Amed’de bir yılda bin 841 başvuru

Kadın Haberleri —

.

.

  • Amed’de faaliyet yürüten Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı’na son bir yılda 1841 başvuru yapıldı. 11 kadının katledildiği, 15 kadının ise şüpheli olarak yaşamını yitirdiği kentte, 657 kadın boşanma, 770 kadın ise sığınakta kalma talebinde bulundu. 

Amed’de kimi sivil toplum örgütleri tarafından kurulan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı, kentte son bir yılda kadınları hedef alan şiddetin verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Ağ’a 10 Aralık 2019-21 Ekim 2020 tarihleri arasında bin 841 başvuru yapıldığı bilgisini paylaşan Özdemir, bu başvurulardan 657’sinin boşanma talebi, 770’inin sığınakta kalma talebiyle ilgili olduğunu aktardı. Sadece Amed’de 11 kadının erkekler tarafından katledildiği, 15 kadının ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiği belirtilen açıklamada, öldürmeye teşebbüs edilen 3 kadının da yaralı olarak kurtulduğu aktarıldı.
Yine evleri basılan 2 kadının polislerin köpekli işkencesine maruz kaldığı dile getirilen açıklamada, kadına yönelik şiddetle mücadele eden Rosa Kadın Derneği’nde arama yapılarak tüm resmi evrak ve defterlerine el konulduğu, kent genelinde yapılan 5 ayrı operasyonla 76 kadın aktivist ve siyasetçinin gözaltına alınıp onlarcasının tutuklandığı, bir kadına ise ev hapsi verildiği açıklandı.
Kadınları koruyan yasaları uygulamada, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nde, nafaka düzenlemelerinde, yargı organlarının tutumunda ve cezaevinde karşılaşılan hak temelli sorunlara da dikkat çekilen açıklamada, karşılaşılan sorunların aşılması konusunda şu öneriler sıralandı:

“*Kadın alanında çalışan derneklerin üye ve yöneticilerine yönelik yargı tacizi sona erdirilmeli ve devlet, kadın cinayetlerine yönelik acil eylem planı oluşturarak asıl görevini hatırlamalıdır. 
* Şiddet mağduru kadınların adli ve idari makamlara yaptığı başvurular ivedi olarak takip edilmeli, kısa süreli işlevsiz koruma tedbiri kararları verilmemeli ve bu alanda çalışan kamu görevlilerinin toplumsal cinsiyet eşitliği, nefret ve ayrımcılıkla mücadele gibi konularda kapasiteleri artırılmalıdır. 
* KADES uygulamasını kullanan kadınlar yakından takip edilmeli gerekli önlemler alınmalıdır. LGBTİ+ların sığınma evine alınmasıyla ilgili özel önlemler geliştirilmeli ve bu konuda ayrımcı tutumlardan vazgeçilmelidir.
* Türkiye’deki infaz rejimi mevzuatının ve politikasının uluslararası insan hakları hukukuna ve özel olarak da mahpus haklarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Mahpuslara yaşatılan işkence ve kötü muamele uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insana yaraşır bir muamele gösterilmelidir. Mahpusların mahremiyet hakkı korunmalıdır. 
*  Kürtçe bilen kamu görevlisinin istihdam edilmesi, Kürtçe kamu spotu, Kürtçe yayınların basılıp yaygınlaştırılması adalete erişimin önündeki engelleri azaltacağı gibi dil temelli ayrımcılıkla mücadele açısından da elzemdir.
* Nafaka ile ilgili tartışmalara son verilerek hali hazırda boşanma sürecinde olan kadınları ekonomik olarak güçlendirecek çalışmaların yapılması gerekmektedir. Hükmedilen nafakanın tahsil edilebilmesi için caydırıcı düzenlemeler yapılmalı ve nafakanın icrası kolaylaştırılmalıdır.
 * Kayyum politikalarıyla işlevsiz hale getirilen sığınaklar bir an önce aktifleştirilmeli ve sığınakların sayısı ihtiyacı karşılayacak seviyeye çıkarılmalıdır.”

AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.