Bir dizi diplomatik temaslarda bulunmak için bir kaç gündür İngiltere’de bulunan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’la gündemdeki konuları ve gezi sonuçlarını konuştuk. İngiltere’deki Kürt halkının ilgisinden oldukça memnun olduğunu belirten Demirtaş, BDP vekillerince yabancı ülkelere yönelik benzeri temaslara yakın gelecekte de devam edileceğini ifade etti.

Amed’de JİTEM’in üssünde 26 kişiye ait kafatası ve kemikler bulundu. Ancak BDP’nin Meclis’teki girişimleri AKP tarafından engelleniyor. Bu konuda neler belirteceksiniz?

Yakın dönemin karanlıkta kalmış ya da üstü örtülmüş olaylarının ortaya çıkmamasının nedeni hükümetlerin tutumudur. Diyarbakır’da bulunan kemikler 1990’lara ait mi, ancak incelemeler sonunda ortaya çıkacaktır. Nihayetinde, faili meçhullar, köy yakmalar, adam kaçırmalar gibi suçlara karşı biz yıllardır büyük bir mücadele yürütüyoruz. Hakikatleri Araştırma ve Gerçeklerle Yüzleşme Komisyonu gibi bazı girişim ve çabalarımız AKP’nin engellemeleriyle karşılaştı ve hayata geçirilemedi. BDP’nin ya da başka bir partinin ilgilenmesi meselesi değil bu. Önemli olan suçluların ortaya çıkmasıdır. AKP konuyu başka yöne çekmeye çalışıyor sürekli. AKP gündemi değiştirmeye çalışsa da, biz sorularımızı sormaya devam etmeliyiz. Bu cinayetleri kim işledi, işleten kimdir ve sorumluluları nasıl yargılarız sorularına yanıt bulmalıyız. Meclis’in bir an önce Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurması lazım. Böyle bir komisyon oluşmadığı sürece bu tür suçların ortaya çıkıp tümüyle anlaşılması mümkün değildir. En doğru yöntem Meclis’in olaya doğrudan müdahale etmesi olacaktır.

İstanbul’da 26 Ocak’ta ‘PKK’nin finansal desteğini kesmek’ iddiası ile yurtsever ve BDP’ye yakın Kürt işverenleri hedefleyen bir zirve toplandı. Ayrıca BDP’li belediyelerinin mülklerine el koymayı öngören yasayı Meclis’te çıkarmak istiyor. Sizce ne yapılmak isteniyor?
1990’lı yıllarda buna benzer susturma operasyonu vardı, hatta „Çiller listesi“ diye tanımlanan bir liste bile vardı. Çiller’in bu konudaki açıklamalarından sonra da infazlar gerçekleşmişti. Şimdi benzer bir durumla karşılayoruz. Sadece işadamları hedefte değil, profesöründen avukatına kadar milletvekilinden belediye başkanına kadar bir çok kişi hedef altında. Bu çerçevede işadamlarına yönelik de bazı saldırılar var. Asıl hedef PKK’ye gelecek kaynakları durdurmak falan değil; asıl hedef Kürt sermayesini dağıtmak, işadamlarına korku vermek ve direnci yıkmaktır. Amaçları Kürt işadamlarını BDP’den uzaklaşmalarını sağlamaktır. KCK operasyonları adı altında, Kürtleri her alanda sıkıştırmaya çalışıyorlar. Toplumun bütününe korku salmaya çalışıyor AKP.

Başbakan Erdoğan’a „34 sivilin vur emrini verdin mi“ diye sormuştunuz. O da yanıt yerine hakarete başvurdu. Erdoğan’a yanıt olarak ne söyleyeceksiniz?

Aslında AKP’nin Genel Başkanı asıl meselenin püf noktasına değinmek yerine sürekli bize hakaret ederek, bizi hedef göstererek yine gündemi saptırmaya çalışıyor. Katilamın sorumlusunu Başbakan çok iyi biliyor. Emri kimin verdiğini çok iyi biliyor. Dolayısıyla bizim sorduğumuz soru çok nettir. Bu emri verdi mi vermedi mi, vermediyse de kim verdi, bunu açıklaması gerekiyor. Bunu açıklamak yerine yine bizi hedefe alarak kamuoyunun gözünde bu olayı kapatmaya çalışıyor ama ortada çok büyük bir suç var. Başbakanı veya bu emri verenleri ömür boyu hapiste tutacak bir suçtan bahsediyoruz. Ortada ciddi bir suç ve bir katliam var. 34 Kürt gencinin katledildiği bir suç var ortada. Bu iş Başbakana uzanıyorsa, Başbakanın Yüce Divan huzurunda ömür boyu yargılanması gündeme gelebilir. Bu nedenle kendisi aslında sıkışmış durumdadır. Bu katliamın peşini bırakmayacağımızı ilk günden beri söyledik. Bu konudaki ısrarlı sorgulamamız devam edecek ta ki sorumluluları açığa çıkarana dek.

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e hakkında suç duyurusunda bulundunuz. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

Partimiz tarafından Genelkurmay Başkanı’na yetkisinin dışına çıkarak yargıyı etkilemek suçundan dava açıldı. Yargıyı ve siyaseti etkilemek suçtur çünkü.

Türkiye gibi hukukun işlemediği bir ülkede böylesi bir suç duyurusu nasıl sonuçlanabilir ki?

Necdet Özel de kendisine ‘Onbaşı’ dediğim için hakkımda suç duyurusunda bulunmuştu. Biz de görevini kötüye kullandığı için suç duyurusunda bulunuyoruz. Şimdi yargının bu konudaki adaletini göreceğiz. Hep birlikte izleyeceğiz. Açık açık suç işlemiş bir Genelkurmay’ Başkanı‘na mı soruşturma açılacak yoksa ben Onbaşı dediğim için mi bana mı açılacak, hep birlikte göreceğiz. Bunu sırf görmek için bile açtığımız davanın arkasındayız. Bu dava yargının karakterini net bir şekilde ortaya çıkaracaktır. Yargı adil midir değil midir, bu iki dava bize bunu gösterecek. 

Kürt Ulusal Konferansı’nın takviminin belirlenmesi için Güney Kürdistan’a bir heyet gönderdiniz. Konferans ne zaman toplananabilir?
Aslında biz birkaç yıldır bunun için çaba sarfediyoruz. Ne yazık ki diğer Kürt örgütleri bu konuda gerekli çabayı göstermiyor. Kürt Ulusal Konferansı’nın halen toplanılmamış olması çok büyük bir hatadır. Kürtlerin kaderi belirlenirken, uluslararası güçler Kürtlerle ile igili projeleri hayata geçirirken, Kürtlerin kendi aralarında parçalı duruşları, halen ulusal birliğin sağlanamamış olması, tarihi fırsatların kaçması ihtimalini doğuruyor. Sorumluluk da bu tarz konferansların oluşmasına destek vermeyen örgütlerde olacaktır. Biz üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. Defalarca bu konuda girişimlerde bulunduk. Bizzat bu konu ile ilgili Başkan Barzani ve Cumhurbaşkanı Talabani olmak üzere birçok yetkiliyle yüz yüze görüştük. Bugüne kadar ‘gerçekleşmesin’ demediler ama gerçekleşmesi için de somut bir adım atmadılar. Şu anda bir heyetimiz Güney’de. Umut ediyorum ki Nisan ayında bu konferans gerçekleşecek.

İngiltere’de bulunduğunuz süre boyunca İngiliz Parlementosu yetkilileriyle temaslarınız nasıl geçti? İleriki aşamalarda başka temaslar da olacak mı?
Evet temaslarımız sürecek. Önümüzdeki günlerde Eşbaşkanımız Gültan Kışanak Almanya’ya gidecek. Daha sonra Fransa ve ABD gezilerimiz olacak. Rusya’dan Çin’e kadar bütün bölgelere ulaşıp bir diplomatik ilişkilerde bulunmak istiyoruz. Dış ilişkiler konusunda arayışlarımız ve temaslarımız devam edecek. Bizim açımızdan İngiltere gezimiz çok verimli geçti. Daha önce bir konuşmamda da bahsetmiştim, Kürtlerin bu durumda olmasında İngiltere sorumluluk sahibi bir ülke. Kürt halkının temel haklarına saygı duyması gerektiğinin altını çizdik. Buradaki halkımızla birlikte olduk. Gayet sıcak ve çoşkulu bir ortam. İnsanlar ülkedeki gündemi yakından takip ediyorlar ve bize gerçekten büyük bir destek var. AKP’nin çirkin yüzü dünyanın her yerinde teşhir olmuş durumda. Bunu görmek çok güzel. İngiltere’de bulunan bütün halkımıza bir kez daha teşekkür ediyorum.


ÖZLEM GALİP - LONDRA




Demirtaş’ın temasları sürüyor



BDP’li heyet, Londra’daki temasları kapsamında Halkevi’nde yapılan bir toplantıya katıldı. BDP Eşbaşkanı Selahattin  Demirtaş, Türkiye’nin artık darbe anayasasıyla yönetilemeyeceğine dikkat çekti. Kürtlerin Özgürlük Mücadelesinin onurlu bir mücadele olduğunu ifade eden Demirtaş, „Hangi faşişt uygulama, insan hakları değerleri karşısında durabilir“ diye sordu. Demirtaş, devamla şunları söyledi: „Türkiye siyasetçilerinin çoğu kendini ve cebini düşünüyor. Onların hiçbiri Türkiye’nin geleceğini düşünmüyor. Bugün Türkiye’nin geleceğini umursayan ve demokratikleşmesi için mücadele eden 6 bin 200 arkadaşımız içerde. Bizi çalışamaz hale getirip topu istedikleri gibi oynatmak istiyorlar. Ama 10-0 yenik durumdalar.“

Greenstock’la görüştü

BDP heyeti, İngiltere Birleşmişler Milletler Derneği Başkanı ve stratejik danışmanlık şirketi Gatehouse’un Yönetim Kurulu Başkanı Jeremy Greenstock’i ile de bir araya geldi.
Demirtaş ile Nazmi Gür, Greenstock’la görüştükten sonra İngiltere’nin Türkiye ve Akdeniz masasından sorumluları Jessica Irvine ve David Reed ile görüştü. Toplantılar basına kapalı olarak yapıldı.

CAN YILDIZ/LONDRA