Devletin, Alevi katliamları nedeniyle özür dilemesi, cemevlerinin yasal statüye kavuşması gibi taleplerde bulunulan 1. Kürdistan Alevi Konferansı'nda önemli kararlar da alındı.

Alevi hareket ve örgütlerinin katılımıyla Demokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüğünde Amed'de 2-3 Şubat günlerinde Cegerxwîn Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 1. Kürdistan Alevi Konferansı'nın sonuç bildirgesi açıklandı. Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e adanan konferansın sonuç bildirgesinde; 7 farklı oturumda, Alevi tarihinden ocaklara, Alevi katliamlarından anadilde ibadete kadar bir dizi konunun tartışıldığı hatırlatıldı. Bildirgede, şunlar kaydedildi: "Ortadoğu'da milliyetçi ve dini boğazlaşmaların arttığı ve arttırılmak istendiği bir ortamda çok kimlikli ve çoğulcu demokratik bir birliktelik arayışının iki önemli dinamiği olan Demokratik Alevi Hareketi ve Kürt siyasal hareketinin yan yana gelmesi demokratik çözümler için umut vericidir."  
Bir asimilasyon kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması, cemevlerinin ibadethane olarak yasal statüye kavuşturulması ve nefret suçlarına karşı cezai yaptırımlar uygulanmasını istenen bildirgede, şöyle devam edildi: “Konferans bu kapsamda, Hacı Bektaş Veli Dergahı başta olmak üzere Alevilere ait kutsal mekanların asıl sahiplerine iade edilmesini savunmuştur. Alevi köylerinde camilerin yapılmasının asimilasyon politikasının bir parçası olması itibariyle bu anlayışı kabul etmemiş ve reddetmiştir. Bu yaklaşıma uygun olarak konferans, yeni anayasa sürecinde genel demokratikleşme talebinin yanı sıra, Aleviler başta olmak üzere bütün inançların yasalar önünde eşitliğinin garanti altına alınmasını da savunmuştur. Konferans, kamuda dışlama, toplumda rencide etme ve geçmiş katliamları hatırlatan Alevilerin evlerinin işaretlenmesini katliamcı zihniyetin bir göstergesi olarak gördüğünden, özellikle görsel ve yazılı medyada ve ayrıca ders kitaplarında kimlik ve inançlara dönük nefret suçlarına karşı cezai yaptırımlar uygulanmasını istemiştir.”  

Katliamlar için komisyon

Bildirgede; Koçgiri, Dersim, Kırıkhan, Malatya, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve diğer katliamlarla ilgili tüm bilgi ve belgelerin açığa çıkarılması için "Gerçekleri Araştırma Komisyonu'nun" oluşturulması ve devletin Alevilerden resmi olarak özür dilemesi gerektiği vurgulandı.

Yol'un kaideleri

Devletin bugüne kadar baskıcı politikalarının da bir sonucu olarak Alevi Ocak kültürü, Yol Erkan hizmetleri ve Dedelik kurumuyla ilgili sıkıntılar yaşadığı tespitini yaparak, yaşanan sıkıntıların aşılması ve Yol Erkanın sürdürülebilmesi için tüm Alevi örgütlerinin ve ocaklarının biraraya gelerek çözüm üretmesi önerilen bildirgede, şunlar belirtildi: "Alevi Ocakları, Cemevleri, Dergahlar ve Alevi-Bektaşi örgütlerini yolun olmasa olmaz kurumları olarak görür ve aralarında farklılıklardan kaynaklı problemleri Yol'un kaideleri içinde çözüme kavuşturulmasını benimser ve farklılıklarımızı da bir zenginlik olarak görür. Aleviliğin günümüze taşınmasında önemli bir katkısı olan 'Analık' kültürünün giderek zayıfladığı gerçeğinin açığa çıktığı konferansta, 'Analık' kültürünün Alevilik için aydınlanma, inanç ve felsefesini oluşturuyorsa, kadınların da toplumların eşitlik özgürlük ve adalet sağlayıcılığının yol göstericileri olduğu aşikardır. Analık makamından hareketle toplumun ataerkil zihniyetten çıkarılmasının bir ayağı olarak inancın doğru aktarımının geliştirilmesi, yitik yanlarının açığa çıkarılması önem arz etmektedir. Bundan dolayı da Alevi örgütlülüğünde kadınların daha aktif yer alması, yolun korunması ve yürütülmesi açısından çok önemli olduğunu benimsemiştir."

İnançlar ve Demokratik Özerklik

Bölgede yaşayan tüm inançların kendisini özgürce var edeceği sistemin "Demokratik Özerklik" olduğu vurgulanan bildirgede, şunlar ifade edildi: "Kürdistan'da bulunan farklı inançsal kimliklerin, egemenlerin böl-çatıştır-yönet politikasının aracı olmaktan çıkartıp, barış içinde toplumsal kardeşleşmenin ve ulusal birliğin paydası olmalıdır. Konferans, her farklılığın kendisini bütünlük içinde özgürce ifade etmesini ve var etmesine olanak tanıyan özerk yönetim biçimlerini savunur. Konferansımız bu anlamıyla farklı kimlik ve inançların eşit koşullarda yan yana yaşamasının Demokratik Özerklik'ten geçtiğine inanır. Konferansımız, tarih boyunca zulmün karşısında direnişin sembolü olmuş ve 72 millete aynı nazarda bakan Alevilerin hem coğrafyamızda hem de bölgemizde barış sürecine doğrudan müdahil olmasını benimsediği gibi, demokratik, özgür ve eşit ilişkiler için mazlum Kürt halkının yürüttüğü özgürlük, barış, eşitlik ve kardeşlik mücadelesini desteklediğini ilan etmiştir."
Sonuç bildirgesinde konferansta alınan pratik kararlar ise şöyle sıralandı:

- Konferansın sonuçlarını taşımak üzere yerel konferansların yapılması,
- Konferans kararlarını hayata geçirmek üzere Konferans Koordinasyon Kurulu'nun oluşması,
-  Alevilerin Kürtlerin demokratik ulus birliğine yönelik çalışmalara aktif katılması,
- Mezopotamya coğrafyasında yaşayan Alevilerin, 'Mezopotamya Aleviler Birliği' adı altında örgütlendirilmesi,
- Sakine Cansız Alevi Kadın Akademisi'nin kurulması.

AMED