• Şehit oğlu Abbas Numaş’tan geriye 37 yıl önce kendisine ulaşan fotoğrafı kalan Hatun Numaş, “Bu yol, şeref yoludur; bu yolda şehit olması bizleri onurlandırdı” dedi. 

 

Wan’ın Şax (Çatak) ilçesine bağlı Xumar köyünde dünyaya gelen Abbas Numaş  (Êriş), devletin baskılarına karşı mücadeleyi seçti ve 1989'da gerillaya katıldı. Abisi İhsan Numaş, ev baskınında gözaltına alındı, günlerce süren işkencenin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi ve 5 yıl tutsak kaldı. Numaş, mücadeleye katıldıktan dört yıl sonra ise köyü boşaltıldı, ailesi devlet baskısı nedeniyle göç etmek zorunda kaldı. Wan merkeze yerleşen aileye dönük baskılar burada da bitmedi. Öyle ki ailenin tek tesellisi olan fotoğraflara dahi tahammül edilmedi. Anne Hatun Numaş’ın büyük bir özenle sakladığı oğlunun fotoğrafları, baskınlar sırasında yere atıldı, Türk polisleri tarafından basılarak hakaret edildi, yırtıldı. Anne, her şeye rağmen oğlu mücadeleye katıldıktan sonra (37 yıl önce) kendisine ulaşan fotoğrafı yıllarca muhafaza etti. 

Mücadele etmeyi seçti

Oğlunun ardından evde beklemek yerine mücadelede yer almayı tercih eden Hatun Numaş, Barış Anneleri’nde yer aldı. Rêber Apo'ya uygulanan tecride karşı 2006'da açlık grevine giren Hatun Numaş, 2011’deki askeri operasyonlara karşı Besta’da canlı kalkan oldu. Yıllarca oğlunun yaşadığını umut eden Hatun Numaş, aradan geçen zamana rağmen bir gün döneceğine dair inancını yitirmedi. Hatun Numaş, 37 yıl sonra şehadet haberini aldı.

Oğlunun her şeye rağmen muhafaza ettiği fotoğrafıyla anmaya katılan Hatun Numaş, onca yıllık özlemini, acısını ve bekleyişini dönüştürdüğü mücadele kararlılığıyla salonda yerini aldı. 

Parçaladılar, ben topladım

Oğlu Abbas Numaş’ı “Heval” diyerek, anlatmaya başlayan Hatun Numaş, şunları belirtti: “Heval Eriş, çok iyi ve güzel bir insandı ama çok küçüktü. Gittiği vakit okula gidiyordu hatta kimliği okulda kaldı. Okuldan çıkıp PKK’ye katıldı ve bir daha göremedik. Ne yaptıysam onu göremedim. Hep onu düşündüm. 37 yıl sonra haberi geldi. Haberi aldığım gün evimin önünde bir kalabalık gördüm. Önce İstanbul’daki oğlumun geldiğini sandım daha sonra anladım. Haberi getirenler ‘başımız sağ olsun’ dediler. Orada herkes gibi dirençli durdum. ‘Benim şehidim hepinizin şehididir’ dedim. Bana kalan ise 37 yıl önce çekilen fotoğrafı oldu.”

Maruz kaldıkları baskıları hatırlatan Hatun Numaş, “Oğlumun gidişinden sonra devlet birçok kez evimize baskın yaptı. Bir oğluma 7 gün boyunca gözaltında işkence ettiler. Baskında oğlumdan kalan fotoğrafları aldılar ve hepsini yırttılar. Türkçe de bilmiyordum, gözümün önünde oğlumun fotoğrafını ayakları altına alıp bastılar. Ben o fotoğraf parçalarını yerden topladım” diye konuştu.

Bu, şeref yoludur

Şehadet haberini almadan önce gelecek umudunu koruduğunu belirten Hatun Numaş, "Bu yol, şeref yoludur; bu yolda şehit olması bizleri onurlandırdı. Oğlum bu yola layık oldu. Asla pişman olmadım, her zaman başım diktir.” WAN