ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH
Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite’nin, Türkiye’de yaşanan işkence vakaları ve diğer sorunlara ilişkin Ankara’ya sunduğu Dönemsel Rapora halen karşılık alamadığı öğrenildi. Komitenin Türk Ceza Kanunu’ndaki işkence tanımının gözden geçirilmesini, İşkenceye Karşı Sözleşme’nin 1’inci maddesi uyarınca TCK’nin 94’üncü maddesinin değiştirilmesini ve “bir kişiden bilgi veya itiraf elde edebilmek için uygulanan eylem ve zorlamalar” tanımının da madde kapsamına alınmasını istediği belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite’nin açıkladığı raporda altı çizilen bir diğer konu Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yapıldığı raporlanan işkencelerin cezasız kalması oldu. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 9’uncu maddesinde geçen “Bu KHK kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz” hükmünün, işkencecilere cezasızlık hakkı tanıyabileceğini vurguladı.
Komite, ‘darbe teşabbüsü’ sonrası soruşturmaların nasıl yürütüdüğüne ilişkin daha fazla bilgi paylaşımı yapılmasını da talep ediyor. Türkiye’ye ilişkin açıklanan raporda işkence yöntemlerine de yer verilerek gözaltının ilk sürelerinde ve özellikle ifade alınırken zanlılara dayak, tekme, yumruk, sözlü saldırı, cinsel şiddet tehditleri, uzun süreli rahatsız edici pozisyonlarda tutulma, kelepçeleme, su, yemek ve uykudan mahrum bırakma ve tecavüzün de uygulandığı belirtildi. Komite ayrıca, sorgulanan kişilerin işkence altında başka isimler vermeye zorlandığını, bu ifadeler dayanak alınarak ‘terör örgütü’ üyesi olduğu iddia edilen başka kişilerin gözaltına alındığınına dikkat çekti.
Dönemsel rapor?
Birleşmiş Milletler nezdinde imzalanan birçok sözleşmenin gereği olarak ülkelerin rapor sunması gerekiyor. Raporda sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirildiğini gösteren uygulamalar ve daha önceki ihlallerin giderilmesine dair çalışmalara yer veriliyor. Türkiye’nin de taraf olduğu BM İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme kapsamında Ankara’nın her dört yılda bir komiteye rapor sunması gerekiyor.
Melzer: Yolsuzluk işkence birbirinin ikizi
Öte yandan Cenevre BM İşkenceyi önleme Özel Raportörü Nils Melzer Cenevre’de sürmekte olan 40. BM İnsan Hakları Konseyi oturumlararına sunduğu raporunda, yolsuzluğun hayaletinin “işkence ve kötü muamele yol açtığını” söyledi. Hapishanelere ve gözaltı merkezlerine yaptığı ziyaretler sırasında “çevreye nüfuz eden, kötü muamele ve işkenceyi destekleyen bir yolsuzluk hayaletini” açıkça hissettiğini belirten Raportör “Yolsuzluk, hükümet politikalarına, yasama sürecine ve işkenceyle mücadelenin her yönünü zedeleyecek adalet yönetimine izin veriyor” dedi. “Mahkumlar söz konusu olduğunda, yolsuzlukla işkence arasındaki bağlantı bir sorun olarak görülmüyor. Bu açıktır. Beni en çok şaşırtan şeylerden biri, bu konu hakkında geçmişte neden bu kadar az şey söylendiğidir. Şüphesiz, yolsuzluk şimdi birçok gözaltı yerindeki kötü muamelenin temel faktörlerinden biridir” dedi.