdürü’nün “Doların yükselmesi Ayşe teyzeleri ilgilendirmez” açıklamasına tepki gösteren Taşdemir, bu tip açıklamaların öngörüsüz ve cinsiyetçi politikalarının ürünü olduğunu vurguladı.
Krizden çıkmanın yolu
Taşdemir, krizden çıkabilmenin yolunun rantçı, peşkeş çeken ekonominin denetlenebilir olması, Kürt soruna demokratik işleyişin, özgürlüklerin önünün açılmasından geçtiğini belirterek, bir an önce İmralı’daki tecridin son bulmasını istedi.
Çadır kentler denetlenmeli
Taşdemir, Riha’nın Serekaniyê ilçesinde bulunan Telhamut Çadır Kenti’nde ortaya çıkan kadınların kamp görevlileri ve belediye çalışanları tarafından istismar edilmesi olayına da değindi. Olayın takipçisi olacaklarını kaydeden Taşdemir, şu ifadeleri kullandı: “Savaştan kaçan kadın ve çocukların bir kez daha savaşı aratan politikalara maruz kalması savaş ve insanlık suçudur. AKP’nin uluslararası diplomaside mülteci kozunu nasıl kullandığını, bunu nasıl bir rant aracına dönüştüğünü biliyoruz. İstismar ve fuhuş olaylarında sorumluluğu üstüne alan açık ve şeffaf bir denetim mekanizmasını kurmayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bir an önce bu çadır kentlerin sivil toplum örgütleri ve kadın örgütlerine açılmasını ve denetime tabi tutulmasını talep ediyoruz.”
Cezaevi değil toplama kampları
Cezaevinde yaşanan hak ihlallerini de gündemine alan Taşdemir, cezaevlerinin toplama kamplarının özelliklerine sahip olduğunu dile getirdi. Taşdemir, yaşanan hak ihlallerine dair ailelerden her gün onlarca başvuru aldıklarını, özellikle Tarsus Cezaevi’nde hak ihlallerinin ciddi boyutlara ulaştığını, burada ayakta sayım, kaba dayak, işkence ve revire çıkarmama gibi birçok hak ihlali bilgisinin alındığını söyledi. Uygulamaların son bulmasını isteyen Taşdemir, “AKP iktidarı hukuksuzlukta sınır tanımıyor” diye konuştu.
Arîn bebek ve Sise anaya özgürlük
Taşdemir, 13 aylık astım hastası Arin bebek ve 78 yaşındaki hasta mahpus Sise Bingöl’ün durumuna da dikkat çekerek, serbest bırakılmalarını istedi.
İş cinayetlerinde yaşamını yitiren Dilek Dayar’ın da takipçisi olacaklarını aktaran Taşdemir, sözlerini “HDP Kadın Meclisi olarak kadın örgütleriyle birlikte geliştirilen faşizan uygulamalara karşı daha örgütlü mücadele yürüteceğiz” diyerek tamamladı.
ANKARA
Mücadele hattı öreceğiz
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dirayet Dilan Taşdemir, Türkiye’de yaşanan ekonomik krizi Mezopotamya Ajansı’na (MA) da değerlendirdi. Bu krizin sadece rahip Brunson’un serbest bırakılma krizi olarak bakılmaması gerektiğini belirten Taşdemir, AKP’nin bununla aslında yönetememe krizini milliyetçiliği konsolide ederek, dış güçlere mal etmeye çalıştığını söyledi.
Taşdemir, HDP Kadın Meclisi olarak krizin faturasının kadınlara çıkarılmaması için daha güçlü örgütlü mücadele hattını yürütme kararlılığını sürdüreceklerini ekledi.
Taşdemir, krizden çıkışın yolunun ülkedeki demokrasinin yeniden inşasından geçtiğini ifade etti. Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümünün tartışılması gerektiğine işaret eden Taşdemir, “Savaş politikalarının sona erdirilmesi ve sayın Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması gerekir. Türkiye’de yeniden konuşulabilen ortamların yaratılması gerekiyor. Tek adam rejiminin hesap verdiği mekanizmaların kurulması gerekiyor. Bugün bu krizin gerekçesini Brunson olarak yansıtan yarın başka bir gerekçeye sığınacak. Bunlar çözülmediği sürece bu krizli hal kendini yeni kaoslarla yeniden kendini üretecektir” dedi.
Taşdemir, “Muhalefetin, demokrasi güçlerinin, kadınların ciddi refleksler göstermesi gerekiyor. Krizi yaratanlar hesap vermek yerine ‘savaştayız’ diyerek toplumun algısıyla oynamaya çalışıyorlar. Bu algının örgütlü ve güçlü mücadele pozisyonuna gelmesi gerekiyor. HDP olarak bunun muhalefetini ören ve yaratılmaya çalışan algıya karşı mücadele hattı örmeye çalışacağız” diye konuştu.