Minbic Askeri Meclisi’nin iki ayı aşkın süredir başlattığı operasyonlar kapsamında çok sayıda DAİŞ’li yakalandı. Bu arada M.N.E.F isimli Halepli bir çete üyesi de önemli itiraflarda bulundu. Üç yıldır DAİŞ için savaştığını anlatan çete üyesi birçok alanda bulunduğunu anlatırken, Raqqa’daki en büyük akaryakıt rafinerisinde de kaldığını kaydetti. Rafineride işletilen yakıtın dağıtıldığı idare bölümünde görev aldığını söyleyen DAİŞ’li, şu bilgileri verdi: “O süreçte çok sayıda özel tanker ve TIR gelip yüklenip gidiyordu. Bu tanker ve TIR’lar yakıtı Türkiye’nin Mersin, İskenderun ve Batman kentlerine götürüyordu. En az 850 bin varil yakıt bu araçlarla götürüldü. Bunun daha öncesinde de yüz binlerce varil yakıtın götürüldüğü anlatılıyordu.” 


Şoförlerden 35’i öldürüldü

Rafinerideki işinin 5’inci ayında tanker ve TIR şoförlerinden 35’inin DAİŞ üyesi ve Türk kuryeleri olduğu belirtilen kişiler tarafından öldürüldüklerini anlatan M.N.E.F, şöyle devam etti: “Bu şoförler yaptıkları işin ücretinin yarısını peşin yarısını da sonra alıyorlardı. Her şoför iş başına 4-5 bin dolar alıyordu. Ancak son aylarda Suudi Arabistan ve Türkiye’den gelmesi gereken paralar ulaşmayınca DAİŞ para konusunda sıkıntı yaşadı. Şoförler bu durumu bildikleri için paralarının diğer yarısını istemeye başladılar. DAİŞ de bunu fırsat olarak gördü ve değişik milletlerden olan bu şoförlerden 35’ini Türk kuryeleri ile birlikte öldürdü. Bu şoförlerden bir kaçı da sanırım Türkiye’ye kaçtılar, oralı olduklarını düşünüyorum.” 


Cerablus ve Bab’a cephane

Türkiye’nin DAİŞ’e cephanelik ve lojistik desteği ile ilgili de çarpıcı bilgiler veren itirafçı M.N.E.F, son 5 ay içinde Karkamış’tan 320 TIR cephane ve askeri lojistiğin Sultan Murat Tugayı ve muhalifler üzerinden Cerablus ve Bab kentlerindeki DAİŞ’e gönderildiği aktardı: “TIR’larla yapılan bu cephane ve lojistik desteği, 15 Temmuz Türkiye’deki darbe gecesi ve sonrasında 3 gün daha devam etti. 


Darbe gecesi 100 TIR geçti

Hatta darbe gecesi Karkamış’tan 100 TIR Cerablus’a geçti. Sınırdan geçişler ise bir Türk subayı ve bir DAİŞ çete emiri tarafından yapılıyor. Bu Türk subayı Ahmed Enci Cabi olarak biliniyor. Annesinin isminin Xanim, babasının isminin de Abdullah olduğunu hatırlıyorum. Aslen Pirsûslu (Suruç) ama ailesi uzun zamandır Nizip’te yaşıyor. Kendisi de uzun zamandır sınır hatlarında özel görevlendirilmiş bir subay. Onunla birlikte sınır geçişlerini yapan çete emirinin ismi de Omer Weqas. Bu da Cerablus’un 8 kilometre batısında bulunan Karaköy’lü. Bu subayla birlikte özel eğitilmiş bir grup sivil insan çalışıyor.”

M.N.E.F., ismini andığı çete başı ile subayın birlikte çekilmiş fotoğrafı ile askerin sınırda nöbet tuttuğu zırhlı araçtaki fotoğrafını da DİHA’yla paylaştı. 


‘Bir ayda 450 çete geçti’

DAİŞ itirafçısı M.N.E.F, Türkiye’den Kuzey Suriye sınırlarına geçirilen çete üyeleri ile ilgili de şu bilgileri verdi: “Yine bu kişilerin yabancı çete üyelerini Karkamış’tan Cerablus’a geçirdikleri bilgisini aldım. Bazen Karkamış Sınır Kapısı’ndan, bazen de Urfa’nın Birecik ilçesine bağlı Ziyaret köyünden Cerablus’a geçiriyorlardı. Yani şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bunlar sadece bir ay içinde 450 yabancı DAİŞ üyesini sınırdan geçirdiler. Bunlardan Türk yetkililerin bilgisi var. Hiçbir yetkili bundan bilgim yoktur diyemez.” 


MİT istedi DAİŞ katletti

M.N.E.F, günümüze kadar DAİŞ Türkiye ilişkisine dair ortaya çıkan tüm belge ve iddiaların gerçek olduğunu vurguladı. Türkiye’nin uyarıları üzerine DAİŞ çetelerinin daha dikkatli davrandıklarını, ancak yine de bazı belgelerin Riha ve Dilok’taki bazı gazetecilerin eline geçtiğini kaydeden M.N.E.F, “Kilis, Karkamış ve Suruç’tan çekilmiş görüntüler ve bazı belgeler bu gazetecilerin eline geçmişti. Türk yetkililerin uyarı ve istihbaratı ile Urfa ve Antep’te öldürüldüler. Bu gazeteciler Türk yetkililerin talebi doğrultusunda DAİŞ sempatizanı bir grup tarafından öldürüldü. Gazetecilerin ellerindekiler görüntü mü yoksa belge miydi tam bilemiyorum” dedi. 

Riha’da 31 Ekim 2015’te  “Ayn Vatan” gazetesinin yazı işleri müdürü İbrahim Abdulkadir ile muhabiri Firaz Hamadi, Dilok’ta 27 Aralık 2015’te DAİŞ’in yaptığı katliamları belgesel film yapan ve son olarak MİT-DAİŞ ilişkisini belgeleme hazırlığında olduğu iddia edilen Suriyeli 37 yaşındaki gazeteci Naji El Jerf, 10 Nisan 2016’da ise  Mohammad Zahar Alshurgat adlı gazeteciler katledilmişti. 



ERDOÐAN ALTAN / DİHA/MINBIC





Nitratlı gübre AKP’li şirketten 


Hatay’ın Reyhanlı ilçesine bağlı Yeşilova Mahallesi’nde bulunan ve halk arasında Demirler Çiftliği olarak bilinen Reyhanlı A.Ş’ye ait çiftlikte daha önce ağır silah ve askeri mühimmatın Nissan marka pikap araçların El Nusra ve Aharar El Şam çetelere gönderildiği yönündeki iddialara bir yenisi eklendi. Son günlerde Reyhanlı A.Ş’ye ait olduğu belirtilen gübre fabrikalarında bomba yapımında kullanılan nitratlı gübrenin çetelere gönderildiği belirtiliyor. AKP Hatay Milletvekili Feyzi Şanverdi’nin akrabası olan AKP’li Reyhanlı Belediyesi Meclis üyesi Sami Demir’e ait olduğu belirtilen gübre fabrikalarında üretilen nitratlı gübre Suriye’nin İdlip kentine gönderiliyor. Nitratlı gübrenin üretildiği bu fabrikaların girişinde kime ait olduğuna dair herhangi bir tabela asılmazken, içinde paketlenerek istiflenmiş çok sayıda gübre torbaları bulunuyor. 

Gübre fabrikalarının birinde çalışan güvenlik gerekçesi ile ismini vermek istemeyen bir işçi, Suriye’deki savaşın kızıştığı dönemlerde fabrikalardaki üretimin iki katına çıktığını söyledi.