Alım gücü düştü geçinmek zor

Dünya Haberleri —

31 Temmuz 2022 Pazar - 18:30

  •  2 yıl öncesine kadar özellikle gıda ürünlerinde ucuz olmasıyla bilinen Almanya’da son zamanlarda artan enflasyon ve hayatı pahalılığı satın alma gücünü oldukça düşürdü. Esnaf, emekçi ve tüketiciler, yüksek enflasyon ve zamlar karşısında ne yapacağını bilemez durumda. 
  •  İşletmeci Mahmut Alkış, “Giderimiz 2 katına çıktı”, emekli Iris de Boer “Centin hesabını yapıyoruz”, tüketici Xeyrî Xidir “Her şeye zam geldi ama maaşımız aynı”, işçi Ahmet Xalit, “Ucuz diye karnımı dönerle doyuruyorum”, personel şefi Deham Rojava, “Artık bir eve tek çalışan yetmiyor”, pazarcı Mehmet Gel, “Aldığımızı mazota veriyoruz” dedi. 

 

MURAT MANG/BIELEFELD

Almanya’da yıllık enflasyon geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi’ne göre yüzde 7,9 artarak ilk petrol krizinin yaşandığı 1974’ten beri en yüksek seviyeye ulaştı. Haziran ayında enflasyon yüzde 8,2’e, Temmuz’da ise yüzde 8,5 arttı. Almanya Federal İstatistik Ofisi yaptığı açıklamada, enflasyonun son 50 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasını, Rusya-Ukrayna savaşı ile enerji fiyatlarının artmasına bağladı. Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner ise enflasyonun büyük bir risk olduğunu vurgulayarak, ekonomik kriz oluşmaması için enflasyona karşı savaşılması gerektiğini belirtti. Yüksek enflasyonla mücadele kapsamında çalışanlara vergiden muafiyet ve tek sefere özel ekonomik yardım yapılması için çalışmalara başlandı. Ancak sürekli yükselen enflasyon, Almanya’da satın alma gücünü oldukça düşürdü. Görüştüğümüz esnaf, emekçi ve tüketiciler, yaşanan yüksek enflasyon karşısında ne yapacağını bilemez durumda.

Mahmut Alkış

Fiyatlar arttı maaş aynı

Almanya’ya 1997 yılında Mardin’den gelen Mahmut Alkış, Herford kentinin Enger kasabasında büfe işletmeciliği yapıyor. Alkış, yaşanan fiyat artışlarından nasıl etkilendiğini şöyle anlatıyor: "Gastronomi malzemelerinin fiyatları artınca, giderlerimiz 2 katına çıktı. Örneğin daha önce 10 litrelik fritöz yağını 15 euroya alıyorduk, şimdi 30 euro ödüyoruz. Gaz aynı şekilde. Müşterilerimiz gariban işçi kesimidir. Fiyatlar arttı, fakat insanların aylık kazançlarında artış yok. Bu yüzden müşterilerimiz de azaldı.”

Gider arttı gelir azaldı

Fiyatların Ukrayna-Rusya savaşı öncesinde artmaya başladığını söyleyen Alkış, “ Savaş nedeniyle deniyor, fakat savaştan önce fiyatlar yükselmeye başlamıştı. Böyle nereye kadar devam eder bilemiyorum. 25 yıldır Almanya‘da yaşıyorum. Böyle bir şey görmedim. Benim giderlerim 2 katına çıktı ama gelirim tam tersine azaldı. Evde 4 nüfusa bakıyorum. Evin giderleri elektrik, doğalgaz, hepsi yükseldi” diyor. 

Mehmet Gel

2. kalite ürüne rağbet var

5 yaşından beri pazarlarda çalışmaya başladığını söyleyen Iğdırlı Mehmet Gel ise şimdi 40 yaşında ve 14 yıldır Almanya’da sebze-meyve pazarcısı olarak çalışıyor. Gel, yaşanan fiyat artışlarının kendilerine nasıl yansıdığını şöyle anlatıyor: "Aldi, Rewe, Lidl, Netto, Edeka gibi marketlerde sebze-meyve fiyatları artarken, biz ucuza satıyoruz. Örneğin zincir marketlerde domatesin kilosu 2 euroya satılırken biz 1 euroya satıyoruz. Yine salatalığın tanesi Aldi’de 60 cent iken bizde kilosu 1 euro. Çünkü ikinci sınıf mal satıyoruz ve insanlar alıyor."

Kışın fiyatlar daha da artacak

Sebze-meyve fiyatlarının Eylül ayından itibaren daha da yükseleceğini düşünen Mehmet Gel, ”Sıkıntı şu ki kışın bu fiyatlar bizde de artacakÇünkü biz malı Hollanda ve İspanya‘dan alıyoruz. Diesel ve gaz zaten pahalı. Ne olacak? Her şey pahalanacak. Yani sebze-meyvenin satışı kötü etkilenecek” diyor.

Kazandığımızı mazota ödüyoruz

Fiyat artışlarının öncesinde de salgından dolayı çok zarar ettiğini söyleyen Mehmet Gel, yaşadığı sıkıntıyı şöyle anlatıyor: “Salgından dolayı pazarları kapattılar, sosyal mesafe zorunluluğu geldi, tezgahımız küçüldü. Şimdi de zamlar başladı. Kazandığımızı da mazota, işçiye ödüyoruz. İşçilerimizin ücretlerini de arttırdık. Eskiden mavi alışveriş poşetinin kilosunu 20 euroya alırken şimdi 40 euro oldu. Beyaz poşet 10 eurodan 15 euroya yükseldi. Yani kısaca problemimiz çok ama ayakta kalmaya devam edeceğiz.”

Ahmet Xalit

Sıcak yemek hayal oldu

Ahmet Xalit, 7 yıldır yaşadığı Almanya‘da işçi olarak çalışıyor. Kobanê‘de yaşayan ailesine de ekonomik açıdan destek olmak zorunda olduğunu söyleyen Xalit, zamlardan sonra yaşadığı sıkıntıyı şöyle özetliyor: “Sabah saat 05.00’ten saat 15.00’e kadar çalışıyorum. Aldığım para 1300-1400 euro. Gelen zamlardan sonra bu para bana yetmiyor artık. Evde sıcak yemek yapmaya gücüm yetmiyor, çünkü ürünler pahalı. Ucuz olduğu için karnımı döner yiyerek doyuruyorum. Mazot fiyatları yükseldiği için arabama binemiyorum. Ailem Kobanê’de yaşıyor. Aileme destek olmak için bu pahalılıkta dayanmaya çalışıyorum."

Xeyrî Xidir

Maaşlar da aynı oranda artmalı

Xeyrî Xidir ise 18 yıldır Almanya‘da yaşayan Êzîdî bir Kürt. Dihok ve Musul arasında bulunan Xetara Mezin Köyü’nden geldiğini söylüyor. Bielefeld Keselbring Meydanı‘nda kurulan pazar yerinde, ellerinde alışveriş torbaları ile görüyoruz kendisini. “Ailemiz kalabalık, dolayısıyla gider çok” diyor. Xeyrî Xidir‘a zamların kendisini ve ailesini nasıl etkilediğini soruyoruz: "Son iki yıldır fiyatlar çok arttı. Ailede nüfus kalabalık olduğu için çok zor oldu. Önceden alışveriş için 150 euro harcarken şimdi 300 euro harcıyoruz. Gaz, benzin fiyatları arttı, her şeye zam geldi, ama maaşımız aynı. Maaşlarımızın da aynı oranda artması gerekiyor. Çalışmayanlar için durum daha da kötü."

Iris de Boer

Yaşam çok zorlaştı

Yaklaşık 3 yıldır emekliye ayrılan ve yalnız yaşayan Iris de Boer, zamlardan etkilenen yaşlı tüketicilerden sadece biri. "Emekliler için yaşam çok zorlaştı" diyerek, emeklilerin durumuna dikkat çeken Iris de Boer şöyle devam ediyor: “Hükümet, 1 Temmuz’dan itibaren emeklilere yüzde 5.35’lik bir zam yaptı. İlk etapta bu zam kulağa hoş geliyor. Ancak sadece gıda fiyatları yüzde 12,7 oranında zamlandı. Bu durumda nasıl güzel bir yaşam mümkün olacak ki?"

Centin hesabını yapıyoruz

Zamlardan sonra eldeki paranın çok dikkatli harcanması gerektiğini ifade eden Iris de Boer bir Alman atasözünü hatırlatarak konuşmasına devam ediyor: "Biz Almanların bir atasözü var; ‘Centi artık tek bir defa değil kaç defa çevirip sonra harcamalı…' Aynen o duruma geldik. Artık harcamaları çok dikkatli yapmamız lazım. Tek geliri olan çocuklu aileler için çok üzülüyorum. Bir top dondurmanın fiyatı 1,40 euro civarında. Kuaför, dışarıda yemeğe çıkma vb. harcamalar artık çok iyi düşünerek planlanması gereken etkinlikler oldu. Ekonomik sorunu bu duruma getiren politika, başlı başına büyük sorun. Yaşlanıp emekli olduktan sonra yaşamın böyle olacağını hiç düşünmemiştim."

Deham Rojava

Zamlar yüzde 50’yi gördü

Yaklaşık 12 yıldır personel şefi olarak çalıştığı restoranın, yaşanan enflasyondan olumsuz etkilendiğini anlatan Deham Rojava, 1993’ten beri Almanya‘da yaşıyor. Üç çocuk babası Deham, ailenin tek çalışanı. Fiyatların artmasıyla restoranın giderlerinde yükselme olduğunu söyleyen Deham Rojava, "Zamlardan önce yoğurt, peynir, yağ, un, salça, ketçap, mayonez vb. malzemelere yaklaşık 900 euro harcıyorduk. Şimdi 1.600 euro civarında harcıyoruz. Aldığımız malzemelere yüzde 30 ile yüzde 50 arasında zam geldi" diye aktarıyor. 

Müşteriler de durumun farkında

Rojava, özellikle yakıt fiyatlarındaki yükselmenin personel giderlerini de etkilediğinin altını çiziyor: "Siparişleri dağıtan şoförlerimiz Diesel-Benzin fiyatları yükseldiği için fazla para istiyor. Hesapta olmayan bu zamlardan dolayı epey mağdur olduk. Bu durumda bizim de fiyatlarımızı yükseltmemiz gerekiyor. Müşterilerimizde gözle görülür bir azalma olmadı. Onlar da durumun farkında.”

Tek kişi evi geçindiremiyor 

Ne olursa olsun restoranının açık kalması gerektiğinin altını çizen Deham Rojava, sözlerini, "Başka firmalar iş olmadığı zaman kapatıp evine gidiyor. Restorancılık öyle bir iş ki, kapatıp eve gidemiyorsun, açık tutmak zorundasın. Çocuklu aileler için yaşam zorlaştı. Artık bir evde 2-3 kişi çalışmak zorunda" diyerek bitiriyor. 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.