• Apoculara 17 yaşında katılan, 20 yıl cezaevinde direnen, ömrünün son nefesine kadar mücadele eden Mehmet Doymaz, 60’ında sürgünde kansere yenik düştü. Doymaz, memleketi Adıyaman’da son yolculuğuna uğurlandı.  

ERDOĞAN ZAMUR/ZÜRİH

Adıyaman merkeze bağlı Akçalı köyünde 1961’de doğan Doymaz, henüz 17 yaşındayken Apocu harekete katıldı. 12 Eylül darbesinin ardından 1985’te Hatay’da tutuklanan Doymaz, PKK davasından yargılanarak idam cezası aldı. 20 yıl boyunca farklı cezaevlerinde tutulan Doymaz, cezaevindeyken hastalıkları başladı. Ardından geldiği Avrupa’da aktif olarak çalışmaların içerisinde yer alan Doymaz’a 5 yıl önce kanser teşhisi konuldu. Hastalığıyla mücadele ederken dahi özgürlük mücadelesinden hiç kopmayan, son bir yıldır da kemoterapi gören Doymaz, Heyva Sor a Kurdistan çalışmalarında aktif olarak yer alıyordu.

Doymaz, tedavi gördüğü hastanede 28 Kasım gecesi hayatını kaybetti. Vefat haberinin duyulması ardından çok sayıda mücadele arkadaşı, Luzern’deki evine akın ederken, Zürih kantonunun Bülach kentinde düzenlenen uğurlama törenine de yüzlerce kişi katıldı. Doymaz’ın PKK bayrağına sarılı tabutu ”Şehîd namirin” sloganıyla salona getirildi. İsviçre Kürt Toplum Merkezi adına konuşan İsmail Kardaş, Doymaz’ın bütün ömrünü mücadeleye adadığını belirterek, ”Mücadelelerinin devamcısı olacağımızın sözünü veriyoruz. Onların hayalini gerçekleştirinceye kadar asla geri dönmeyeceğiz” dedi.  

Asla ikircikli bir duruşu olmadı

Kürt siyasetçi Mustafa Sarıkaya, “Yıllarca omuz omuza mücadele etmiş bir arkadaşın arkasından konuşmak gerçekten çok zor” diyerek başladığı konuşmasında Doymaz için şunları ifade etti: ”Çok genç yaşında mücadeleye katıldı. Cezaevine düştü, idam aldı ama asla ikircikli bir duruşu olmadı. Kendini halkına, mücadelesine adadı. 17 yaşında mücadeleye katıldı, son nefesine kadar da asla geri adım atmadı. Ülkesi uğruna, halkı uğruna hiç bireysel hesap yapmadı, kendini adadı, mücadelesini yürüttü.”

Hayatını mücadeleye adadı

Kürt siyasetçi Fuat Kav ise Doymaz ile 1990’ların başında Eskişehir Cezaevi’nde birlikte kaldığını belirterek, şöyle konuştu: ”İçlerinde en küçüğüydü. Geldiği gibi yaşamımıza dahil oldu.Yoldaşlarına yaklaşımı çok üst düzeydeydi. Aydın cezaevinde de yaklaşık 8 yıl birlikte kaldık. Bir süre Türkiye’de de siyaset yürüttük. Hastalıkları nedeniyle İsviçre’ye geldi, burada da görüştük. Mehmet heval ölümden hiç korkmadı. Hayatını Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne adamıştı. Bize düşen onun mücadelesini sürdürmektir.”

Eskişehir tabutluğuna direndi

Doymaz ile uzun süre Eskişehir tabutluğunda, Aydın ve Ceyhan cezaevlerinde kaldığını, 30 yıllık bir yoldaşlığı olduğunu belirten Mehmet Ali Hoca ise şunları dile getirdi: “Cezaevindeki tutumu gerçekten devrimci bir tutumdu. Hiçbir zaman arkadaşlarını yarı yolda bırakmadı. Partinin değerlerini canı pahasına sahip çıkarak korurdu. 17 yaşında mücadeleye katıldı, son nefesine kadar mücadele etti. Asla ölümden korkmadı. Vahşi işkencelere direndi, asla yılmadı. Eskişehir tabutluğuna karşı direnişe katıldı.”

Umudunu yitirmedi 

Heyva Sor’da birlikte çalışma yürüttüğü şehit annesi Fatma Tören ise “O her zaman mücadelenin bir neferi oldu. Hiçbir şey onun umudunu yitirmesine neden olamadı. Şehitlerimizin yolundan asla ayrılmayacağız. Onların arkasından ağlamayacağız” dedi.  

Adıyaman’da defnedildi

Konuşmaların ardından Doymaz’ın çiçeklerle donatılmış tabutu “Şehîd namirin” sloganıyla defin için memleketi Adıyaman’a uğurlandı. Adıyaman Havaalanı’ndan dün konvoy eşliğinde alınan Doymaz’ın cenazesi, doğduğu Akçalı köyünde kitlesel bir törenle toprağa verildi.